0
Katma değer vergisinin mükellefi ile ilgili olarak Kanunda genel bir kavram tanımlaması yapılmamış; bunun yerine vergiye tabi işlemlerin özellikleri belirtilerek bunlara göre de mükellef tutulacak gerçek ve tüzel kişiler ayrı ayrı sayılmıştır.
Katma değer vergisinin mükellefi, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde bağımsız ve devamlı bir şekilde (Kanundaki özel durumlar hariç) teslim ve hizmet ifasında bulunan, ithalat yapan ve Kanunun 1. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetleri yapan kişilerdir. Böylece, vergiye tabi işlemler ile vergi mükellefi arasında organik bir bağ kurulmuştur.
İŞLEM TÜRLERİNE GÖRE KATMA DEĞER VERGİSİNİN MÜKELLEFLERİ
A- MAL TESLİMİ VE HİZMET İFASI HALLERİNDE BU İŞLERİ YAPANLAR
KDV genel ilkelerine uygun olarak mal teslimi ve hizmet ifası durumunda, bu işlemleri yapanların verginin mükellefi olduğu maddede belirtilmiştir. Bu hüküm Kanunun 1. maddesine paralel olarak düzenlenmiştir. Mal teslimi 2., teslim sayılan haller 3., hizmet ifası 4. ve hizmet sayılan haller de 5. maddede açıklanmıştır.
Bu işlemler, Kanunun 1. maddesinde sayılan faaliyetler çerçevesinde gerçekleştirilen ve verginin konusunu oluşturan mal teslimleri ile hizmet ifalarıdır. Kanunun vergilemeyi öngördüğü mal teslimleri ile hizmetleri yapan kişiler verginin mükellefidirler.
B- İTHALATTA, MAL VE HİZMET İTHAL EDENLER
Mal ve hizmet ithalatı genel olarak katma değer vergisine tabidir. Mal ve hizmet ithalatını kim yaparsa yapsın verginin mükellefi olacaktır. Bu kişi, bir ticaret erbabı veya ticari faaliyeti olmayan herhangi bir kişi de olabilir.
Kişinin, amacı, tabiiyeti, mesleği gibi hususlar vergi mükellefi olmasını etkilemez. Dış ülkelerdeki Türk işçileri veya dış geziden yurda dönen vatandaşlar, turistik amaçla Türkiyeye gelen yabancılar, beraberlerinde getirdikleri eşyayı yurda ithal etmeleri nedeniyle vergi mükellefi olurlar.
İthalat doğrudan doğruya ithalatçı tarafından veya mutemet aracılığıyla vasıtalı olarak yapılabilir.