İSTANBUL (AA) - Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Kıvanç Zaimler, elektrifikasyonun, enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra ekonomik büyüme modelinin dönüşümü açısından da Türkiye için büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Zaimler, İstanbul Finans Merkezi'nin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Sabancı Holding'in 'Elektrifikasyon Partneri' olduğu, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin Zaimler, konferansın ülkede hayata geçirilen iyi örnekleri ortaya koymak ve gelecek döneme ilişkin taahhütleri paylaşmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

GSK Türkiye'de üst düzey atama
GSK Türkiye'de üst düzey atama
İçeriği Görüntüle

Zaimler, iklim değişikliğiyle mücadelede artık taahhütlerden uygulamaya geçilmesi gerektiğini belirterek, bu yaklaşımın Türkiye dahil tüm katılımcı ülkeler için geçerli olduğunu dile getirdi.

Elektrifikasyonun Türkiye ekonomisine katkısına ilişkin Zaimler, 'Türkiye'nin ekonomik büyüme modeline katkı sunacak bir konu elektrifikasyon. Elektrifikasyon, sadece elektriği daha fazla kullanmak değil, bilgiyi, teknolojiyi daha fazla kullanabilmek. Sadece bir enerji dönüşümü, sadece bir iklim çözümü değil, bir ekonomik büyüme modelindeki dönüşüm olarak görüyorum ve Türkiye için büyük bir fırsat.' dedi.

Zaimler, Türkiye'nin COP31 ev sahipliğini en iyi şekilde yapacağına inandığını dile getirerek, 'Hükümetlerin, devletlerin, bilim insanlarının, STK'lerin, iş ve finans dünyasının bir araya geldiği bir organizasyonda şansımızı iyi kullanacağımızı düşünüyorum. Elektrifikasyon partneri olmak da esasında bizim için en doğru tercihlerden biriydi.' diye konuştu.

- 'Sabancı Topluluğu olarak elektrifikasyonun merkezindeyiz'

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın 5 Kasım'da açıklayacağı Milli Enerji 2040 vizyonunun en önemli konularından birinin elektrifikasyon olacağını düşündüğünü belirten Zaimler, 'Sabancı Holding olarak, Sabancı Topluluğu olarak elektrifikasyonun merkezindeyiz.' ifadesini kullandı.

Zaimler, Sabancı Holding'in bu alandaki çalışmalarına işaret ederek şunları söyledi:

'Enerji üretiminde temiz kaynaklara yatırım yapan en büyük şirketimiz Enerjisa Üretim ve bu yatırımlarına hızla devam ediyor, bütün büyümesi yenilenebilir enerjiden geliyor. Bu enerjinin taşınması ve dağıtılması gerekiyor. Elektrik dağıtımında Enerjisa Enerji, Başkent, Ayedaş ve Toroslar bölgelerindeki teknolojik yatırımlarıyla bu dönüşüme katkı sağlıyor. Mobiliteye bakarsak, Eşarj elektrikli araç şarjında, Temsa elektrikli otobüs üretiminde yer alıyor. Sanayi şirketlerimiz Brisa, Kordsa ve Çimsa, hem verimlilik hem de elektrifikasyon projelerini aynı anda yürütüyor. Akbank ile elektrifikasyonun, karbon azaltımının finansmanını sağlıyoruz. Sigorta şirketlerimizle de bunu koruyoruz. Sabancı Üniversitesi bugün bu konuda öncü üniversitelerden biri. Özellikle Türkiye'de kurulan ilk iklim merkezlerinden biri olan IICEC bu konuda politikalar üretiyor. Yaptığımız işlere bakarsanız, elektrifikasyon bu işlerin hepsinin merkezinde.'

Elektrifikasyonun, günlük yaşamda fosil yakıtların yerine elektriğin daha fazla kullanılması ve bu elektriğin mümkün olan en temiz şekilde üretilmesi anlamına geldiğini ifade eden Zaimler, dönüşümün merkezinde insanın ve insan hayatını kolaylaştırmanın bulunduğunu dile getirdi.

Zaimler, 'Sayın Bakanımızın açıklayacağı vizyon programında yine işin merkezinde insan olacağını düşünüyorum.' ifadesini kullandı.

Ulaşımda elektrikli araçların, evlerde ise ısınma ve pişirme amacıyla elektrikli cihazların daha fazla kullanılacağını belirten Zaimler, asıl önemli dönüşümün ise sanayide yaşanacağını söyledi.

Zaimler, ısı veya mekanik enerji gerektiren sanayi faaliyetlerinde elektriğin daha fazla kullanılacağını dile getirerek, 'Amaç elektriği daha fazla kullanmak, bunu temiz kaynaklardan üretmek ve karbon ayak izimizi azaltmak ama aynı zamanda ekonomik gelişim modelimizi de dönüştürebilmek. Ülkelerin kalkınması için de elektrifikasyon önemli araçlardan biri.' dedi.

- 'Finansman, güvenilir, öngörülebilir pazarlara, öngörülebilir projelere gider'

Enerji dönüşümü sürecinde bazı kısıtların bulunduğunu ancak fırsatları daha fazla gördüğünü söyleyen Zaimler, şunları kaydetti:

'Bu dönüşümün bir maliyeti var. Bu maliyetin finanse edilmesi lazım. Finansman da güvenilir, öngörülebilir pazarlara, öngörülebilir projelere gider. Dolayısıyla kamunun, karar vericilerin, politika yapıcıların, düzenleyici kurumların da bu öngörülebilirliği sağlama yükümlülüğü var. Bu birinci önemli konu.

İkincisi, dünya genelindeki dönüşümde elektrifikasyon en önemli reçetelerden biri ama aynı reçeteyi bütün ülkelere uygulayamazsınız. Bugün çok gelişmiş bir ülke ile daha az gelişmiş bir ülkenin ihtiyaçları, öncelikleri, imkanları farklı. Dolayısıyla gelişmişlik seviyelerine göre ülkelerde farklı politikaların uygulanması lazım.

Üçüncüsü, dönüşümden bahsederken en önemli konunun sanayideki dönüşüm olduğunu söylemiştim. Burada her sanayiye de aynı reçeteyi uygulayamıyorsunuz. Bugün yüksek enerji tüketen çimento, demir-çelik, alüminyum ve diğer sektörlerin elektrifikasyon yol haritaları birbirinden farklı olacak.'

Zaimler, Türkiye'de bu konudaki farkındalığın yüksek olduğunu belirterek, 'Bugün Türkiye'nin enerji ithalatı cari açığın en önemli sebeplerinden biri. Bu bağımlılığın azaltılması lazım. Bu dönüşüm sadece bir enerji dönüşümü değil, sanayinin de birlikte dönüşümü.' dedi.

Yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretmenin, bu alandaki değer zincirinde Türkiye'nin payını artırmanın, üretilen elektriği iletim ve dağıtım hatlarıyla tüketiciye ulaştırmanın ve tüketim alışkanlıklarını değiştirerek verimliliği artırmanın önemini vurgulayan Zaimler, 'Bütün değer zincirinde hep beraber gelişebileceğimiz, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya katkı sağlayabileceğimiz bir fırsat olarak görüyorum.' ifadesini kullandı.

(Bitti)

Kaynak: AA