Beslenme, insan sağlığının temel yapı taşlarındandır. Vücudun büyümesi, gelişmesi, yenilenmesi, güçlü kalması, bağışıklık sisteminin düzeni için yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Günlük yaşamın yoğunluğu, yanlış beslenme alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal konular, bilgi eksikliği kişilerin sağlıklı beslenmeden uzaklaşmasına neden olabilir. Bu durum zamanla beslenme alışkanlıklarında sorunlara yol açar.
Beslenme bozukluğu vücudun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin ögelerinin gereğinden az veya çok alınması durumunda ortaya çıkan sağlık sorunlarının genel ifadesidir.
Beslenme bozuklukları genel olarak 3 başlıkda değerlendirilir: yetersiz beslenme, aşırı beslenme ve besin öğesi eksiklikleri
Beslenme sorunları kişiden kişiye farklılıklarda gösterir. Açıklanamayan kilo kaybı veya hızlı kilo alma, sürekli yorgunluk, saç dökülmesi, baş dönmesi, konsantrasyon kaybı, bağışıklığın zayıflaması, büyüme ve gelişmede yaşanan sorunlar veya yemeyle ilgili yaşanan yoğun kaygı hissi bunlardan bazılarıdır.
Çocuklarda yaşanan beslenme bozuklukları ise özellikle büyüme ve boy uzaması üzerinde etkilidir. Çocukların büyümesinde yeterli enerji, protein, vitamin ve minerallerin alımı önemlidir. Uzun süreli yetersiz beslenme boy uzamasını olumsuz etkiler.
Çocukluk döneminde yeterli miktarda alınmayan demir, iyot, çinko, B grubu vitaminleri ve proteinler beyin gelişimini de olumsuz etkiler. Yetersiz beslenme dikkat, hafıza, öğrenme ve okul performansı üzerinde olumsuz etkilere yol açar.
Protein, vitamin ve mineral yetersizliği bağışıklık sisteminin normal çalışmasını da güçleştirir. Bunun sonucunda çocuklar enfeksiyonlara açık hale gelir. Hastalık süreleri uzar.
Burada yaşanan en önemli kısır döngü yetersiz beslenmenin bağışıklığı zayıflatması, sık sık geçirilen hastalıklar nedeniyle de iştahın azalmasıdır.
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki yetersiz beslenme kas ve kemik dokusunun gelişimini de olumsuz etkiler.
Ciddi kilo kayıpları veya yeme bozuklukları ergenliğin başlamasını da geciktirir.
Beslenme ile psikolojik gelişim arasında da ciddi bir ilişki vardır. Yetersiz beslenme çocukta yorgunluk, isteksizlik, huzursuzluk ve sosyal etkinliklerden uzaklaşma görülebilir. Diğer taraftan yeme bozukluklarında beden algısı, kilo korkusu veya yemekle ilgili yoğun kaygı çocuğun arkadaş, okul ve aile ilişkilerini etkileyebilir.
Çocukluk döneminde yaşanan obezite durumunda ise hareket kapasitesinde azalma, uyku sorunları, metabolik sorunlar ve psikososyal güçlükler yaşanabilir. Ayrıca çocukluk dönemindeki aşırı beslenme durumu yetişkinlik döneminde de devam edebilir.
Çocuklarda boy ve kilo gelişiminde belirgin duraklama, hızlı kilo kaybı veya alımı, sürekli yorgunluk, ciddi seçici yemek, yemek yemekten kaçınma veya yoğun yemek yeme isteği ailelerin dikkat etmesi ve uzman desteği alması gereken durumlardır. Tüm bu durumların çocuğun fiziksel aktivite, okul ve aile içindeki yaşamı, genel sağlık durumu ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.