Bir tarafta Messi'nin organize ettiği bir takım, diğer taraftaysa komple bir takım vardı. İspanya yıldızı Yamal'ın organize ettiği bir ekip değil, organizasyonunu kalecisi Simon'dan en uçta oynayan Oyarzabal ve Torres'e kadar yapan mükemmel bir futbol makinasıydı aslında.

Fransa gibi çok önemli futbolculara sahip bir takımı eze eze yenen İspanya, Arjantin'i de aynı şekilde eze eze yendi. 90 dakikalık bölümde tek şut atamayan, sadece bir korner kullanabilen Arjantin'in mücadeleyi penaltılara götürüp kazanarak dünya şampiyonu olması, hak edenin hakkını alamadığı bir görüntüyü ortaya koyacaktı ki bu da dünya kupasına gölge düşürecekti.

İSPANYA FAZLASIYLA HAK ETTİ

120'nin sonlarına doğru mavi beyazlılar üst üste kornerler kazanıp özellikle Simeone ile iki kez beraberlik fırsatını değerlendiremese de, oyunun hiçbir anında maçı kazanmayı hak etmediler. Fransa'ya karşı Dembele, Olise, Barcola ve Mpapbè'nin ayaklarına pranga vuran sarı kırmızılılar, aynı şekilde Messi'yi de kilitlediler ve Arjantin'in kalbini adeta söküp attılar.

Üstüne 90+3'de Fernandez kırmızı kart ile oyundan atılınca, pozisyon itibariyle defansına yardım etmeyen, oyun karakteriyle ileride pres yapmayan, koşmadan oynayan yapısıyla Messi de takımını bir kişi daha eksik bırakınca, İspanya 9 kişiye karşı oynamaya başladı. Ve beklenen gol nihayet 106. dakikada Torres'in mükemmel vuruşuyla geldi.

Gecenin Notu: Gelen gol hak edeni şampiyon yapmaya yetti. İspanya dişlileri mükemmel işleyen bir makina gibiydi ve oynadıkları ilk maç olan Yeşil Burun Adaları karşılaşması hariç hep de öyle oynadılar zaten. Hocaları Luis De la Fuente ile 2023 Uluslar liginde şampiyon oldular, 2024 Avrupa şampiyonluğunu aldılar ve nihayet 2026 Dünya şampiyonluğuna ulaştılar. Zaman şampiyona selam durma zamanıdır artık. Viva Espaňa!