Doğudan habersiz ve bilgisiz batılı insanlara göre sanayi devrimi 17-18. yüzyılda batıda, İngiltere’de başlamıştır.

Oysa; Demiri bilinçli olarak işleyip silah ve alet yapımında kullanan ilk toplumlar Asya’da Çinliler-Türkler ve Anadolu'da yaşamış olan Hititler'dir. MÖ 1500-1200 yılları arasında demir teknolojisini geliştiren Hititler, bu sayede askeri üstünlük sağlamıştır. Ancak, gök taşı (meteor) demirinin kullanımı daha eski dönemlerde Sümerler'de (yaklaşık MÖ 4000'de) görülmüştür.

Kömürün de ilk olarak milattan önceki yıllarda Çinliler tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Fakat, Kömür işletmeciliğine ait dokümanlar 12. yüzyıla aittir. Kömürün yoğun olarak kullanımı ise 18. yüzyılın ikinci yarısına rastlar.

Barut ve matbaa teknolojisi de 750'de Talas savaşı ile Çinlilerden Araplara ve ordan Avrupaya geçmiştir.

Dediğimiz o ki; doğulu kadim kavimler en az beş bin yıl önce medeniyetler kurmuş olup uluslararası politika üretirken batının bu günkü toplumlarının ataları henüz tarih sahnesinde yoktular bile !

Şöyle ki:

Cermenler, İskandinavya ve Kuzey Almanya kökenli, MÖ 3. yüzyıldan itibaren Orta ve Batı Avrupa'ya yayılan Hint-Avrupa dil ailesine mensup savaşçı kavimlerdir. Roma İmparatorluğu'na karşı verdikleri mücadeleler ve Kavimler Göçü ile Avrupa tarihini şekillendirmiş, modern Alman, İngiliz, Hollandalı ve İskandinav halklarının atası kabul edilen etnik topluluktur.

Cermenlerin günümüzde ki mirasçıları Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, Belçika, İngiltere ve İskandinav ülkeleridir.

Angluslar, 5. yüzyılda Almanya'nın Angeln bölgesinden Britanya'ya göç eden Cermen halkıdır. Saksonlar ve Jütlerle birleşerek Anglosaksonları oluşturmuş, günümüz İngiltere'sinin temelini atmış ve "England" (Anglusların ülkesi) ismine köken olmuşlardır.

Cermenler, Romalılara göre Barbar kavimlerdi.

Etrüskler de İtalya’ya geldiğinde yerli halklar latiniumlar çok vahşi, çok ilkel barbar kavimlerdi. Etrüsk Krallığı köyleri birleştirip kentler kurarak, taş binalar inşa edip bataklıkları kurutarak Ruma Krallığını kurdu, Ordular kurdular, halk meclisi ve Senatoyu kurup tarihin Sümerlerden sonra en büyük ikinci uygarlığını kurdular. Ancak üç yüz yıl sonra Etrüsk Krallığının yıkılmasıyla Latiniumlar Rumanın idaresini alabilmiş önce Cumhuriyet sonra imparatorluk olmuşlardır. Bu gün tarihte Roma uygarlığı olarak bilinen uygarlığın tamamı esas itibarı ile Etrüsk Uygarlığıdır. Ve Etrüskler Anadolulu Truvalılardandırlar.

Yani günümüz Avrupa Birliği halklarının hiç biri Roma Uygarlığının askeri, siyasi ve kültürel mirasçıları değildirler. Roma uygarlığının yegane mirasçıları Anadolu halklarıdır

Sümerler de Türkistan’dan Mezopotamya’ya geldiklerinde aynı Etrüsklerin İtalya’da karşılaştıkları gibi ilkel halklarla karşılaşmışlardı, yerli halklar mağaralarda ilkel bir yaşam sürüyorlardı.

İnsanlık tarihinde uygarlığı inşa edenler;

1- Mezopotamya’da Sümerlerdir

2- Mardin merkezli Güneydoğu Anadolu’da ve sonra ki tarihlerde kuzeyde Sibirya'ya ismini veren, Kafkaslarda ve Anadol’unun Ankara’ya kadar olan kısmında Mezopotamya ve Dicle'nin yukarısındaki krallığa ve ülkeye de adını vermiş olup Sümerce'de "Subar", Asuricede "Mat Subarri", Amarna yazıtlarında "Subari", Ugarit dilinde "Sbr." Kaşgarlı'da صُڤَر "Suwar", Arapça Suwâr/Sawâr, Latince Saviri, Ermenice Sawir olarak tarihi kayıtlarda görülen ve Tunç Çağı dönemi kaynaklarında geçen Subariler-Sabarlardır.

3- Avrupa’da da Etrüsklerdir.

4- Amerika kıtasında da M.Ö. 3000'deki Caral medeniyetinden itibaren tarım, mimari, astronomi ve matematikte ileri giden Maya, Aztek, İnka, Olmek ve Toltek gibi özgün kültürlerdir. Bu toplumlar, And Dağları ve Orta Amerika'da karmaşık imparatorluklar kurarak günümüzde de hayranlık uyandıran eserler bırakmışlardır.