Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçların ertelenerek tecilinde yeni dönem başladı. Buna göre 31 Ağustos 2026’ya kadar “Likidite Oranı” engeli kaldırıldı.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim ve diğer amme alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak amacıyla önemli bir uygulama değişikliğine gitmiştir. Bu amaçla yayınlanan “Genel Yazı” da 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılacak tecil başvurularında “çok zor durum” tespitinde esas alınan likidite oranına ilişkin 1,00 üst sınırı geçici olarak kaldırılmıştır.
Bu düzenleme, özellikle mali yapısı güçlü görünmesine rağmen kısa vadeli ödeme güçlüğü yaşayan işverenler açısından önemli bir kolaylık sağlamaktadır.
Mevcut uygulama
Mevcut Uygulamada 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesi kapsamında olan SGK borçlarının tecil edilebilmesi için borçlunun “zor durumda” olduğunun tespit edilmesi gerekiyordu. Bu tespitte en önemli kriterlerden biri likidite oranı idi.
Mevcut uygulamaya göre;
* Likidite oranı 0,51 ile 1,00 arasında olanlar en fazla 36 aya kadar,
* Likidite oranı 0,50 ve altında olanlar ise en fazla 72 aya kadar
tecil ve taksitlendirme imkanından yararlanabiliyordu. Buna karşılık, likidite oranı 1’in üzerinde olan mükellef işverenler, fiilen ödeme güçlüğü yaşasalar bile tecil hakkından yararlanamıyordu. Bu durum, uygulamada önemli eleştirilere neden oluyordu.
Yeni Düzenleme Ne Getiriyor?
SGK’nın yayımladığı “Genel Yazı” ile yapılan yeni düzenlemede 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılacak başvurular bakımından likidite oranına ilişkin 1,00 üst sınırı uygulanmayacaktır.
Böylece;
* Likidite oranı 1’in üzerinde olan işverenlerin de gerekli şartları sağlamaları halinde, 36 aya kadar tecil ve taksitlendirme talebinde bulunabilecektir.
* 36 ay ve daha kısa süreli tecil taleplerinde “Çok Zor Durum Raporu” ile “Mali Durum Bildirim Formu” aranmayacaktır.
* 36 aydan uzun vadeli (72 aya kadar) tecil taleplerinde ise“Çok Zor Durum Raporu” ile “Mali Durum Bildirim Formu” belgelerinin ibraz edilmesi gerekecektir.
Bu yönüyle düzenleme, başvuru sürecini hem kolaylaştırmakta hem de bürokrasiyi azaltmaktadır.
Likidite Oranı Nasıl Hesaplanıyor?
Likidite oranı, işverenlerin de3fter tutma esasına göre farklı olup aşağıdaki formüllere göre hesaplanmaktadır:
Bilanço esasına göre defter tutanlarda:
Likidite Oranı = (Dönen Varlıklar − Stoklar) / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
İşletme hesabı esasına göre defter tutanlarda:
Likidite Oranı = (Kasa + Banka + Kısa Vadeli Alacaklar) / Kısa Vadeli Borçlar
Her ne kadar likidite oranı uzun vadeli tecil taleplerinde önemini korusa da, 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılacak 36 aya kadar olan başvurularda 1,00 üst sınırının kaldırılmış olması, birçok işveren açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Bu düzenleme ile Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Uyum Sağlandı
Yapılan değişiklik, Hazine ve Maliye Bakanlığının tecil uygulamalarına uyumlu hale getirilmiş olup, kamu alacaklarının tahsilinde uygulama birliğinin sağlanması bakımından da önem taşımaktadır.
Değerlendirme
SGK’nın yaptığı bu geçici düzenleme, özellikle likidite oranı nedeniyle bugüne kadar tecil hakkından yararlanamayan işverenler için önemli bir fırsat sunmaktadır. Ekonomik dalgalanmaların işletmeler üzerindeki etkisi dikkate alındığında, ödeme güçlüğü yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürmeye çalışan işverenlerin borçlarını yapılandırarak finansal dengelerini koruyabilmeleri açısından düzenleme isabetli görünmektedir.
Ancak bu imkândan yararlanabilmek için başvuruların en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılması büyük önem taşımaktadır. 31 Ağustos 2026 tarihinden sonra yapılacak başvurularda geçici olarak getirilen bu istisnai uygulamadan yararlanılması mümkün olmayacaktır.