TURAN...

Başlangıçta sözüm Türk gençliğine: Yıllarca Turan Turan diye slogan atarak Milliyetçi, Ülkücüyüm diyenler veya Atatürkçü ve Devrimci naraları atanlar, acaba aşağıda yazdıklarım zorlu ve kötü şartlarda ki mücadelelerin farkında mı? Bu ülke öyle kolay kurulmadı.

Yıllar önce, Rahmetli Ulu Önder Atatürk, Enver Paşa, İsmail Gaspıralı, H.Nihat Atsız, Alparslan Türkeş, Turhan Yazgan, Elçibey, ve isimlerini yazmadıklarım Türkistan ile "Kardeşlik Köprü'sü" kurulması gerektiğini söyleyip bizlere defalarca bunu yâd etmediler mi?

Atatürk o zamanlar bu günleri göstererek şöyle demişti.

"Bugün büyük İmparatorluk olan Osmanlı dağıldı, yarın Sovyetler Birliği de dağılacaktır. Türkiye bir an evvel anavatanımızda olan kardeşlerimiz ile kaynaşmalı ve onlara sahip çıkmalıdır. Çünkü, O topraklar bizim ana topraklarımızdır"

Bakın size o zamanki Enver Paşa'nın Türkistan mücadelesinden bir kaç örnek vermek isterim.

Enver Paşa, Kafkasya cephesine giderken Dört yıl boyunca Birinci Dünya Savaşında imparatorluğumuzun ordularını kumanda ettiği sırada onun yanından hiç ayırmadığı Türk bayrağını, göğsüne sarmayı ihmal etmemişti.

Paşa, Türkistan için şöyle der:

“--- Bu topraklar Türk topraklarıdır. Burasını mecburiyetten terketsek bile biz veya bizden sonrakiler elbette bir gün geleceklerdir. Vatan toprağı terkedilmez. Oralarda doğulur büyülür ve ölünür.”

O günlerde Kafkas cephesine giden kumandasındaki Türk kıtaları zafer şarkılarını ise içten söylüyorlardı.

--- Kafkasya dağlarında çiçekler açar

--- Altın gümüş olmuş sırmalar saçar

--- Bozulmuş moskoflar yel gibi kaçar

--- Kader böyle imiş heybetli ana

--- Canım feda olsun öksüz vatana

Vatan, gerçekten öksüzdü ve yiğit evlâtlar, onun kurtuluşu için canlarını seve seve vermeye koşuyorlardı.

Şehit olmadan son sözü ise:

“--- Ben bu topraklara gelirken daha çok bunu düşünüyorum, demek ki Cenabıhak gayeme kavuşturdu. Dönüm noktasına geldik. Bundan sonraki neticelerle gelecek nesillerin ruhunda istiklal ateşini söndürmeyecek hatıralar bırakabilirsem borcumu öderim.” Paşa'nın bu sözleri, bizlere kutsal bir görev yüklediğinin bilincinde olmalıyız..

Yüzyılı geçmiş olduğu ve Sovyetlerin dağıldığı halde bu kutsal görevi icra edebiliyoruz mu? Hayır, hayır!..

Türkistan Ordular Başkomutanı Enver Paşa'nın şehadeti, Kurban Bayramının ikinci günü 4 Ağustos 1922 Cuma sabahı kızıl'larla savaşırken kalbinden vurularak Türk Ana Vatanında şehit oldu.

Bu büyük kahramanın acı dolu hayatında Vatan topraklarımız için, kanıyla vermiş olduğu mücadeleyi gurur ile yâd ediyor, Yüce Allah'tan rahmet diliyoruz.

Bu zamanlarda ise kısır döngüleri bir tarafa bırakıp kenetlenerek, o topraklarımızın nimetlerini Emperyalistlere bırakamayız.

Çünkü orada: Şehitlerimizin kanı var

Çünkü Şehitlerimize: Ahde Vefa borcumuz var.

Avrasya (Avrupa-Asya) ilişkileri bir asırdır inişli çıkışlı geliştirip yeşertmeye çalıştığımız çağdaş bir sorumluluk projesidir.

Türk devletlerin bir araya gelmesi ile, ortak kültür ve düşüncenin birlikte yaşatılması için, oluşturulması gereklidir.

Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerine Türk Cumhuriyetler Coğrafyası, hatta Gagauzya özerk bölgeside eklenerek intikal ettirilmelidir. Bu bir tarihi sorumluluk olduğu kadar, çağdaş zenginliklerin bölüşülmesinin de icabıdır.

Kalın Sağlıkla

Tanrı Türkü Korusun

Sevgi ve Saygılarımla