Özellikle Arkeolojik kayıtlar ve bu kayıtlara dayanan tarihi tespitler tarihi en doğru belirleyen kayıtlardır.

Tarihsel ve coğrafi kayıtlarda Subariler (Subartu), Kuzey Mezopotamya ve Doğu Anadolu’da Sümerlerden daha erken bir coğrafi/etnik katman olarak var olmuştur; ancak organize ilk yazılı uygarlığı güneyde kuranlar Sümerlerdir. İki farklı coğrafyayı temsil eden bu kadim gruplardan Subariler kuzeyde, Sümerler ise güneyde erken tarihlerden itibaren iz bırakmıştır.

Sümerler, MÖ 4000-3500'lerden itibaren Güney Mezopotamya’da (Sümer havzasında) kent devletleri kurmuş, MÖ 3200-3300 civarında çivi yazısını bularak ilk yazılı tarihi başlatmışlardır.

Subariler: MÖ 4. ve 3. binyılda Dicle’nin yukarı kolları, Yukarı Mezopotamya ve Dağlık bölgelerde (Subartu ülkesi) yerleşiktir. Erken Sümer ve Akad yazılı belgelerinde adı en eski halklardan biri olarak geçer.

1)- SUBARİLER-SABARLAR

MÖ:14.yüz yıldan kalma Akad çivi yazılı belgelerinde Güneydoğu Anadolu bölgesi-Mardin, Musul ve Kuzey Suriye bölgesi Subariler bölgesi olarak geçmektedir. Bu belgelere göre bölgenin ilk mukimleri bunlardır. Subarular - Subarilerdir. Subariler den sonra Sümerler, Babilliler, Mittaniler, Asurlar, Persler, Romalılar, Bizanslar, Emevi ler, Hamdaniler, Abbasiler, Selçuklular, Artuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safevi ler, Osmanlılar hükmetmişlerdir. (Finkelstein J J.(1955)"Subartu and Subarians in old Babylonion Sources", Journal of Cuneiform Studies, Vol, 9 No: 1)

Osman Karatay’ın, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi’nde (Cilt: X, Sayı 1, Sayfa: 99-116, İZMİR 2010. 99) yayınlanan “SUVARLAR: DOĞU AVRUPA’NIN ESRARENGİZ KAVMİ” başlıklı makalesinde de özetle :

Doğu Avrupa’nın iki eski Türk budunu olan Onoğur ve Suvarlar’dan Suvarların tarihi kayıtlarda ; Sabar, Subar, Sabir, Sibir, Savar, Suvar, Savr, Savard, Sawir-k’, Savirk’ şeklinde geçtiğini belirtmektedir.

Sabarlara ait isimler' de, Suvar (Seyhun’un kuzeyinde, Karaçuk dağı eteklerinde bir Suvar köyü bulunmuştur) Sevirli (Harezm kenti), Ortaçağın meşhur Savran kenti . Ob, Tura, irtiş boylarında : Sabar, Saber (Tapar) Soper, Savri, Sabrei, Sıbır (Sıvır) gibi yer adlarına ve Ay-Sabar, Kün-Sabar gibi kişi adlarına da rastlandığını, Tobolsk ahalisinin de buranın eski sakinlerini Sybyr, Syvyr diye andığını,

Asya, Kafkaslar, Anadolu ve Doğu Avrupa’da Sabarlar olarak bilinen Türk kavmi ile Sümerler döneminde kuzey Irak ve Anadoluda ki Subartuların aynı kavim olduklarını ve Subartu Sözcüğü’nün Akadçada ‘Subar ülkesi’ demek olduğunu,

Sabarların Sümerler döneminde ve diyarında ki isimlerinin de bölge fonetiğinde Subarlar olup, bölgelerine de Subartu denildiğini belirtmektedir.

