Yazıyı yazmaya başladığımda Halk TV’ye kayyım atandığı ve güvenlik güçlerinin binada aramalar yaptığı haberleriyle karşılaştım. Ülkede bunca sorun varken, her gün operasyonlarla uyanıyorken, ülkenin sanki başka bir sorunu yokmuş gibi kimsenin ilgisini çekmeyen bir başlıkla karşımıza çıkıyorsun diyebilirsiniz. Haklısınız da.
Konumuza geçmeden önce geçenlerde Prof. Dr. Mustafa Çetiner’in “Bilim Bizi Kandırıyor mu?” kitabını okudum. Orada bir anekdot anlatılır şöyle:
Stalin hükümranlığının o en karanlık günlerinde halkı nasıl yönetmek gerektiğini yakınlarındakilere bir deney ile anlatır.
Bir tavuk getirir ve adamlarının gözleri önünde tavuğun tüylerini canlı canlı yolar. Bütün tüyleri yolunan zavallı tavuğu odanın ortasına salıverir. Zavallı tavuk içine düştüğü acıdan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı kaçar, soğuktan tir tir titrer, döner masaların altına, duvar diplerine, kapı arkalarına gider yara bere içinde kalır her yeri. Sobaya yaklaşır etleri yanar.
İşte o anda Stalin, bir avuç yem alır ve zavallı hayvanın önüne tane tane atmaya başlar. Tavuk çaresizce Stalin’in peşine takılır. Isınmak için koltuğunun arkasına sığınır.
Stalin arkadaşlarına bakar ve der ki. “Gördünüz mü? ..Halk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup aldıktan sonra onu serbest bırakın. Gerisi çok kolaydır. Çünkü artık onları bir avuç yemle ve sıcak bir kucak ile yönetmek mümkündür. Tavuk kendisine asıl kötülüğü kimin yaptığını hiçbir zaman anlayamaz.
Eğitimsiz bir halk, üretmeyen bir toplum tüysüz tavuk gibidir. Diyor hocamız.
Konumuza gelince:
Numan Kurtulmuş’un duruşu, bilgisi, ağırbaşlılığı ve siyasi partilerle olumlu ilişkilerinden dolayı TBMM Başkanlığına en çok yakışan kişiliklerden biridir.
İdari personel atamalarında liyakate, tarafsızlığa ve özellikle siyasi mülahazalar ile bağlantılara ne kadar önem verip vermediğini bilemiyorum.
Kurtulmuş’un ilk Genel Sekreteri Talip Uzun olmuştur. 2023’ten 2025’e kadar TBMM Genel Sekreteri olarak görev yapmıştır. Açık kaynaklara göre eski AKP Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın damadıdır. Atanmadan önce parlamento kültürünü teneffüs ederek içine sindirmiş ve yasama deneyimi olmayan biriydi. Atanmasında hukuken bir sakınca var mıydı diye sorarsanız yok derim. Kanun, Genel Sekreter olarak atanacak kişilerde üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren fakültelerinden mezun olmak ve en az 12 yıl kamu veya özel sektörde çalışmış olma koşulunu arıyor. Bu koşullara sahipse TBMM Başkanı doğrudan atayabiliyor.
Başkanın ikinci olarak atadığı Genel Sekreter Hüseyin Kürşat Kırbıyık, 16.6.2025’den 22.05. 2026 ya kadar görev yapmıştır. 2023 yılında Cumhurbaşkanı kararıyla Sağlık Bakanlığı bakan yardımcılığına atanmıştır. Mülki idare amirliği görevlerinde bulunmuş kamu yönetimi deneyimi olan biri. TBMM’de oluşmuş olan kültürü o da henüz özümsememişti. İstifa ettiği söyleniyor. Resmi açıklama yapılmadığı için ancak çeşitli yorumlar yapılabilir.
Genel Sekreter, Genel Sekreter yardımcıları ve Başkan müşavirleri doğrudan TBMM Başkanı tarafından atanır. Diğer personel ise Genel Sekreterin teklifi üzerine Başkan tarafından atanabiliyor. Ayrılış sebebi belki de budur. Onu tanımıyorum. Kimse o makamdan istifa etmez, her şeyi sineyi çeker. Anladığım kadarıyla onurlu bir duruşu varmış.
22.05.2026 tarihinden bugüne kadar TBMM’ne Genel Sekreter atanamıyor. Bu görev vekaleten yürütülüyor. Cumhurbaşkanının telkin ve tavsiyeleri mi bekleniyor bilemiyorum.
