Bazen bir çocuğun hayatında, bizim dışardan bakarak kolayca fark edemediğimiz zorlanmalar olabilir. Çocuk bunu anlatmakta güçlük çekebilir, ne hissettiğini kelimelere dökemeyebilir ya da yaşadığı durumun içinde kendine bir çıkış yolu arayabilir.

İşte Sanat, tam da böyle anlarda çocuğun karşısına yalnızca bir uğraş olarak değil, kendini ifade edebileceği başka bir yol olarak çıkabilir.

Bir müzik, bir resim, bir oyun, bir dans ya da bir hikaye…

Bazen küçücük görünen bir Sanat deneyimi, çocuğun içinde taşıdığı duygulara nefes alabilecekleri bir alan açabilir.

Bir çocuğun zorlanabileceği anları düşünün.

Kimi zaman bedeni ona istediği hareketi yapmakta güçlük çıkarabilir, kimi zaman uzun süren bir tedavi nedeniyle alıştığı yaşamdan uzak kalabilir.

Bazen de kendisini anlatmak, arkadaşlarına katılmak ya da içinde bulunduğu duruma alışmak kolay olmayabilir. İşte tam bu noktada Sanat, çocuğun karşısına başka bir anlatım yolu çıkarabilir. Düşünün; anne ve babası ayrılan bir çocuk, yaşadığı üzüntüyü kelimelerle anlatamıyor olsun. Bir gün eline bir kağıt kalem alıp ev çizer. Annesini evin içinde, babasını ise evin dışında çizer. Belki o resimde tek bir kelime bile yoktur, ama çocuğun içinde taşıdığı kocaman bir duygu vardır. Çocuk anlatamadığı çizgilerle anlatmış, söyleyemediğini resmin içine bırakmıştır. İşte Sanatın gücü bazen tam da burada kendini gösterir; çocuk için kelimelerin yetmediği yerde başka bir anlatım yolu ortaya çıkar.

Mesela uzun süre hastanede kalmak zorunda olan bir çocuğun günleri birbirine benzemeyebilir.

Ama böyle günlerin arasında, küçücük bir değişiklik bile çocuğun yüzünde farklı bir ifade yaratabilir. Alıştığı evinden, arkadaşlarından, okulundan uzak olabilir. Günlerden bir gün ailesi, hastane odasındaki çocuğunun kulağına kulaklığını takarak sevdiği müziği dinletir. Çocuk önce yalnızca dinler, sonra ritime parmaklarıyla eşlik eder, belki bir süre sonra şarkıya katılır. Hastane odası değişmemiştir, tedavi de devam ediyordur. Ama o birkaç dakika içinde çocuğun hayatına başka bir şey girmiştir. Kendi seçtiği bir ritim, kendi sesi, kendi neşesi.

Sanat, burada çocuğun yaşadığını unutturmak için değil, yaşadığı günlerin yalnızca tedaviden ibaret olmadığını ona yeniden hissettirmek için vardır.

İşte belki de Sanatın gücü tam burada saklıdır.

Çocuğun yaşadığı zorluğu ortadan kaldırmaz ama o zorluğun içinde kendine bir ses, bir renk, bir ritim bulmasına eşlik eder. Bazen bir çizgide, bazen bir şarkıda, bazen de küçücük bir oyunda… Ve çocuk, bütün bunların içinde yalnızca yaşadığı zorluğun değil, hala gülümseyebilen, üretebilen ve kendini ifade edebilen bir çocuk olduğunu hatırlar.

Bir dahaki yazıma kadar hoşça kalın, Sevgiyle kalın.