İsim konusunda oldukça dikkat çekici bir husus da Rusya-Ukrayna savaşı ile stratejik önemi nedeniyle savaşta ismi öne çıkan ve savaş haberlerine konu olan,“Savur” isimli tepe ile bu tepedeki “Savur Mohal “ Dikilitaşı’dır ki bu mevkinin kadim hakimlerinin Saka İskit Türk İmparatorluğu ve Sabar Türkleri olduğu dikkate alındığında, Savur isminin Sabar Türkçesi olduğu tezini güçlendirmektedir.

Anadolunun en eski kentlerinden Mardin’in en eski ilçesi de Savur isimlidir ve isim tarihi bilinmemektedir.

Savur ismi Kürtçede de "Stavre" olarak dillendirilmektedir. Ancak, Farsçada "çıta" anlamına gelen bu isim "Savur'a ait tarihi hiç bir kayıtta bu şekliyle geçmemektedir.

Savur ismi günümüz Arapçasında da "SOVR" şeklinde dillendirilmektedir. Ancak sözlüklerde "Sovr" formuyla isim Bulgar sözlüklerde mevcut olup "Modern" anlamında geçmektedir. Bulgar ve Macar Türkleri ile aynı koldan olup Selçuklu Sultanı Alparslan’dan 555 yıl önce Kafkaslardan Anadolu’ya girerek Karadeniz bölgesi, doğu ve güneydoğu Anadolu ile Konya ve Ankara'ya kadar hakim olan ve Subartu-Sabar- Savr olarak bilinen Suvar-Sabar Türklerinin, Bizans tarihçiler tarafından döneminin en ileri toplumu ve askeri deha olarak ifade edildikleri dikkate alınırsa, günümüz Mardin ili Savur ilçesinin Savr (Sabar) Türkleri tarafından kurulmuş ve Savur-Savr olarak isimlendirilmiş olması, anlamının da "Modern kent" olması mümkündür.

Sabarların Anadolu hakimiyetleri alanında olan Konya Kadınhanı'nın tarihçesinde geçen şu kayıt da bu bakımdan önemlidir; "Kadınhanı’na yerleştirilen Türk boyları şunlardı; Kınık, Bayat, SAVUR, Afşar ve Çaşdur Türkleri.( Kadınhanı Belediyesi Tarihçesi, kadinhani.bel.tr ; https://www.kadinhanöi.bel.tr)".

Bu nedele, Mardin ili Savur ilçesi ve Savur Kalesinin de Ermenilerden ve Bizanslılardan çok önce Sabarlar tarafından inşa edilmiş olması en kuvvetli ihtimaldir. Çünkü Kalenin surları ne Mardin ne Diyarbakır Kale surlarına benzemeyen insan dehası bir eserdir ve Bizans tarihçilerinin Sabarları Romadan da Perslerden de çok üstün İnsan dehası tariflerine uygundur!

Suvarlardan günümüze değişmeden ulaşan en önemli isim de Suvari olsa gerek

2)- İL ŞU NAİL TÜRKİ KRALLIĞI

SUMERLER, MÖ 3500'LERDE MEZOPOTAMYA'DA TARİHİN EN YÜKSEK MEDENİYETİNİ KURMUŞLARDIR. MEZOPOTAMYAYA NERDEN GELDİKLERİ HUSUSUNDA HENÜZ AKADEMİK KESİNLİK KAZANMIŞ BİLGİ YOKTUR.

ANCAK, MÖ 2500'LÜ YILLARDA KAFKASLAR ÜZERİNDEN GELEN BİR TÜRK KÜTLESİNİN DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLUDA İLŞU NAİL'İN LİDERLİĞİNDE BİR KENT DEVLETİNE SAHİP OLDUĞU (TÜRKİ KRALLIK) SABİTTİR. BU KRALLIĞIN MÖ 2250 YILINDA ANADOLUYA SALDIRAN AKAD İMPARATORU NARAMSİN'E KARŞI SAVAŞAN 17 AYRI ANADOLU KRALLIKLARI NIN İTTİFAKI İÇERİSİNDE YER ALDIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR (HATTUŞAŞ ARŞİVİ-ŞARTAMHARİ KİL TABLET METİNLERİ- KBo III, 13).

