Çocuklarımız söz konusu olduğunda en küçük ayrıntıyı bile önemseriz. Ateşi biraz yükselse endişelenir, iştahı azalsa nedenini araştırır, gelişimini yakından takip ederiz. Fakat konu süt dişlerine geldiğinde toplumda hâlâ yaygın olan bir düşünce var: Nasıl olsa düşecek. Belki de çocukların ağız ve diş sağlığı konusunda yaptığımız en büyük hatalardan biri bu cümlede saklı. Evet, süt dişleri kalıcı değildir. Zamanı geldiğinde düşecek ve yerlerini kalıcı dişlere bırakacaktır. Ancak bir şeyin geçici olması, önemsiz olduğu anlamına gelmez. Süt dişleri çocuğun yalnızca yemek yemesini sağlamaz. Konuşmanın gelişmesine yardımcı olur, çene gelişiminde rol oynar ve daha sonra çıkacak kalıcı dişler için ağızda gerekli alanın korunmasına katkı sağlar. Bu nedenle çürüyen bir süt dişini “nasıl olsa düşecek” diyerek ihmal etmek, yalnızca bugünün küçük bir diş problemini görmezden gelmek değildir. Çürük ilerlediğinde çocuk ağrı yaşayabilir. Yemek yerken zorlanabilir, gece uykuları bozulabilir ve enfeksiyon gelişebilir. Zamanından önce kaybedilen bazı süt dişleri ise kalıcı dişlerin çıkacağı alanın düzenini etkileyebilir. Aslında mesele yalnızca diş de değildir. Mesele, çocuğa küçük yaşta kazandırdığımız sağlık kültürüdür. Bir çocuk dişlerini düzenli fırçalamayı öğreniyorsa yalnızca dişlerini temizlemeyi öğrenmez. Kendi bedenine özen göstermeyi de öğrenir. Tam tersine, çürüyen bir diş karşısında sürekli “nasıl olsa düşecek” denildiğinde farkında olmadan başka bir düşünceyi de öğretebiliriz: “Şimdilik idare ediyorsa önemli değildir.”
Oysa sağlıkta küçük ihmaller bazen yıllar sonra daha büyük sorunların başlangıcı olabilir. Burada anne ve babalara düşen görev aslında çok zor değil. Çocuğun dişlerini düzenli fırçalamasını sağlamak, özellikle şekerli yiyecek ve içeceklerin tüketim sıklığına dikkat etmek ve diş hekimi kontrollerini yalnızca ağrı başladığında hatırlamamak. Çocukların diş hekimiyle ilk tanışmasının ağrı, korku ve acil müdahale üzerinden gerçekleşmemesi de önemli. Çünkü çocuklukta oluşan korkular da alışkanlıklar gibi büyüyebiliyor. Bugün birçok yetişkinin diş hekimine gitmek için ağrının dayanılmaz hâle gelmesini beklemesinin arkasında belki de çocukluk yıllarından kalan deneyimler bulunuyor. Bu nedenle çocuklarda ağız sağlığını yalnızca birkaç küçük süt dişinden ibaret görmemek gerekiyor.
O küçücük dişlerin arkasında beslenme, konuşma, gelişim, alışkanlık ve gelecekteki ağız sağlığı var. Süt dişleri bir gün düşecek. Ama çocukken kazandırdığımız alışkanlıklar kolay kolay düşmeyecek. Belki de bu yüzden çocuklarımızın süt dişlerine bakarken kendimize şu cümleyi hatırlatmalıyız. Süt dişleri geçicidir, ama onlara gösterdiğimiz özen çocuğun hayatında kalıcı olabilir.