Dünya siyaseti, ülkeler arasındaki ilişkiler çok garip bir hale geldi. Kendi ülkemizin ahvalini düşünmekten başka ülkelerde neler olup bittiğine pek bakamasak da Venezuela’nın yaşadıklarını çoğumuz duymuşuzdur. Amerika’nın kararıyla bir gece de bir ülkenin devlet başkanı, kendi ülkesinde, güvenli konutunda eşi ile birlikte yakalanarak; yönettiği ülkeden kaçırıldı. Bu olay bir Amerikan filminde geçse yok artık amma abartmışlar diyeceğimiz olay gerçekten yaşandı. Bir devlet başkanı, başka bir ülkenin çıkarlarına göre hareket etmediğinden, ülkesini tabir-i caizse peşkeş çekmediğinden bir suçlu gibi kelepçelenerek hapse atıldı. Dünya ülkeleri, ekonomik-siyasi-askeri bakımdan gelişmiş ülkeler, demokrasinin beşiği olan ülkeler ise korkudan seslerini bile çıkaramadı.

Amerika denilen ülke adeta bir eşkıya misali, beğendiği yere konup, istediği hammaddenin kaynağı olan ülkeleri ele geçirip, stratejik olan ülkelere istediği üsleri kurup hükümdarlığını ilan etmenin peşinde. Peki iş bu kadarla bitecek mi? Trump denilen aklı bozuğun radarında başka hangi ülkeler var ve neden?

Amerika daha öncede benzer davranışı Irak ve Afganistan’da gerçekleştirmiş. Bu ülkelere demokrasiyi getireceğini söyleyerek işgal etmiş ardında enkaz bırakmıştı. Aynı şey çanak tuttuğu sözde Arap baharı yaşayan ülkeler için de geçerli. Her hamlesi sadece daha istikrarsız ülkeler oluşturmakla ve bu ülkelerin kaynaklarını sömürerek fakirleştirmekle sonuçlandı.

Trump’ın şu anki hedefinde ise uzun süredir dilinden düşürmediği Grönland var. Grönland 57 bin kişinin yaşadığı büyük kısmı buzlarla kaplı bir ada. Trump için bu ada ülkesi, Amerika’nın ulusal güvenliği için stratejik bir öneme sahip. Ada’nın çevresinde Rus ve Çin gemilerinin olması Trump için bir rahatsızlık nedeni ama asıl neden zengin maden yatakları olabilir mi?

Grönland özellikle nadir bulunan toprak elementleri, uranyum, altın ve hidrokarbon rezervleri ile dikkat çekiyor. Bölge neredeyse hiç el değmemiş, bu madenlerin çıkarılması coğrafi koşullar nedeniyle oldukça zor. Ayrıca bu madenlerin çıkarılması adanın tabiatını son derece olumsuz yönde etkileyecek. Uzun vadede bunun dünya geneli içinde olumsuz etkileri olacak. Mevcut iklim koşullarında küresel ısınmadan bu ada ülkesi de muzdarip, ancak buzulların erimesi para avcıları için son derece iyi koşullar oluşturuyor. İsveç ulusal gazetesine göre Grönland’ın yer altında ve deniz tabanında en az 2.54 trilyon dolar değerinde kritik hammadde rezervi bulunuyor. Bunun yanı sıra bölge 31 milyar varile eşdeğer petrol ve doğal gaz rezervine sahip. Hal böyle olunca da zenginlik başa bela hesabı ada Trump’ın hayallerini süslüyor.

Benim burada merak ettiğim Müslüman ülkelerdeki işgallere rejim değişikliğine ses çıkarmayan, Venezuela gibi 3. Dünya ülkesi konumundaki bir ülkenin devlet başkanının derdest edilmesine kayıtsız kalan diğer ülkeler iş Grönland’ın başına gelince ne yapacaklar? Nasıl bir kılıf uyduracaklar? Sessizlik devam mı edecek yoksa Büyük Patron’a ses yükseltebilecek mi? Hep birlikte çok da uzak olmayan bir zamanda göreceğiz.