Bakan yardımcılıklarına ve çoğu makamlara siyasi mülahazalarla atamalar yapılıyor. Bari TBMM’ne tarafsız, sözü dinlenen, liyakat sahibi, güven duyulan ve siyasi kimliği olmayan birini atayın ki, o kişi siyasi partiler arasında diyaloğu sağlayabilsin. 45 yıllık parlamento görevlerimde hep şunu gördüm: Bürokrat, siyasi partilere tarafsızlığı ve diğer hasletleriyle güven verebildiyse ve konusuna yeterince hakimse hep sözü dinlenmiş ve gereği yapılmıştır.
İspanya parlamentosunun işleyişi konusunda bilgi sahibi olmak için Madrid’te bir müddet bulundum. Giderler tamamen İspanya parlamentosu tarafından karşılanmıştı.
İspanya Parlamentoda tarafsız bir yönetim oluşturabilmek için atama yetkisi tümüyle Genel Sekretere verilmiştir. Genel Sekreter özel bir prosedürle atanmaktadır. Yapay Zeka bu prosedürü şöyle açıklamaktadır:
· Kriterler ve Deneyim: Aday gösterilecek kişinin siyasi bir figür değil, parlamento bürokrasisi içinden gelmesi şarttır. Adayın, İspanya Parlamentosunun üst düzey hukukçu kadrosu olan Cortes Generales Hukuk Müşavirleri (Letrados de las Cortes Generales) sınıfına mensup olması ve fiilen en az 5 yıl yasama deneyimine sahip olması zorunludur.
· Onay ve Atama: Meclis Başkanının önerdiği bu kıdemli hukukçu adayı, parlamentonun yönetim organı olan Meclis Başkanlık Divanı (Mesa del Congreso) tarafından karara bağlanarak resmen atanır.
Bu yöntem sayesinde atamanın tamamen tarafsız, parlamento işleyişini iyi bilen ve profesyonel kıdem esasına dayalı bir uzman tarafından üstlenilmesi güvence altına alınır. Benzer idari kurallar ve liyakat ilkeleri parlamentonun üst kanadı olan Senato (Senado) genel sekreterliği için de işletilir.
TBMM Başkanlık Divanında siyasi parti grupları güçleri oranında temsil edilirler. Bizde de İspanya’daki gibi bir mekanizma olsaydı, Başkan tarafından gerekli şartları haiz bir adayın Divan’a önerilmesi üzerine o kişinin liyakati değerlendirildikten sonra büyük bir konsensüsle Divan’ca kabulü halinde Genel Sekreter olarak ataması yapılabilseydi çok güzel olurdu. Böylece siyasi parti grupları da bu kişiyi benimsemiş olacaklardı. Böyle bir kişilik parlamentoya ancak itibar kazandırır.
Emekli idari personel bir zamanlar Meclis’e girişlerde büyük sıkıntı yaşadılar. Şimdi bir giriş kartı verildiği söyleniyor. Doğruluğunu teyid edemedim. Çünkü, Emekli olmamdan bu yana 11 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen ömrümü geçirdiğim Meclis binasına hiç gitmedim.
TBMM İçtüzüğünün 23 üncü maddesine göre kanun teklifleri Başkanlıkça, esas komisyona ve diğer komisyonlara havale birlikte yapılır.
“Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun” teklifinin havalesi TBMM BAŞKANLIĞI’nın bir kaşesi ile esas komisyon Plan ve Bütçe, tali komisyon olarak da Adalet, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji komisyonlarına yapılmıştır. Havaleyi kim yaptı belli değil. Çünkü havalede Başkanın imzası yok görünüyor.
Bildiğim kadarıyla 1980’e kadar havalelerde Başkanın imzası yoktu. Ancak sonradan bazı komisyon başkanlarının ve özellikle Milli Eğitim Bakanlığı da yapmış bulunan değerli büyüyüm Vehbi Dinçerler’in havalenin yapılmış sayılabilmesi için mutlaka Başkan tarafından imzalanması gerektiği yönündeki haklı itirazları üzerine havalelerde Başkanın imzası yer almaya başladı.
Uygulamanın niye bu şekilde tesis edildiğini bilmeden, bunu ortadan kaldırarak, Başkanı imza külfetinden kurtarmanın bir anlamı yoktur.