Bize her zaman kibrin kötü olduğunu, kimseden kendimizi üstün görmememiz gerektiğini ve mütevazi olmamız gerektiği öğütlendi. Ama neden?

Elbette ki kimseyi hor görmeyelim. Mesele hor görmek değil zaten. Herkesi kendine eşit saymak mesela ama gerçekten de eşit miyiz?

Mesela her konuda sizin verdiğiniz değer, emek ve zaman aynı mı herkesle? Konu ne olursa olsun herkes sizin kadar çabaladı mı mesela, sormak lazım.

Herkes eşit şartlarda başlamaz hayata ve durum böyleyken herkes eşittir demek de biraz abes olur. Kiminin parmak şıklatmasına bile gerek kalmadan elde ettiğini siz tırmalayarak elde ediyorsanız, eşitlik bunun neresinde durur mesela?

Evet insan olsak haklarımız aynı olabilir, hukuk alanında da eşit sayılırız ve herkese aynı muamele yapılması gerekir. Ama konu sizin çabanız, yaşamda edindiğiniz yer ya da edinmek istediğiniz yerse herkes aynı olmayabilir.

Mütevazilik elbette güzel huydur ama fazla mütevaziliğin sonu da cahilden nasihat dinlemeye çıkıyorsa da gerek olmayabilir. Sonuçta insanlar kendi değerini kendi belirliyorsa da ne kadar mütevazi olursanız bir o kadar aşağılandığınız lanet bir dönem de olmaktayız. Mütevazi olacağız diye de kendimizi yok sayamayız.

İnsanlar kendinizi yok etmenizi beklese de mütevaziliğin fazlası kendi hakkına girmektir bir yerde. Değerini azımsamak da bir nevi hak ihlali sayılır.

Özellikle de kendini parlak göstermenin marifet sayıldığı bir devirde de biraz kibrin kimseye zararı olmayabilir. İnsanlar kendilerini olmadığı gibi gösterirken de sizin çok çaba sarf ettiğiniz konularda mütevazi olmanız da artık başka bir boyuta geçmektir ki bunu da iyi saymayız.

Her konuda olduğu gibi mütevazilikte de belli bir seviye olmalı ki fazlası yine kendine bağlanılan künde…