Demek ki, günümüzden yaklaşık 4000-5000 yıl önce Anadolu’da yaşayan, Sabarlardan başka bir Türk Krallığı da mevcuttu.

Bin yıl önce Türklerin Kınık boyu yine iki ayrı kütle halinde aynı yoldan aynı Coğrafyaya yönelmiş ve iki devlet olmuşlardır (Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve Anadolu Selçuklu Devleti) .

3)- ÇU HANEDANI (Zhou HANEDANI) (Çince: 周朝; pinyin: Zhōu Cháo; Türkçe okunuşu: Cou)[1]; Çin tarihinde MÖ 1122'den MÖ 256 yılına KADAR 866 yıl hüküm süren kraliyet hanedanı ALMAN DİL VE IRK BİLİMCİ WOLFRAM EBERHARD'A GÖRE TÜRK KÖKENLİDİR .(5,6,7,8).

Çu hanedanı döneminde Çin'de demirin kullanımı başlamış ve Çin tunç eşya yapımı bu dönemde doruk noktasına ulaşmıştır. Hanedan aynı zamanda yazının; antik hâlinden -ki bunun örnekleri Batı Çu tunç kitabelerinde bulunabilir- çağdaş yazım şeklinin başlangıcına, geç Muharip Devletler Dönemi'ndeki arkaik klerik yazı formuna doğru değişim geçirdiği dönemi de kapsamaktadır.

Çin felsefesinin kökenleri de bu dönemde ortaya çıkmıştır. Daha sonraki nesillere etki edecek önemli Çin filozoflarından Konfüçyüs (Kong Fuzi, Konfüçyüscülüğün kurucusu) ve Laozi (Taoculuğun kurucusu) bu dönemde yaşamıştır)

4)- SAKA-İSKİT TÜRK İMPARATORLUĞU

Başbakanlık Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü bilimsel araştırma ve bulgularına göre; MÖ:VII yüz yıl ile MS:II yüz yıl arasında, SAKA-İSKİT TÜRK İMPARATORLUĞU Rusya, Avrupa-Balkanlar, Anadolu ve Avrasya coğrafyasına 900 yıl hükmetmiştir. Bu devletin sınırları içerisinde Anadolu'nun Ege ve Akdeniz bölgeleri ile iç Anadolu bölgeleri hariç bütün Anadolu, İstanbul, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukrayna, Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve tüm Hazar Denizi ile tüm Karadeniz bulunuyor.

Diğer taraftan, Saka Türkleri ile aynı dönem yaşayan ve Bulgar Türklerinin ataları olan proto Türk Kimmerler de MÖ 714 'ten itibaren Anadolu’ya yayılmışlardır. Hazar Hakanları da atalarını "Nuh-Yafes-Kimmer-Togarma" şeklinde belirtir ve Togarma' yı bütün Türklerin atası sayarlardı(13).

İmparatorluğun kurucusu ALP ER TUNGA’nın lakabı farsça EFRASİYAB olup kutsal ve muhteşem kişi anlamındadır. Latincesi August'tür. Tarihte bu lakabı iki lider kişi almıştır. Birincisi Alp Er Tunga'dır ve ona bu lakabı Asya halkları vermiş olup ölümü üzerine bütün Asya halkları 5 yıl yas ilan etmişlerdir ki böylesi bir saygınlık görülmemiştir.

Alp Er Tunga öldi mü
(Alp Er Tunga öldü mü)
Isız acun kaldı mu
(Kötü dünya kaldı mı)


Ödlek öçin aldı mu
(Zaman öcünü aldı mı)
(Emdi yürek yırtılur)
Şimdi yürek yırtılır

Yeryüzünde August ünvanını alan ikinci lider Roma İmparatoru Oktaviyanustur ancak o Senatoya baskı yapıp bu unvanı Senatodan çıkarttığı kanunla almıştır.

