Yeme bozuklukları denildiğinde çoğu zaman anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza akla gelmektedir. Pika ise bu bozukluklardan farklı olarak daha nadir görülen, çoğu zaman gizlenen ve bu nedenle klinik değerlendirmelerde kolaylıkla gözden kaçabilen bir yeme davranış bozukluğudur. Besin olmayan maddelerin tüketilmesi birçok kişi tarafından alışkanlık ya da geçici bir istek olarak algılanabilmekte, bu durum tanının gecikmesine yol açabilmektedir.

Pika terimi, Latince kökenli pica sözcüğünden gelmektedir. Pica, besin değeri olmayan nesneleri ayırt etmeden yiyebilen bir kuş türünün adıdır. Bu benzetmeden yola çıkılarak, en az bir ay süreyle besin niteliği taşımayan maddelerin bilinçli ve tekrarlayıcı biçimde tüketilmesi pika olarak tanımlanmıştır. Kil, toprak, buz, saç, tebeşir, sabun, kâğıt, kül, boya kalıntıları, metal nesneler ve hatta dışkı bu maddeler arasında yer almaktadır. Bu davranışın, bireyin gelişim düzeyiyle uyumsuz olması ve kültürel olarak açıklanamaması klinik açıdan önem taşımaktadır.

Pikanın toplumdaki gerçek görülme sıklığını belirlemek güçtür. Tanı çoğu zaman bireyin kendi beyanına dayandığı için, özellikle çocuklarda ve gebelerde bu davranış dile getirilmeyebilmektedir. Pika; yetersiz beslenen çocuklarda, demir ve çinko eksikliği olan bireylerde, gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlarda, zihinsel yetersizliği veya psikiyatrik hastalığı bulunan bireylerde daha sık görülmektedir. Bazı toplumlarda toprak veya kil yeme gibi davranışların kültürel bir alışkanlık olarak kabul edilmesi, pika tanısının gecikmesine neden olabilmektedir.

Pikanın ortaya çıkışında tek bir neden bulunmamaktadır. Genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörler birlikte rol oynamaktadır. Demir ve çinko eksikliği, malnütrisyon, gebelik, anoreksiya nervoza, obsesif kompulsif bozukluk, şizofreni, otizm spektrum bozukluğu, zihinsel yetersizlik ve kronik böbrek yetmezliği pika ile ilişkilendirilen durumlar arasındadır. Besin ögesi yetersizliklerinde vücudun ihtiyacını karşılayabilmek için besin olmayan maddelere yönelme eğilimi gösterebildiği düşünülmektedir. Psikiyatrik bozukluklarda ise dürtü kontrolündeki bozulma ve tat algısındaki değişiklikler bu davranışı tetikleyebilmektedir.

Pika davranışı masum bir alışkanlık gibi görülse de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Kurşun içeren boya kalıntılarının tüketilmesi kurşun zehirlenmesine; saç, taş veya metal cisimlerin yutulması bağırsak tıkanıklığına ve kolon hasarına; toprak ve dışkı tüketimi paraziter enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Kil ve nişasta gibi maddelerin aşırı tüketimi ise demir emilimini bozarak ciddi demir eksikliği anemisine yol açabilmektedir. Bu nedenle pika yalnızca davranışsal bir sorun değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı problemidir.

Pika için tanı koydurucu özgül bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Ancak şüpheli vakalarda toksik madde maruziyeti, anemi ve mineral eksiklikleri açısından değerlendirme yapılması gerekmektedir. Özellikle demir, çinko ve hemoglobin düzeylerinin incelenmesi önemlidir. Tedavi yaklaşımı, altta yatan nedene göre planlanmalıdır. Beslenme yetersizliğine bağlı pikalarda, eksik olan besin ögelerinin yerine konmasıyla davranışın belirgin şekilde azaldığı görülmektedir. Ancak eksiklikler tamamen düzeltilmediğinde pika davranışı tekrarlayabilmektedir.

Besin olmayan maddelere karşı duyulan bu istek, çoğu zaman göz ardı edilse de vücudun ve zihnin verdiği önemli bir uyarı olabilir. Toprak, buz, kâğıt ya da benzeri maddeleri yeme isteği “geçici bir heves” olarak görülmemeli; özellikle çocuklarda, gebelerde ve beslenme yetersizliği riski taşıyan bireylerde mutlaka ciddiye alınmalıdır. Erken dönemde fark edilen pika davranışı, doğru beslenme desteği ve gerekli psikolojik yaklaşımlarla büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir. Bu nedenle alışılmadık yeme davranışları karşısında sessiz kalmak yerine, bir sağlık profesyoneline başvurmak hem bireyin yaşam kalitesini artırmak hem de ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmek açısından kritik önem taşımaktadır.

Kaynak: Beslenme ve Diyet Dergisi 2012, International Journal of Surgery Open 2020, Journal of Criminology Sociolgy and Law 2024.