İlk başta bu nedir diye düşündüren bir konu bu. İmkansız renk mi olur? Ana ve ara renkler başlığı altında insanoğlu tüm renkleri isimlendirmedi mi?

Aslında bunun cevabı evet. Görebildiğimiz renkler ışığın farklı dalga boylarına ait yansımalardır. Bir nesneden göze gelen ışık retinada bulunan renk algılayıcı koni hücreleri tarafından tespit edildiğinde o rengi görebiliriz. Temel olarak gözlerimizde renkleri kaydeden 3 tip koni hücresi bulunuyor. Böylece birbirinden farklı pek çok renk tonunu ayırt edebiliyoruz. Bu 3 tip koni hücresinin algıladığı temel renkler ise kırmızı, yeşil ve mavi. Bu 3 farklı dalga boyu beyinde birleştirildiğinde görülebilen yüzlerce farklı renk tonu ortaya çıkıyor.

Ancak bilim adamları 4 farklı tip koni hücresine sahip insanların olduğunu da keşfetmişlerdir. Bu kişiler normal insanlara kıyasla 100 milyon kat fazla renk tonunu ayırt etme yeteneğine sahiptirler.

Renk körü olan kişilerde ise 2 farklı tür koni hücresi bulunduğundan normal bireylere göre gördükleri renk tonları çok daha az.

Yapılan araştırmalarda maviye duyarlı olan koni hücrelerinin daha az olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle mavi tonlarını ayırt etmede bir dezavantajımız bulunuyor. Bilim adamlarına göre bu evrimsel bir süreç, çünkü doğada mavi nesnelerin sayısı kırmızı ve yeşil tonlarını içeren nesnelere göre daha az.

1970'li yıllarda bilim insanları renkler üzerine çeşitli deneyler yapmaya başlamışlar. Bunlardan en önemlisi; 1980 yılında gerçekleştirilmiş. Deneklerin sabit duran kırmızı ve yeşil şeritlerden oluşan bir görüntüye bakmaları istenmiş. İki renge uzun süre bakan denekler bir süre sonra yeni bir renk gördüklerini iddia etmişler. Bu deneyin sonuçları o dönemde kabul görmese de 2010 yılında farklı bilim adamlarının dikkatini çekmiş. İmkansız olarak nitelenen renkleri görmek için gözün hareket etmesi ve belli bir parlaklığın olması gerektiği ortaya konulmuş.

İmkansız olarak tanımlanan renkler kırmızımsı yeşil ve sarımsı mavi gibi ışık spektrumunda olmayan hayali renklerdir. Bazı araştırmacılara göre bu renkler ara renk olsa da denekler tarafından bu renkleri daha önce hiç görmedikleri belirtilmektedir.

İmkansız renkleri nasıl görebiliriz? Örneğin sarımsı mavi denilen rengi görmek için sarı bir nesne ile mavi bir nesneyi yan yana koyup iki nesne üst üste gelecek şekilde gözlerimizi şaşı yapmak gerekiyor. Aynı durum kırmızımsı yeşil içinde geçerli.

Bir başka hayali renk türü de kimerik renkler olarak adlandırılmaktadır. Koni hücreleri yorulana kadar bir renge odaklanıp sonrasında farklı bir renge bakarsak kimerik olarak sınıflandırılan bir renk görmeye başlarız. Örneğin; ışık yaymasa bile parlayan renkler, hiperbolik olarak belirtilen doygun renkler veya zifiri karanlık renkler.

Kimerik veya imkansız renk olarak belirtilen renkler bazı bilim insanları tarafından kabul görüp çeşitli deneylerle ispatları sürse de bazı bilim insanları ısrarla görülen renklerin ara renkler olduğunu belirtmektedir.

Bilim ve yapılan çalışmalar zamanla bizlere hangi tarafın doğru olduğunu gösterecektir.