Vergi mevzuatında yapılan düzenlemeler kadar, uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesine yönelik açıklamalar da büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16 Mart 2026 tarihinde yayımlanan duyuru, özellikle gelir vergisi mükelleflerinin tasdik yükümlülüklerine ilişkin önemli açıklamalar içermektedir.
Bilindiği üzere, 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile bazı istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanılabilmesi, yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanmıştır. Ancak söz konusu düzenlemenin kapsamı, uygulamada farklı yorumlara neden olmuş ve özellikle defter tutma yükümlülüğü bulunmayan mükellefler açısından belirsizlikler ortaya çıkmıştır.
Yayımlanan duyuruda bu belirsizliklere açıklık getirilmiştir. Buna göre, tasdik zorunluluğunun yalnızca ticari, zirai veya serbest meslek kazancı elde eden ve beyannamelerini Beyanname Düzenleme Programı kapsamında hazırlayan mükellefler için geçerli olduğu açıkça ifade edilmiştir. Ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden, ancak defter tutma yükümlülüğü bulunmayan mükelleflerin bu kapsam dışında olduğu belirtilmiştir.
Diğer yandan, tasdik zorunluluğunun kapsamına ilişkin önemli bir sınır da çizilmiştir. Buna göre, söz konusu yükümlülük gelir vergisi beyannamesinde yer alan tüm istisna ve indirimleri kapsayan genel bir uygulama olmayıp, Tebliğde açıkça sayılan unsurlarla sınırlıdır. Bu çerçevede, şahıs sigorta primleri ile eğitim ve sağlık harcamalarına ilişkin indirimlerin tasdik kapsamında olmadığı netlik kazanmıştır.