Heyecan yükü yüksek, atraksiyonu bol bir derbi izledik Kadıköy'de. İlk yarım saatte Fenerbahçe'nin, kalan dakikalarda Beşiktaş'ın daha üstün olduğu bir oyunu gördük.

Beşiktaş'ta teknik ekibi ve hocaları Italiano'yu, transferleri gerçekleştiren futbol direktörü Önder Özen'i tebrik etmek gerekiyor bu kadar kısa sürede takımı hazır hale getirip yarışmacı bir kimliğe büründürdükleri için.

Fenerbahçe'de ise başta yönetimi tebrik etmeli sanırım! Geçen senenin skoreri olan ve özellikle de bu sezon başında Şampiyonlar Ligi maçlarında takımına büyük katkı sağlayan Anderson Talisca'yı gönderdikleri, Vedat ve Lukaku'yu yedekleyecek bir santrafor almadıkları, takımı sadece iki tecrübeli ve bir çaylak stopere terk ettikleri, 10 numara pozisyonunda oynayan Asensio'nun olmadığı ve olmayacağı maçlarda yerine İrfan Can Kahveci'yi düşündükleri ve yine hem santrafor hem de 10 numara pozisyonunda oynayabilecek olan Talisca'yı apar topar yolcu ettikleri için!

İFLAS!

Fenerbahçe gerçekten sağ bek pozisyonunu Mimovic ve Mert Müldür ile halledip Semedo'dan çıkabilir ve Anderson Talisca'yı her halükarda takımda tutabilirdi. Böylesine joker bir oyuncunun takım dışına atılmasının sebebi iki yıllık sözleşmesinde belirtilen 15 milyon Euro'luk kazancı mıydı yoksa? Fenerbahçe yönetimi, teknik direktörü İsmail Kartal ve futbol direktörü Oğuz Çetin topyekün bir iflasın imzasını attılar bu mağlubiyetle. Sorun bu mağlubiyet değildi aslında. Temelde yanlış kadro planlamasının koca sezona yayılıp, şampiyonluğun yine hayallerde kalmasıydı.

Diyeceksiniz ki maçı neden yazmadın? Sizce yazmaya gerek var mıydı? Beşiktaş'ın organize oyununa karşı Fenerbahçe ikinci yarıda resmen çöktü. İrfan - Kerem değişikliği takımı canlandıracağına, orta sahanın eksik kalmasını sağladı.

Berbat bir hakem yönetimi izledik her hafta olduğu gibi. Fenerbahçe adına şüpheli iki penaltı pozisyonunu, Beşiktaş adına akıllarda kararsız kalan, faül sebebiyle iptal edilen bir gol ve Skriniar ile Vlahovic'in gereksiz didişmelerini, VAR ekibinin yine derin uykusunu izledik. Bir de Fenerbahçe defansı ile hücum hattının hiçbir zaman kısalmayan mesafesini. Bu kadar uzun mesafede giden bir defans - ofans hattıyla nasıl gol atıp kazanmayı hedefliyordu acaba İsmail Kartal?


Sonuç: Kazanan haklıdır ve Beşiktaş oyun olarak hak ederek kazandı.

Gecenin Notu: Fenerbahçe'nin bu kadro yapısıyla işinin hiç de kolay olmadığını düşünüyorum. Sarı lacivertliler adına bir başarı gelecekse eğer Nene, Bartuğ, İsmail Yüksek, Mert Müldür, Levent Mercan, Lukaku ve yeni transfer Oppong'un ilk 11 kalitesine yükselmeleri gerekecek.