Çocuğunuzun Ruhundaki Sanatçıyı Tanımak

Her ebeveynin hayalinde, çocuğu bir gün piyano başında devleşirken ya da bir tuvalin önünde dünyayı yeniden renklerle yorumlarken görme arzusu yatar.

Ancak çoğu zaman bu arzu, “hangi kursa göndersek?” telaşıyla birleşip bir yetenek avcılığına dönüşür. Oysa sanat, keşfedilmesi gereken bir “başarı” değil, tanınması gereken bir “ruh hali”dir

Peki, çocuğunuzun hangi sanat dalına daha yakın olduğunu, onu zorlamadan nasıl anlayabilirsiniz? Cevap, onun sessiz anlarında ve onun tercihlerinde gizlidir.

Çocuğumuzun eğilimini anlamak için uzman olmaya gerek yok; iyi bir gözlemci olmanız yeterli.

Ritim ve Ses Tutkunları

Eğer çocuğunuzun eline geçen her nesneyle bir ritim tutuyor, duyduğu melodileri hemen mırıldanıyor veya doğadaki seslere (kuş sesi, rüzgar sesi) karşı aşırı duyarlıysa; onun yolu müzik ile kesişmeye çok uygundur.

Görsel ve Mekânsal Zekalar

Çevresindeki nesneleri renklerine göze dizen, legolarla karmaşık yapılar kuran ya da bulutları sürekli bir şeylere benzeten çocuklar için resim, heykel veya mimari tasarım birer ifade biçimidir.

Hareketin ve Hikayenin Peşindekiler

Duygularını anlatırken ellerini kollarını çok kullanan, taklit yapmayı seven, bir olayı anlatırken adeta o anı yaşayan çocuklar için tiyatro, drama veya dans en doğal limandır.

Deneme Yanılma Hakkını Tanıyın

Ebeveynlerin düştüğü en büyük tuzak, bir kursa başlayan çocuğun oradan “usta” olarak çıkmasını beklemektir. Oysa çocukluk, bir tadım sürecidir. Bir dönem piyanoya merak sarıp sonra vazgeçmesi bir “başarısızlık” değil, o alanın kendisine göre olmadığını anlamasıdır.

Sanat dalları arasında geçiş yapmasına izin vermek, çocuğun kendi özgün kimliğini bulmasına yardımcı olur.

“En İyi” Değil “En Mutlu” Olduğu Yer

Sanat eğitiminde amaç, her zaman profesyonel bir sanatçı yetiştirmek olmamalıdır.Asıl amaç; çocuğun kendini ifade edebileceği, stres attığı ve “akışta” kaldığı bir alan bulmasıdır.

Bir enstrümanı mükemmel çalması da, o enstrümanın başına oturduğunda yüzünde bir gülümseme oluşuyorsa, doğru yerdesiniz demektir.

Ebeveynlere Küçük Bir Pusula

Çocuğunuzu bir Sanat dalına yönlendirirken kendinize şu soruyu sorun: “Bu onun hayali mi, yoksa benim yarım kalmış bir hevesim mi? Sanat, bir baskı unsuru değil, bir özgürleşme alanıdır. Onu sadece ama sadece izleyin, imkân sunun ve kendi rengini seçmesi için ona zaman tanıyın. Göreceksiniz ki, ruhu doğru kanalı bulduğunda o çiçek kendiliğinden açacaktır.

Sevgiyle Kalın.