Teklifin Adalet Komisyonundaki görüşmeleri tamamlanarak kabul edildi. Sıra TBMM Genel Kurulunda.

Teklifin özeti amaç maddesinde yer almaktadır. O da şudur: PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolu altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Kanun hükümleri; terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsamaktadır.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1.6.2006 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile söz konusu cezalardan mahkum olanlar bu kanundan yararlanamayacaktır.

Terör örgütü ve bağlantıları özet olarak, fiili varlıklarına son verecek, silah ve mühimmatlarını teslim edecek ve bu durum Milli Güvenlik Kurulu Kararının yayımlanmasından sonra yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek ve verilen mahkumiyet hükümlerinin yerine getirilmesi de ertelenecektir. Varlıklarını nasıl sona erdirecekleri, silah ve mühimmatları nasıl ve kimlere teslim edecekleri ayrı bir tartışma konusudur.

Milli Güvenlik Kurulu Kararının yayımlanmasından sonra 6 ay içinde ilgililer veya vekilleri tarafından yapılacak yazılı başvurular üzerine haklarında yürütülen soruşma ve kovuşturma işlemleri ile mahkumiyetlerinin infazı ertelenebilecektir.

Cumhuriyetin kurulmasından sonra ülkede yaşanan ayaklanmaları, isyanları ve toplumsal hareketleri sona erdirmek için bizzat Atatürk’ün imzasıyla TBMM’ne sunulan bir kanun teklifi vardır. Adalet Komisyonunda yapılan görüşmelerde MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut bu hususu şöyle dile getirmektedir.

“….. biz bugün "Terörsüz Türkiye" diye haykırırken referans noktası olarak neleri aldığımızı burada bir kere daha ifade etmek istiyorum. Elbette ki kendi milletimizin bin yıllık hafızasıyla ve sorun çözme metotlarıyla kişilikleri ve karakterleri şekillenmiş olan bir partinin mensupları olarak biz, tarihî referansları kullanmak suretiyle bu çözüm önerisini getirdik çünkü cumhuriyetin kurucu iradesinin yani Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının bu sorunlar karşısında nasıl bir yol ve yöntem izlediğine ilişkin elimizde yeterince veri var. Şimdi, huzurdaki çerçeve yasayı inceleyen arkadaşlarımız arzu ederlerse kendilerine vereceğim 7 Mayıs 1928 tarihli bu yasayı da inceleyebilirler. Hangi maddede farklılık varsa, Mustafa Kemal Atatürk imzalı bu yasa ile huzurdaki yasa arasında hangi maddede farklılık varsa diledikleri zaman yer ve mekânda tartışmaya hazırım.” diyor.

Sözünü ettiği kanun “Şark Mıntıkasında Muayyen Vilayet ve Kazalarda Ceraim Takibatı ile Cezalarının Tecili Hakkında 1239 sayılı Kanundur.”

Anlaşılan söz konusu kanun, teklifin hazırlanmasında referans olmuştur. Bu da tarihi, siyasi, hukuki ve toplumsal hafızanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Komisyon görüşmelerinde kanun teklifinin bir af niteliğinde olduğu ve bunun Genel Kurulda 360 oyla kabul edilmesi gerektiği hususu da ayrıca tartışma konusu olmuştur.

Teklifin mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi başlıklı 6.maddesine göre; kanun kapsamına giren suçlardan toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile 1.6.2006 tarihinden sonra müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla erteleniyor. Erteleme ceza infaz kurumundan kişinin tahliyesini gerektirecek. Belirtilen süre içinde terör suçlarından herhangi biri işlenmediği takdirde verilen ceza infaz edilmiş olacak.

Peki yukarıdaki hüküm bir af niteliğinde değil midir? Şartla salıverme midir?

Anayasa Mahkemesi 21.5.2005 günlü 4758 Kanunun 1.maddesiyle yeniden düzenlenen 4616 sayılı 1.maddesinin 2.bendinin, Anayasanın 87.maddesine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. (Anayasa Mahkemesi E:2002/99, K:2002/51, Karar günü: 28.5.2002. Resmi Gazete T:6.11.2002)

Mahkeme bu kararında aşağıdaki değerlendirmeleri yapmaktadır.

“Şartla salıvermenin en önemli unsurları, cezanın belirli bir süresinin cezaevinde çekilmiş olması ve hükümlünün bu sure içerisinde iyi hal göstermesidir. Dava konusu 2.bent ile 10 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan hükümlülerin iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın salıverilmelerine olanak tanınması ise, bu düzenlemenin şartla salıverilme olarak kabulünü engellemektedir.

Türk Ceza Kanununun 98.maddesine göre, cezayı ortadan kaldırma veya azaltma ya da değiştirme özellikleri bulunan “özel af toplu ve şartlı da olabilmektedir.

2. bendin ilk paragrafında , müebbet ağır hapis cezasına veya şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilenlerin ya da aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıllık indirim öngörülmesi, ikinci paragrafında da, birinci paragraf hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıllık indirim yapıldıktan sonra ceza süresi dolmuş olanların belirli bir süre suç işlememe (bozucu infisah) koşuluna bağlanması, getirilen düzenlemenin toplu ve şartlı özel af niteliğinde olduğunu göstermektedir.”

Bu nedenlerle 6.madde ve kanunun tümü 360 oyla kabul edilirse, konu ile ilgili tartışma ve tereddütler de ortadan kalkacaktır.

Kanunun ülkemize esenlik ve huzur getirmesi dileğiyle.