Herşeyden önce şunu söylemeliyim ki Fenerbahçe'nin çok ama çok kötü bir taraftar grubu var. Dün deyim yerindeyse bir dakika susmayan Trabzonspor taraftarından sonra Fenerbahçe seyircisi adeta tiyatro izleyicisi gibiydi. Sadece seyrettiler! Gol olduktan sonra yapılan tezahürat dışında ne takımını havaya sokacak ne de rakip takımın konsantrasyonunu bozacak bir organizasyon sağlamaktan çok uzaktaydılar.
Garip bir karşılaşma oldu. Fenerbahçe henüz 1. dakikada oyuna 1-0 başlayabilirdi ama 111. dakikada skoru değiştirebildiler. Sakatlıklardan boğulan sarı lacivertliler derbi de Asensio'yu da kaybetti. Asensio'nun yerine oyun 0-0 devam ederken Talisca'nın alışıldık yerine geçip öne Kerem veya Şerif geçmesi gerekirken, Tedesco akıl dışı bir kararla Talisca'yı oyundan aldı. Eğer Brezilyalının herhangi bir sakatlığı yoksa, kesinlikle oyunda kalması gerekirdi. Alman hoca adına tamamen fiyasko bir değişiklik oldu.
İKİNCİ YARI TEK KALE
İlk yarıda her iki ekip de geçiş oyunlarıyla birbirlerine karşı pozisyonlar bulurken, Beşiktaş anlamsız bir şekilde ikinci yarıda tamamen kabuğuna çekildi. Fenerbahçe iki "10" numarası sahada yokken Kerem ile bir, Şerif ile iki karşı karşıya pozisyondan yararlanamazken, Şerif'in yaptığı vuruşlarda ayak içini tercih ettiğini, ayağının üstünü kullanmadığını gördük. Bu tercih her iki golün de kaçmasına sebebiyet verdi.
Gecenin Notu: Fenerbahçe için köprüden önceki son çıkış olan derbiyi kazanması az da olsa umutlanmasını sağladı. Fakat işin içinde Trabzonspor da var artık.
Şampiyonluk yoluna kendilerini kanalize etmiş olsalar da, ligi 3. de bitirebilirler.
Bugünkü maç kazanılmasaydı, ara transferde gerçek bir golcü alamayan Başkan ve yönetimin eleştirel anlamda işi hiç de kolay olmayacaktı sanırım. Galatasaray'ın, Göztepe karşısında yaşayacağı olası bir puan kaybı tüm futbolseverlere çok heyecanlı bir altı hafta yaşatacaktır.