Zaman değişiyor. Değişen zamana uyma konusunda direnç gösterdiğimiz konular kadar, hızlıca uyum sağladığımız durumlar da var. Sosyal medya hayatımıza ilk girdiği dönemde bilgiye hızlıca ulaşma konusunda hepimizi büyüledi. Eski arkadaşlarımızı, komşularımızı bulma konusunda hepimiz heveslendik. Ama zaman geçtikçe ulaşılan bilgilerin yanı sıra şiddet, korku, müstehcenlik içeren kaynakların da elimizin altında olduğu, tanışılan kişilerin ise izi kaybedilmiş akraba ve komşuların çok ötesine geçtiği görüldü.

Hayatın artık vazgeçilmezi olan sosyal medya otobüste yolculuk yaparken, yolda yürürken, yemek yerken, gece uykuya dalmadan önce yanı başımızda. Kullanım alanı sınırsız ve çocuklar ve ergenler tarafından kullanımı genel olarak bilinçsiz.

Sosyal medya çağımızın gençlerine kattıklarının yanı sıra aldıklarıyla ön planda. Öncelikle zaman yönetimi konusunda çocuklar ve ergenler büyük sorun yaşıyorlar. Saatlerce baktıkları ekran, ders çalışma sürelerini azaltırken akademik olarak başarısızları arttırıyor. Sürekli gelen bildirimler, kısa mesajlar, reels izlemeler dikkat süresini düşürüyor.

Sosyal medya alkol ve sigara gibi bağımlılık yapıyor. Kullanıcının uzun süreli ekran başında kalmasına odaklı uygulamalar gerçek hayattaki sorumluluk ve görevleri unutturuyor.

Sosyal medya zamanla psikolojik olarak da çocukları olumsuz etkiliyor. Hayatlarının en iyi, en mutlu hallerini paylaşan bir insan grubunu izleyerek vakit geçiren birey kendisinde olanlardan çok olmayanlara hevesleniyor. Gerçek hayatı bu mutlu ve iyi anlardan ibaret sanıyor. Zamanla gördüklerine sahip olamadığında özgüven kaybı, yetersizlik sonrasında da kıskançlık- başkasında olanı sahiplenme isteği – öfke gibi sorunlar yaşıyor. Aile içinde yaşanan tartışmaların özü de başkasında var veya başkası yapıyor kaynaklı çıkıyor.

Sosyal medya da yaşanan bir diğer durumda siber zorbalık. Olumsuz yorumlar, aşağılayıcı sözler, dışlanma gibi durumlar özellikle ergenlik çağındaki çocuklar için duygu – durum bozuklarına neden oluyor. Ergen anne- baba her ne kadar onu uyarsa da dışarıdan gelen bu sözleri önemseme ve benimseme yaklaşımında oluyor.

Sosyal medya tamamen bilinçli kullanılması durumda yarar sağlar. Araç olarak kullanılmaya başlanan pek çok uygulama ne yazık ki zaman geçtikçe bir çoğumuzu kendine tutsak etti. Hayatımızı şekillendirmeye başladı. Sosyal medya hesaplarımızın şifresini unuttuğumuzda ya da internete erişimimiz kısa bir an dahi kesilse elimiz kolumuz bağlı, eyvahlar çekecek hale geldik.

Sonuç olarak sosyal medya kontrolümüz dışında, bizi tüketen bir alışkanlık olmamalıdır. Çözüm sosyal medyayı hayatımızdan çıkarmak değildir. Onu yönetebilmeyi bildiğimiz sürece bize faydalı olan bir araç haline getirebiliriz.