Kardaş Azerbaycan ve doğu Anadolu bölgemizde söylenen bir nasihat ile başlamak isterim.


Geçme namert köprüsünden

Ko aparsın su seni

Yatma tilki gölgesinde,

Ko yesin aslan seni.

Anlamı: "Aparmak" kaçırmak veya çalmak demektir.

Özetle, "kötülüklerin, tekin olmayan insanların bulunduğu yollara girme; başına bir iş açarlar, seni alıp götürürler/zarar verirler" mesajını taşır.

Bu aralar kamuoyunu meşgul eden ve kamuoyu vicdanını derinden yaralayan haberlere şahit oluyoruz; birinin Ro-ro gemicikleri var, birisinin Almanya'da AVM'leri, malta'da v.s, şirketleri ve serveti var. Birileri Belediye'yi soymuş soğana çevirmiş, dini bahane eden tarikat, cemaatler ve vakıflar yolsuzlukları.

Ateş yanmayan yerden duman çıkmaz, derseler bile biz yine de,

Yargı süreci varken hiç kimseyi suçlu olarak itham edemeyiz. Suçsuz da diyemeyiz. Bekleyeceğiz göreceğiz.

Tabii insanların variyeti olsun da çalmadan olsun, devletimizi soymadan olsun, helâl kazanç ile var olsun.

Kardeşlerim:

Gerçek müslümanlık bunlara müsade etmez. Yüce kitabımız, Kuran-ı Kerim: Bakara süresi:188 ayet ve Nisâ süresi 29. Ayet'de kul hakkını yemenin haram olduğu açıkca izah edilir. Demek ki bu ayetler Türkçe olmuş olsaydı her Türk anlardı. Belki de vicdanen bunları yapmaya cesaret edemezdi.

Maalesef dini inanç ana dilde olmadığı için, inanç mukavemetinin düşmesi ile haksız kazanç, servet ve şehvet sahipleri de olabiliyor. Bu dediklerim bugünlerde yaşanan olaylar ile alakalı değildir.

Önderimiz ATATÜRK 1928' de, Elmalı Hamdi Hoca'ya Yüce dinimizin Türkçe tesfirlerini yaptırmasının gayesi; oku-öğren-anla-anlat formülüdür. Vicdanlı olmanın temel kuralı ise budur.

GÜVEN ARZI..

Temiz toplum, dürüst siyaset ve tarafsız adalet, mülkün temelidir. Bu adalet yarın sana da bana da gerekli olacak. İnsan hayatı bu kadar ucuz olamaz.

Mutlaka savcı ve hakimlerimiz psikolojik ihtisas sahibi olmalıdırlar. İnsan psikolojisini anlayarak vermiş olduğu karar belki de en doğru karar olacaktır. Okuduğum kadarıyla Avrupa mahkemelerinde, salonun havasını yumuşatmak için hakimler, esprili bir ortam oluştururlarmış. Hani bizde bir latife var, "Ne bu ya, suratın mahkeme duvarı gibi" işte öyle bir şey.

Türk adaletine güvenimiz tam ama, daha da güven oluşturulmalıdır.

Hani ATATÜRK nasıl ki, "beni TÜRK hekimlerine emânet ediniz" diyorsa bizim de, Türk yargısına teslim ediniz demek hakkımızdır. Ve kendimizi, kendi vatanımızda güvende hissetmemiz haklı isteğimizdir.

Sayın eski Genel Kurmay Başkanı Org.İlker Başbuğ'a soruyorlar; siz hiç mi bu Feto'nun Ordumuza kadar girdiğini fark edemediniz?

Cevap: farketmez olur muyum!.. İstihbarat daire başkanından bu konuda rapor istedim, gelen raporda böyle bir kanıya rastlanmamıştır denildi. Meğer o da Fetocuymuş!..gördünüz mü?

Şimdi sayın Cumhurbaşkanımızın bu durumdaki hoşnutsuzluğunun farkındayız. Adaletin siyasi erk ile bağı olmamalı. Bakınız; Feto ihanetini, cümle alem biliyordu ama, tarafsız adalet olmuş olsaydı bu kadar insanlar ve devletimiz zarar görmezdi. Çünkü, Feto yargıyı da ele geçirmiş ve elindeydi.

Sonuç: Bağımsız yargı devletin temel taşıdır.

KİM BİLİR?

Değerli okurlar, bazen bu gidişatın sonunu düşünmek bile istemiyorum. Terör yanlıları, sempatizanları, tarikat ve cemaat mensuplarının akıllarına gelebilecek ilk şey, “Kin ve nefret suçu” ile itham ederek gazete sahiplerini, gazetecileri ve yazarları adliye koridorlarında davalar peşinde koşturmaya zorlayacak, yoracak, susturmaya ve korkutmaya çalışacaklardır. Akla gelen ilk hedef milliyetçi yazarlar ve gazetecilerdir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız.

Yıllarca gazete'den çıkarılan yazarlar ve gazeteciler; tarikat, cemaat ve bazı vekillerin gazete sahiplerine bir talimatı ile işlerine son verilmedi mi? Buna eminim ki, gazete sahipleri bile mağdur edilecektir.

ATATÜRK'E HAKARET KABUL EDİLEMEZ..

Yargı ve Emniyeti göreve davet ediyorum.

Ulu Önderimiz Atatürk bizim kırmızı çizgimiz ve ona yapılan her hakaret Türk milletine ve Türklüğe yapılmış sayılır. Sosyal medyada devlet büyüklerine yapılan hakaretler nasıl suç teşkil ediliyor hemen gözaltına alınıyor ise ki olması gerekendir, aynı davranışı Atatürk'e hakaret edenlere uygulanmalıdır.

Kalın Sağlıklı

Tanrı Türkü Korusun

Sevgi ve Saygılarımla