0
Köy Enstitüleri, köyün ve köy çocuklarının başına konan bir talih kuşu idi. Çünkü aydınlanmaya, bilinçlenmeye, bolluğa, gönence en layık kesim üretici olan köylüdür. Bu nedenledir ki Atatürk, 'Köylü, ulusun efendisidir.' demiştir. Köylüyü, ulusun efendisi durumuna getirmek için kalkınmaya ve eğitime köyden, köylüden başlamak gerekmiştir.
Köyün ve köylünün kalkınabilmesi için üç önemli konu ele alınmıştır: Eğitim, Toprak Reformu, Kooperatifçilik. Köy Enstitülerinde köylerde görev yapacak öğretmen, toprak Reformunu uygulayacak tarım uzmanları ve teknisyenler köyün ve köylünün sağlık sorunlarına çözüm olacak sağlık memurları, hemşireler yetiştirilmekteydi.
Atatürk'ün çok önem verdiği ve kendisinin de üye olduğu kooperatifçilik uygulaması köy enstitülerinde de sağlıklı biçimde işlemekteydi. Enstitüler, ürettikleri gereksinme fazlası ürünlerini kooperatifleri aracılığıyla değerlendirmekteydiler. Böylece hem köylüye örnek oluyorlar hem de köylüye daha ucuz, daha sağlıklı ürünler veriyorlardı.
1940 yılında kurulan ve kısa sürede sayıları 21'e ulaşan Köy Enstitüleri aydınlatan, üreten, çalışkan, çok okuyan, düşünen ve sorgulayan kuşaklar yetiştiren çok önemli ve devrimci bir eğitim kurumlarıydı. Köy Enstitüleri, Türkiye gerçeklerine ve koşullarına uygun, nitelikli Türk eğitimcileri yani İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ile Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından gerçekleştirilen, dünyada eşi benzeri olmayan bir eğitim öğretim kurumlarıydı.
Köy Enstitüleri, yalnızca nitelikli öğretmen yetiştirmekle kalmıyordu. Öz eleştiriye dayalı, yetiştirici, Bakanlık etkisinden uzak denetim de uygulamaktaydı. Köy Enstitüleri, çağdaş, öğrenci merkezli, bilimler arası bağlantıyı sağlayan, çok yönlü, üretici, çok okuyan, düşünen ve sorgulayıcı, Cumhuriyetin değerlerine bağlı, Atatürkçü, her an görev almaya hazır insanlar yetiştirmekteydi. Bunlar, kendi dallarında kırsal kesime önderlik yapacaklardı.
Köy Enstitüleri hala konuşuluyor, tartışılıyorsa bunun nedeni, bu kurumları aşabilecek bir eğitim öğretim kurumunun ortaya konamamasıdır. Köy Enstitüleri, Cumhuriyet Türkiyesi yurttaşlarının eğitimine Türk bilim insanlarının yetişmesine, çağdaş, toplumcu ve Türk edebiyatının oluşmasına, resim ve müzik sanatının gelişmesine çok büyük katkı sağlamıştır.
Çünkü Köy Enstitülerinin zengin kütüphanesi, laboratuvarları, uygulama bahçeleri, iş atölyeleri, müzik ve spor salonları ve alanları bulunmaktaydı. Her öğrenci en az bir müzik aletini çalabilmekte, her yıl en az 25 kitap okumaktaydı. Öğrenciler, okudukları kitapları tanıtıyor, bunlar üzerinde tartışıyorlardı. Böylece hem yerli hem de yabancı yazarları, şairleri ve eserlerini tanıyorlardı. Ayrıca kendileri de şiir, öykü yazıyorlar; köylerinde ve çevrelerinde gördüklerini, gözlemlerini, araştırmalarını kaleme alıyorlardı. Bu uygulamalar, öğrencilerin yazma yetilerini geliştirmekteydi.
