Sosyal politika, genelde, toplumun kapitalizm tarafından yaratılan çeşitli belirsizlik ve tehlikelerden korunması olarak da tanımlanmaktadır(1). Bu tanım bağlamında Mehmet Zambak; kapitalizmin neden olduğu yoksullukla mücadelenin tüm ilgililerce sürdürülmesi ve önlemlerin hane halkı, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, farklı bölge, ülke ve uluslararası kuruluşlarca biçimlendirilmesi ve uygulanması gerektiğini belirtmektedir.

Onur Sunal sosyal politikanın amacını, var olan sosyal, siyasal ve ekonomik eşitsizlikleri ortadan kaldırmak ve bölüşümde adaleti sağlamak şeklinde açıklamaktadır.

Sosyal adaleti sağlamanın yolu, insanların haklarını devrettiğini gösteren toplumsal sözleşmelerin yaşama geçirilmesi ile mümkün olabilir. İnsanlar yaşamlarını sürdürmek için kullanabilecekleri haklar açısından eşittir. Sunal, bu hakların ve diğer bütün hak ve özgürlüklerin teminatının, herkese eşit uzaklıkta veya yakınlıkta bulunan devletin olduğunu söylemektedir.

Sosyal politikalardan en önemlisi sosyal güvenlik politikalarıdır. Sosyal güvenlik bireyleri, uluslararası standartlarla belirlenmiş risklere karşı koruma altına alan ve çoğunlukla devlet tarafından yürütülen bir sigorta sistemidir. Sistem azalan gelir ve artan giderler nedeniyle ortaya çıkan sosyal risklere karşı kapsamı içindeki bireyleri koruma altına alır(2). Esas itibariyle sosyal güvenlik haklarını sağlamak ve güvence altına alarak örgütlemek Sunal'ın belirttiği gibi toplumun örgütlü aygıtı olan devletin görevidir.

Sosyal politika uygulamaları önleyici politikalar ve koruyucu politikalar şeklinde iki temel hedefe odaklanmaktadır. Önleyici sosyal politikalar, sosyal sorun daha ortaya çıkmadan uygulanır. Bu politikalar vasıtasıyla, sorunlar en başından ele alındığı için mücadele daha etkin ve kalıcı olmaktadır. Böylece etkin politikalar ve oluşturulan alt yapıyla ileride büyük sosyal sorunlar çıkaracak tehlikenin önüne geçilmiş olunmaktadır. Bu yöntemle ileride oluşması muhtemel sosyal maliyetlerin önüne de geçiş sağlanmaktadır. Koruyucu politikalar ise önlenemeyen riskler sonucunda sosyal sorunlar ortaya çıktıktan sonra yardımlar, rehabilitasyon, sığınma evleri gibi sosyal ve maddi açıdan yüksek maliyetli ve zahmetli bir süreci kapsayan politikalardır(3).

----------------------------------------

[1]Çelik, Aziz. (2010), 'Muhafazakar Sosyal Politika Yönelim: Hak Yerine Yardım-Yükümlülük Yerine Hayırseverlik, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, ss. 63-81, Sayı. 42, 2010 s. 66 (Aktaran: Onur Sunal, a.g.e., s. 285.)

[2]Karadeniz, Hülya Kabakçı (2017), Yoksulluğun Nedenleri, Gelir Dağılımı ve Yoksulluk (Editörler: M.Çağlar Özdemir, Dr. Emel İslamoğlu), ss. 161-182, Güncellenmiş 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, s.169.

[3]Seyyar, Ali, (2006), Değişen Dünya'da ve Türkiye'de Sosyal Politikalar, Değişim Yayınları, İstanbul, s. 174-175.