Dostluk iyi insanlar arasında geçerlidir. Çünkü genelde iyi insanlar doğruluk, dürüstlük, hakseverlik, cömertlikleriyle ve beğenilecek hareketleri ile kendini belli eder. Her türlü tamah, hırs ve içten pazarlık gibi aşırılıklardan uzak olmayı tercih ederler.

Şu kanlı zalimin ettiği işler

Garip bülbül gibi zareler beni

Yağmur gibi yağar başıma taşlar

Dostun bir fiskesi yareler beni

Fakat ne yazık ki, bazı dostluklar her zaman düşünüldüğü gibi sonuçlanmıyor. Bazılarının mevki hırsları ve umulmadık yanlışlıkları, dostlukların sarsılmasına vesile olabiliyor.

Dost kişi, zaman içinde ve olayların akışına uygun olarak sert uyarılar yapabiliyorsa, bu onun gerekli gördüğü ve cesaretle ortaya koyduğu doğrulardan kaynaklanmaktadır. Bundan sonrası muhatabının basiretine bağlıdır.

Dar günümde dost düşmanım belli oldu

On derdim var ise elli oldu

Ecel fermanı boynuma takıldı

Gerek asa gerek vuralar beni

Mevlana'nın sözü olan "Gerçek dostlar karanlık basınca ortaya çıkan yıldızlara benzer!." bu güzellik ile bütünleşmek için çaba harcamalıdırlar.

Her şeye rağmen dost için duyulacak kaygı, dostluğu hayattan kaldıracak kadar büyük değildir. Aynı şekilde bazı sıkıntı ve üzüntüler doğurabilir diye erdemden de vazgeçilecek değildir.

Her nedense bazı dostlarımız, kendilerinin yapamayacakları şeyleri başkalarından bekleme hatasına düşebiliyorlar. Doğruluk ve adalet bu ihtiraslardan arınmakla mümkündür. Dostlukta her türlü ihtiras ve hataya izin verilebileceğini sananlar yanılmaktadırlar.

Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz

Hak'tan emr olmazsa irahmet yağmaz

Şu ellerin taşı hiç bana değmez

İlle dostun gülü yareler beni

Kendini samimi gibi gösteren sahte insanlardan, bilgiçlik taslayan cahil insanlardan, tevazu kılığında dolaşıp benlik duygusu olan insanlardan, hatayı kendi nefsinde değil hep başkalarında arayan kibirli, medya düşkünü insanlardan dost olmaz.

Sevgili dostlar, hepimizin yaşamı sayılı günler ve senelerle sınırlıdır. Bu yıllar ne kadarsa, yaşamda o kadar sürer. Bu nedenle çevremizdeki küçük hesapların, küçük düşüncelerin tutsağı olmaktan kaçınalım. Dostluğumuzun değerini bilelim.

Mevlana'nın güzel bir sözü;

"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız, bizim yerimiz ariflerin gönülleridir."

Kalın Sağlıklı

Tanrı Türkü Korusun

Sevgi ve Saygılarımla