5)- ETRÜSKLER -ETRÜSK KRALLIĞI MÖ 753-MÖ 509

Tarihçi ve Bilim Adamlarının tespitlerine göre, MÖ 753-MÖ:509 yılları arasında da Sümerlerden sonra İtalya’da dünyanın en büyük ikinci medeniyetinin kurucusu ETRÜSKLER dir. Etrüskler bugünkü İtalya’ya geldiklerinde yerli halkın çok ilkel yaşadığı, Etrüsklerin bataklıkları kurutup, köyleri birleştirerek kentler kurup taş yapılı şehirleşmeyi başlattıkları, su kanalları ve halk meydanları kurdukları, kurdukları Krallığı halk meclisi ve Senato kurarak yönettikleri, özetle Roma imparatorluğunun askeri, siyasi ve medeni varisinin Etrüskler olduğu tarihi kayıtlarla sabittir. Herodot'un çizdiği dünya haritasında da bu bölge "TURCİA" olarak geçmektedir.

Enteresandır, aynı bölgede Kuzey İtalya'nın Alpler bölgesinde bulunan Moena (Trentino-Alto Adige) kasabasında yüz yıllardır Türk gelenekleri yaşatılmağa çalışılmakta, her yıl ağustos ayında "Festa de Turchia" (Türk Festivali) kutlanmakta, hafta boyunca tüm kasaba halkı evlerine Türk bayrağı asmakta, Türk yemekleri yemekte bildikleri kadarıyla tarihi Türk kıyafetleri giymektedirler. Bunun nedeni, en son II. Viyana Kuşatması (1683) sonrasında köye sığınan ve halkın kahramanı olan "Balaban Hasan" adlı bir Osmanlı yeniçerisinin halkı teşkilatlandırıp kurtarma kahramanlığına bağlansa da enteresandır.

2004 yılında Turin Üniversitesinden Alberto Piazza tarafından yapılan genetik çalışma sonucunda MÖ 7-3 yüzyıllar arasında yaşamış olup MÖ 753 yılında Roma şehrini ve Roma devletini kuran, Sümerlerden sonra ikinci en büyük uygarlığı (Roma uygarlığını) kurup günümüz toplumlarına miras bırakan Etrüsklere ait 80 iskeletten alınan DNA örnekleri üzerinde yaptığı gen incelemeleri sonucunda, Etrüsklerin TEK YAKINLARININ TÜRKLERİ OLDUĞUNU TESPİT ETMİŞTİR.

6)- MÖ 204 - MS 562 yılları arasında HUNLAR, Akdeniz ve güney bölgesi hariç bütün Anadolu ve İstanbul'a; İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan hariç bütün Avrupa’ya, Rusya'ya, İran'a, Hindistan'a ve Çin'e hakim olmuşlardır.

Bizans devleti ise çok sonradan MS: 395' te kurulmuştur.

7)- SİBİRYA SABARLARI

MÖ.4000-3000 yıllarında Kuzey Mezopotamya’da kurdukları devlet ve ülkeleri Mezopotamya diller ağzıyla Subarti-Subartu-Subari olarak anılan Sabarlar Kuzeyde de kuzeyli diller ağzıyla daha çok Sabir-Sibir olarak anılmış ve Sibiryaya isimlerini vermişlerdir.

Sabarların Macarların atası olduğuna dair bulgulara da rastlanmıştır.

515 yılında doğu Avrupa'da görülen Sabarlar, Kafkasya ve Karadeniz’in kuzeyine yerleşmişlerdir. Hükümdarları Balak idaresinde önemli zaferler kazanmış, Bizans'a karşı Sasaniler ile anlaşmışlardı. 516 yılında Kafkasları aşarak Anadolu’ya gelen Sabar’lar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan Kayseri, Ankara ve Konya dolaylarına kadar Anadolu’ya hakim olmuşlar (Hala, Orta Asya’da, Kafkasya’da-Ukrayna’da, doğu ve güney doğu Anadolu’da Savr-Savur gibi Sabarların kullandıkları yerleşim isimleri vardır. Ukrayna da ayrıca Savur-Mohıla dikilitaş anıtı vardır, bu dikili taş'ın bulunduğu Savur Mohila tepesi de Ukrayna-Rusya savaşında stratejik konumu dolayısıyla önem kazanmıştır). Sabarların sahip olduğu askeri güç ve savaş taktikleri Bizans kayıtlarına geçmiştir.

