Site yaşamında anlaşmazlıkların önemli bir bölümü, aslında aynı sorudan kaynaklanıyor: “Yönetim bunu yapabilir mi?”

Aidat miktarından ortak alanların kullanımına, otopark düzeninden yapılacak harcamalara kadar birçok konuda site yönetimleri karar alıyor. Ancak burada unutulmaması gereken önemli bir nokta var: Site yönetiminin aldığı her karar, yalnızca çoğunluğun isteğine dayanamaz. Alınan kararların hukuka, yönetim planına ve ilgili mevzuata uygun olması gerekir.

Site yönetimlerinin temel dayanağı, Kat Mülkiyeti Kanunu ve siteye ait yönetim planıdır. Yönetim planı, adeta sitenin kendi anayasası gibidir. Hangi konularda nasıl karar alınacağı, ortak alanların nasıl kullanılacağı ve giderlerin nasıl paylaşılacağı gibi birçok konu burada düzenlenebilir.

Ancak yönetim planında bir hüküm bulunması da her zaman yeterli değildir. Çünkü yönetim planındaki bir düzenleme, kanunun üzerinde olamaz. Bu nedenle yöneticilerin karar alırken hem yönetim planını hem de ilgili kanunları dikkate alması gerekir.

Örneğin ortak bir alanın kullanımını tamamen bazı site sakinlerine bırakmak, belirli kişilere ayrıcalık tanımak veya kanunda öngörülmeyen bir yükümlülüğü site sakinlerine zorunlu hale getirmek tartışmalı sonuçlar doğurabilir. Böyle durumlarda “Yönetim böyle karar aldı” demek, kararın otomatik olarak hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.

Elbette anlaşmazlıkların çözümünde ilk yol kavga etmek veya karşılıklı suçlamalarda bulunmak olmamalıdır. Öncelikle kararın dayanağı sorulmalı, toplantı tutanakları ve yönetim planı incelenmeli, mümkünse konu yönetimle karşılıklı görüşülmelidir.

Unutmamak gerekir ki iyi bir site yönetimi yalnızca karar alan değil, aldığı kararın hukuki dayanağını da açıklayabilen yönetimdir. Site sakinlerinin de haklarını bilmesi, yöneticilerin ise yetkilerini sınırları içinde kullanması, huzurlu bir ortak yaşamın en önemli şartlarından biridir.