Kaygı sözlük anlamıyla üzüntü, tasa ve tedirgin olma durumudur. Pek çok çocukta ister bir sınava yeterince hazırlansın, ister az veya hiç umursamadan o sınava girecek olsun bu durumu yaşamakta. Sınavdan günler önce veya sadece birkaç saat veya dakika kala gerginlik, heyecan ve başaramama korkusunu hissedebilirler. Bazen bu durumu aileleri ile paylaşır, bazen de kendi içlerinde yaşayabilirler.

Sınav kaygısının pek çok belirtisi bulunmaktadır.

Zihinsel belirtiler arasında unutkanlık, dikkati toplayamama, konuları hatırlamada güçlük, yapamayacağım, kötü not alacağım endişesini taşıma gibi nedenler sayılabilir.

Fizyolojik olarak görülen belirtiler, kalp atışının hızlanması, terleme, üşüme, titreme, yüz kızarması, baş dönmesi, bulantı, kusma, ishal ve göğüste ağrı ya da sıkışma olarak görülebilir.

Duygusal belirtiler ise gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, korku, panik ve çaresizlik olarak karşımıza çıkabilir.

Davranışsal belirtiler; dikkatsizlik, sınavda donup kalma, sınavdan kaçma, çalışmada isteksizlik olarak görülebilir.

Sınav kaygısının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bunların en başında öğrencinin zaman planlaması yapamaması ya da yapmaması gelmektedir. Çalışılacak konuların birikmesi, çalışmaya geç başlama gibi durumlar bu kaygıyı arttırır.

Bazen öğrencinin mükemmel olma isteği de kaygı durumunu arttırabilir. Hiç hatasız, yanlışsız bir sınav kağıdı vermek isteyen ya da en başarılı olmayı hedefleyen çocuk sınav öncesi aşırı kaygı yaşayabilir.

Başarısız olma korkusunu yoğun yaşayan öğrencilerde de güven kaybı yaşadıkları için kaygı düzeyi artışı görülebilir.

Ailenin baskısı, öğrencinin kariyer planlamasının dışında olan ancak bir başarı elde etmesi beklenen bir sınava tabi tutulması gibi nedenlerle de sınav kaygısı yaşanabilir.

Çocuğun 'bu sınavı geçemezsem okuldan atılırım.' gibi sınava dair olumsuz beklentiler taşıması ya da arkadaşlarının onun başarısız olması durumunda onunla dalga geçeceği düşüncesini taşıması gibi durumlar sınav kaygısını arttırır.