'Köy Enstitüleri, toplumcu kültür ile toplumcu şiirin de benimsenmesinde, yaygınlaşmasında, gelişmesinde etkili bir kurum olmuştur. Şiire, köy ve köylüler girmiştir. Köyün, köylünün sorunları, büyük bir önemli ele alınmaya başlanmıştır. Edebiyatımızda Köy Enstitülü şairler ve yazarlar olarak anılan birçok sanatçı daha bu dönemde öğrenciliğin yanı sıra etkili bir şairdir' *
Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenlerin içinde çok sayıda ünlü öykü, roman, deneme, eleştiri yazarları, araştırmacı ve sanat erleri bulunmaktadır. 'Bunların hemen tümü köyden, köylülükten gelmiş; hemen tamamı ortakçı, yarıcı, topraksız, az topraklı yoksul köylü; küçük ve orta ölçekli toprak sahibi ailelerin çocuklarıdırlar.'**
Köy Enstitülü yazar ve şairler, köy konusunu, köyün ve köylünün sorunlarını ele almış; köyü, köylüyü aydınlatmaya, bilinçlendirmeye, uyandırmaya çalışmışlardır. Bunlar, kendi yörelerinin sesi olmuşlardır. Köy kökenli ve Köy Enstitüsü çıkışlı şair ve yazarların ortak nitelikleri toplumcu ve gerçekçi sanat anlayışına sahip olmalarıdır. Bunların her birinin çok sayıda yapıtları bulunmaktadır. Köy kökenli ve Köy Enstitüsü çıkışlı şairler ve yazarlar Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatına, özellikle 1940'tan sonra damgasını vurmuşlardır. Köy Enstitüsü çıkışla şair ve yazarlardan ve eserlerinden birkaçının adları şöyledir:
Talip Apaydın; Çifteler Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünü bitirdi. Susuzluk (şiir), Sarı Traktör (roman), Karanlığın Kuvveti (anı) önemli seserleridir. Mehmet Başaran; Kepirtepe Köy Enstitüsü ile Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü çıkışlıdır. Yazmaya şiirle aşlamıştır. Fakir Baykurt; Isparta-Gönen Köy Enstitüsü çıkışlıdır. Eserlerinde gözlemci, çözümcü, toplumsal eleştirici ve devrimci bir tavır sergilemiştir. Pek çok romanı, öyküsü bulunmaktadır. En ünlü yapıtı Yılanların Öcü adlı romanıdır, aynı zamanda sinemaya da aktarılmıştır. Mahmut Makal; İvriz köy Enstitüsünü bitirmiştir. Bizim Köy adlı yapıtıyla ünlenmiştir. Makal'a göre sanat, köyü, köylüyü, işçiyi, emekçiyi ve bunların karşılaştıkları sorunları ele almalı, onları bilinçlendirmeli, aydınlatmalıdır. Ali Yücel; Düziçi Köy Enstitüsü çıkışlı olup toplumcu şairlerimizdendir. Utan Darağacı, Şiir Sıcaklığı, Antakya Çarşıları adlı şiir kitapları bulunmaktadır. Şevket Yücel; Düziçi ve Dicle Köy Enstitülerinde okumuştur. Anadolu insanını dramını ele almış, eserlerinde insana verilmesi gereken değeri ve sevgiyi ele almıştır. Osman Şahin; Güneydoğu Anadolu ağalığının acı ve çarpıcı gerçeklerini ele almıştır. Kırmızı Yel, Acenta Mirza öykü kitapları önemlidir. Behzat Ay; toplumsal gerçekçilik ve psikolojik olayları ele almış, köyü ve köylüyü uyarmak istemiştir. Dor Ali, Sürgün başlıca romanlarıdır.
Köy Enstitülü ya da Köy Enstitülerinin kapatılıp öğretmen okuluna dönüşmüş kurumlardan çıkan yüzlerce şair, yazar bulunmaktadır. Bunların bir kesimi yukarıda adları verilenler gibi ünlü, bir kesimi de sadece yörelerinde bilenmektedir. Bu yazar ve şairlerin tümünü ele almaya bu satırlar elbette yetmez. Ancak çok yakından tanıdığım ve yaşama veda etmiş iki dosttan da söz edeceğim:
İbrahim Gürşen Kafkas, Dicle Köy Enstitüsü ve Mardin Lisesini birdi, Gazi Eğitim Enstitüsünde okudu. Elliye yakın yapıta imza atmıştır. Eserlerinde sevgiyi ve çağdaş eğitimi ele almıştır. Düşlerimde Şiirlerim, Cumhuriyet ve Toplumsal Şiirler, Öğretmen Şiirleri; Mardin, Türkiye'de Eğitim ve Öğretmen, Çağlar Boyu Özdeyişlerle Kadın yapıtlarından bazılarıdır. Etem Basınoğlu, Hasanoğlan Köy Enstitsünü bitirdi. Yıllarca öğretmenlik ve yöneticilik yaptı, Okula Duyulan Özlem( öykü) ve Yaşam Kavgası (roman) adlı yapıtı önemlidir.
_________________________________________________
* Mehmet Altınkaynak, Edebiyatımızda 1940 Kuşağı, s. 92;
** Mehmet Bayrak, Köy Enstitülü Sanatçılar ve Eserleri; Yeni Toplum, Köy Enstitüleri Özel Sayısı, s. 169, 5 Nisan 1976