Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 58), 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda 7577 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulamaya yansıtılmasını amaçlamaktadır. Tebliğ; vakıflar, sağlık kuruluşları, bağış istisnaları, kamulaştırma işlemleri ve KDV iade uygulamalarına ilişkin aşağıdaki önemli yeni düzenlemeleri içermektedir.

1. Düzenleme Kapsamındaki Vakıflar Belirlenmiştir

Tebliğ ile yalnızca Türkiye Diyanet Vakfı yanısıra, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıflar da düzenleme kapsamına alınmıştır. Böylece uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütler giderilmiş, istisnanın kapsamı genişletilerek uygulamada birlik sağlanması hedeflenmiştir.

2. Vakıf Üniversitelerinin Sağlık Kuruluşlarında KDV İstisnasına Sınır Getirilmiştir

58 No.lu Tebliğde, 2/4/2026 tarihli ve 7577 sayılı Kanunla 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/2-a maddesine ilişkin yapılan değişikliğin uygulama esasları açıklanmıştır. Buna göre, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından işletilen; hastane, nekâhathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar ile anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ve veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar tarafından sunulan teslim ve hizmetler artık KDV istisnası kapsamında değerlendirilmeyecek, genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır.

Buna karşılık, söz konusu sağlık kuruluşlarının ve diğer tesislerin doğrudan Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından işletilmesi halinde KDV Kanunu’nun 17/2-a maddesi kapsamında istisna uygulanmaya devam edilecektir.

Dolayısıyla aynı nitelikteki bir sağlık kuruluşunun KDV karşısındaki durumu, faaliyetin hangi tüzel kişilik tarafından yürütüldüğüne bağlı olarak değişecektir. İşletmenin vakıf üniversitesi bünyesinde faaliyet göstermesi halinde KDV hesaplanacak, doğrudan vergi muafiyetine sahip vakıf tarafından işletilmesi halinde ise KDV istisnası uygulanacaktır.

Bu düzenleme, özellikle vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarının muhasebe sistemleri, fiyatlandırma politikaları ve vergisel yükümlülükleri açısından önemli sonuçlar doğuracaktır.

3. Darülaceze Bağışlarına KDV İstisnası

Tebliğ ile daha önce dernek ve vakıflara tanınan bağış istisnası kapsamına Darülaceze de açıkça dâhil edilmiştir. Böylece Darülaceze yararına yapılacak bağış ve teslimlerde KDV istisnasının uygulanmasına yönelik hukuki belirlilik sağlanmış, sosyal amaçlı bağışların teşvik edilmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.

4. Kamulaştırılan Taşınmazlarda Yeni KDV İstisnası

Tebliğin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamu yararı nedeniyle kamulaştırılan taşınmazların Devlete veya kamu tüzel kişilerine devrinin 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren KDV’den istisna edilmesidir.

Bununla birlikte, taşınmazın iktisabı sırasında indirim konusu yapılan KDV’nin, teslim döneminde “Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV’nin İlavesi” satırı kullanılarak indirim hesaplarından çıkarılması gerekmektedir. İndirim hesaplarından çıkarılan bu tutarın ise gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği açıklanmıştır.

Bu düzenleme, kamulaştırma işlemlerinde KDV uygulamasına açıklık getirirken, mükelleflerin muhasebe kayıtları ve vergi planlamaları açısından da dikkatle takip edilmesi gereken yeni bir uygulama ortaya koymaktadır.

5. İhracatta KDV İade Sürecini Kolaylaştıran Düzenleme

Tebliğin önemli yeniliklerinden biri de KDV Kanunu’nun 21/ç maddesi kapsamında, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen mallara ilişkin düzenlemedir.

Buna göre, söz konusu malların ihracı nedeniyle KDV iade hesabına dâhil edilen ve ÖTV tutarı üzerinden ödenen KDV’nin, doğrudan yüklenimler nedeniyle hesaplanan azami iade edilebilir vergi tutarını aşması halinde, bu aşan kısım için vergi inceleme raporu aranmaksızın genel esaslara göre iade yapılabilecektir.

Bu değişiklik, özellikle ihracatçı firmaların KDV iade süreçlerini hızlandıracak, finansman maliyetlerini azaltacak ve uygulamada yaşanan bürokratik gecikmelerin önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır.

Sonuç olarak bir değerlendirmede bulunulduğunda 58 No.lu Tebliğ, ilk bakışta teknik değişiklikler içeriyor gibi görünse de; KDV uygulamasında önemli sonuçlar doğuracak şu düzenlemeleri getirmektedir:

a- Vakıf üniversitelerine bağlı sağlık kuruluşlarının KDV karşısındaki durumunun yeniden belirlenmesi,

b- Darülacezenin bağış istisnası kapsamına alınması,

c- Kamulaştırılan taşınmazların KDV istisnasına konu edilmesi,

d- İhracat KDV iadelerinde süreçlerin kolaylaştırılması

Özellikle kamulaştırma işlemlerinde indirilen KDV’nin düzeltilmesine ilişkin açıklamalar ile ihracat KDV iadelerinde vergi inceleme raporu şartının kaldırıldığı durumlar, uygulamada vergi mükelleflerine ve muhasebe meslek mensuplarına önemli kolaylıklar sağlayacaktır.

Bu nedenle, Tebliğin yürürlük tarihleri de dikkate alınarak vergi mükelleflerinin muhasebe sistemlerini, sözleşmelerini ve vergisel uygulamalarını gözden geçirmeleri; muhasebe meslek mensuplarının ise yeni düzenlemeleri yakından takip ederek hizmet sundukları müşterilerini doğru yönlendirmeleri önem taşımaktadır.