AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ

Tanışmalarda “kötü alışkanlıkların var mı, sigara içiyor musun, alkol alıyor musun?” gibi sorular insanın öz benliğini, kişiliğini ön plana çıkarmaya yöneliktir. Bu sorular manevi alanın içsel sevgilerin yüceliğini gösterir.

“Evin var mı, arabanın modeli ne, yaptığın işte mevkii makamın nedir?” diye sorulduğunda ise maddiyata dayalı, para ve pulun önemine yönelik bir araştırmadır. Mutluluğun parayla geldiğine inanılan yerlerin sohbetidir.

Paranın mutluluk ya da mutsuzluk kaynağı olarak ele alınması son derece gereksizdir. Buradaki sorun, manevi işlerin maddi unsurlarla birbirine karıştırılmasından ileri gelir.

Para zorunludur.

Zira insanlar beslenmelerini maddiyatla yapmak zorundadırlar.

İnsanlar, ağaçlar gibi çillerini toprağa uzatıp yiyecek üretemezler.

Para ile mutluluk bulunmaz, parasız da yaşam mümkün değildir.

Soru yanlış olunca cevapta yanlış olur…

*

Bir ilişki, bir aşk, insana huzur, rahatlık, güven içinde heyecan verip, kişinin kendi iç dünyasında daha çok özgüven sağlayabilmişse yaşamaya değer olur. İnsan bazen kendisinin sandığı ama hiç kendisinin olmayan şeylere tutunur.

Bu bazen bir arkadaş olur, bazen bir eş, bazen dost sandığın bir insan…

*

Kalbime dokunup gitme, gözüme yaş, gönlüme yük olursun…

Beni öyle sev ki, aşk eski bir tarih olsun

*

Gözlerin kalabalık bir şehirdi senin. Bense, aramadığında terk edilmiş kentler gibi yapayalnız kalıyordum. Yokluğun büyüdükçe, gecenin karanlığı da koyulaşıyor, bütün yollarım çıkmaz sokaklara çıkıyordu. Binlerce yıldız vardı o eylül gecelerinde gözlerinin içinde…

*

Aşkta söylenen anlık sözlere önem verme sen!

Hepsi bitecek!

Sevgide birebir yaşadıklarına bak…

*

Kendimiz gibi bir dost arar ama aradığımızı bulamayız. Ya eksiktir ya da fazla…

*

İlişkiler bilinçli olmayı gerektirir. Tek taraflı iyilik, sonunda iyilik değil kötülük doğurur. “Saçımı süpürge ettim, gece gündüz çalıştım da ne oldu”, gibi yakınmalar tek taraflı iyiliklerin sonucudur.

*

Buz gibiyse ellerin,

Denizin dalga seslerini dinle

Ya da karanlık ormanlara doğru yürü...

Ve orada,

O yalnızlıkta

Otur tek başına

Kendi yüreğinle dost ol

Kendi kendine yetmeyi öğren

Ve kabul et,

Bu dünya da yalnız olduğunu...

*

Bazı insanlar özeldir; insanın kalbine dokunur. Onlarla sohbet ruhta eksik kalan yapbozu tamamlamak gibi doyurucudur. Kalbinize dokunan kaç özeliniz var?

*

Bazen yapayalnız hissedersin kendini, tek başına ve her şey kalbine dokunur…

*

Sağlıklı bir bedenin, geçimini sağlayacak kadar gelirin varsa

Kimseye muhtaç değilsen

İç ruhunu doyuracak bir sevdan da varsa

Hayatın en güzeli senin…

Tadını çıkar…

Ağa da sensin,

Paşa da sensin…

*

Yalnızlığına üzülme!

Sonra bir şair çıkar karşınıza

Şiir gibi sevilirsiniz...

Hikâye olursunuz,

Öykü olursunuz,

Roman olursunuz,

O hayatın içinde,

Yaşamın tadı tuzu

Tarlanın ortasında bir çiçek

Gökyüzünde parlayan bir yıldız siz olursunuz..