Bizanslı tarihçi Prokopiosun Sabarlara dair kayıtları şöyledir;

“Sabarlar, insan hafızasının hatırlayabildiği zamandan beri, ne Perslerden ne Romalılardan hiç kimsenin düşünemediği makinelere sahiptirler. Öyle ki her iki devlette yani Romalılarda ve Perslerde mühendis eksik olmamış ve her devirde surları dövmek için makineler yapılmıştır ama, şimdiye kadar Sabarların yaptıkları buluşlar gibisi ne ortaya konmuş ne de onlar gibi kullanılabilmiştir. Bu, şüphesiz insan dehasının bir eseridir.”

Sabar Kağanı Balak Handan sonra yerine eşi Boğarık Hatun geçmiştir. Savaşçılığı ve idareciliği ile Bizans kayıtlarına girmiş olan Boğarık ¹Hatun, 100 bin kişilik Sibir ordusuna komuta etmiştir. Sibirler, bölge politikasında bazen Bizans, bazen de Sasanilerle anlaşmışlardır.

Sabarlar, 557 yılında Avarların baskısı sonucunda kuzeye çekilmiş ardından Göktürk hakimiyetini kabul ederek, Göktürklerin batı kanadını oluşturmuşlardır. 576 yılında Güney Kafkasya’daki hakimiyetlerini Bizanslılara kaptırmışlardır

SONUÇ İTİBARIYLA, ADRİYATİKTEN (ETRÜSKYADAN) ÇİNE KADAR OLAN COĞRAFYANIN TÜRK COĞRAFYASI OLDUĞU TARİHİ BİR GERÇEKTİR! TÜRKLERİN BU COĞRAFYADA ÖNCESİNDEN SÜRE GELEN HAKİMİYETLERİ VARKEN DÜNYADA HENÜZ NE ROMA CUMHURİYETİ VE İMPARATORLUĞU, NE BİZANS VARDI!

DOLAYISIYLA BU TOPRAKLARA SONRADAN GELENLER TÜRKLER DEĞİL BÜTÜN DİĞERLERİDİR.

KAYNAKLAR :

1- HATTUŞAŞ ARŞİVİ-ŞARTAMHARİ KİL TABLET METİNLERİ- KBo III, 13

2- Ortadoğu’da Türklerin Varlığı Tartışmaları / Prof. Dr. Ekrem Memiş Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkiye. Türkler Cilt 1. Yeni Türkiye Yayınları 2002 Ankara

3- Firudin Celilov, Turk boyları Facebook sayfası

4- https://www.facebook.com/firudin.celi

5-^ W. Eberhard, "Çin Tarihi", Ankara 1947, s.33. Yrd. Doç. Dr. Hasan Bahar: "Türkistan'ın coğrafi konumu ve ilkçağ kaynaklarına göre tarihi", s. 240. 12 Ağustos 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

6-^ Şevket Koçsoy, "Türk Tarihi Kronojojisi", Türkler, C. I., Yeni Türkiye, Ankara, 2002, s. 73.

7- Özkan Ezgi, Orta Asya'nın En Eski Kültürleri ve Çin Medeniyeti ile İlişkileri, C. I., Yeni Türkiye, Ankara, 2002, ss. 467 - 469.

8-^ Emel Esin, İç Asya'da Milattan Önceki Bin Yılda Türklerin Atalarına Atfedilen Kültürler, C. I., Yeni Türkiye, Ankara, 2002, s. 498.

9- Dr. Pınar Bülbül’ün “En Eski Çağlardan Persler Dönemine Kadar Afyonkarahisar ve Çevresi” isimli doktora tezi

10- Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Türk Tarihi yay

11- Kemâl Kaplan, ANADOLU LOJİSTİK TARİHİ, 2015

12- Aynur Çınar:Tarihte Kaybolmuş bir Medeniyet Etrüskler ve Etrüsk Dini