0
Bakıyorum da son yıllarda Mesut Barzani hep sonbahara doğru Türkiye üzerine salvolar yapıyor. Ak Parti'nin 2012 yılının Ağustos'un son günü yaptığı kongrede kendisine yönelik 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganı atılınca 2013 yılının Kasım ayında Diyarbakır'da dönemin Başbakan'ı tarafından 'Molla Mustafa Barzani'nin oğlu dostum Mesud Barzani'yi bugün Diyarbakır'da ağırlıyoruz. Sizin şahsında Kuzey Irak Kürdistan bölgesindeki kardeşlerimizi selamlıyoruz.' şeklinde ağırlanıyordu. O da boş durmadı. Barzani; 'Ortadoğu'da artık birlikte yaşama günü gelmiştir. Savaşlar denendi, kimse savaştan bir hayır görmedi. Barış temeli artık atılmıştır. Sayın Erdoğan'a teşekkür ederiz, cesaretle bu adımı attı. Kürt kardeşlerime sesleniyorum, barış projesini desteklesinler. Barışa verilecek savaş zor bir savaştır. Barış yolu ne kadar uzun olsa da bir sene savaşmaktan daha iyidir' deyiverdi.
![]() |
Şimdi atılan barış temelini yine dinamitleme görevi Barzani'nin… 25 Eylül'de bağımsızlık referandumu yapmaya niyetli… Hem de üç yıldır parlamentosunu kapalı tutan, seçimlerini yapmayan, parlamento başkanı ve muhalefet milletvekillerinin başkente girişini yasaklayan bir siyasi ortama imza atan, bu suretle kendi bölgesel yönetim başkanlığını da boşa çıkaran Barzani referandum yapıyor. Hatta bu süreci 'çok da arzulanan, tatmin edici bir ortam olmadığı aşikar' diye eleştiren Selahattin Demirtaş cezaevinden bir gazetedeki yazısında ilginç bir de örnek verdi. Demirtaş, referandumun İspanya'da Katalonya'nın bağımsızlığına benzetilmesine karşı çıkarak şunları söyledi: 'Dikkat edilirse Katalonya'da bağımsızlık referandumu dahil bütün süreci Katalan parlamentosu ile altı yüzden fazla Katalan belediye meclisi birlikte yürütüyorlar. Bağımsızlığa doğru giderken alması gereken her türlü tedbir, ulusal birlik ruhuyla ve perspektifiyle bu kongre tarafından alınmalıdır.'
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'ye giderken havaalanında Barzani'ye şöyle seslendi: 'Dara girdiğin zaman kapımızı çalacaksın, her türlü desteği bizden alacaksın. Ama Irak'ın parçalanmasına gelince bildiğini okuyacaksın. Çocukluk hikayesiymiş. Devlet yönetmek çocukluk olur mu? Burada Irak Merkezi Yönetimi'nin takındığı tavır, tabi ki bir federal yapının yöneticileri olarak kendilerinin tabii hakkıdır, biz müdahale etmeyiz. Ama aynı şeyleri düşünüyoruz.'
'Çocukluk hikayesi' sözüne takıldım. Sözde Bağımsızlık Barzani için bir çocukluk hikayesi… ABD'de yayınlanan Foreign Policy Dergisi'ne konuşan Barzani geçmişe şöyle yolculuk yapıyor:
"Ben Kürdistan'ın bağımsızlığı için doğdum. Doğduğumda, babam ve ailem ilk Kürdistan cumhuriyetini desteklemek için Barzan bölgesinden İran'ın Mahabad bölgesine gitmişti. Ben orada doğdum. 16 yaşındayken elime silah aldım. Bunun benim mirasım için ne anlama geldiğini düşünün; bütün hayatım Kürdistan'ın bağımsızlığı için geçti. Kürt tarihindeki ilk Kürt cumhuriyeti, Mahabad'daydı. Kürt bayrağını göndere çektiklerinde, ben o bayrağın gölgesine doğdum. Bağımsız bir Kürdistan'ın bayrağının gölgesinde ölmek istiyorum."
![]() |
Yeminli bir Peşmerge olarak bu hayalinde sözde bağımsızlıktan vazgeçmeyen Barzani'ni bu inadını kimlere borçlu olduğunu da şöyle anlatıyor:
"Ben, Şeyh Abdülselam Barzani'den birliktelik ve bağımsızlık için bedel ödeme kültürünü öğrendim. Mele Mustafa Barzani'den Pêşmergeliği ve fedailik yaşamını öğrendim. Şeyh Ahmed Barzani'den, dinin her şeyden önce ahlak olduğunu, inancın ise zincirlerden daha güçlü olduğunu öğrendim. Babamdan uzakta öğrendiğim ilk şey ise annemden öğrendiğim doğruluktu. Partim, Eylül Devrimi ve Mayıs Devrimi'nden ise 'Ya Kürdistan ya ölüm'ü öğrendim. Şehit annelerinden yüzleşmeyi ve tutunmayı, Pêşmergeden de direnmeyi ve dayatılan tüm iradeleri reddetmeyi öğrendim. Tüm Kürdistan halkı benim için değerlidir ve ömrümü bu halk ile bu vatan için ayırdım. Tarikattan ve Mewlana Xalidê Kurdî'den tahammülü öğrendim. Yaşadığım sürece kendimi ülkemin ve tüm Kürdistan halkının Pêşmergesi olarak kabul edeceğim."
Sözde bir Kürdistan hayali için referandum yapmak Barzani'den önce Kuzey Irak'tan ucuz petrol alan İsrail'in hatta İngiliz ve Amerikan petrol şirketlerinin projesi… Bağımsızlık tartışmalarının altında günlük 4.32 milyon varil ham petrol üretimiyle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) ikinci en büyük üreticisi Irak'ın 45 milyar varil petrol rezervinin yanı sıra 1 ila 3 trilyon metreküp arasındaki doğalgaz miktarına da ev sahipliği yapan Irak'ın Kuzey Irak bölgesi bulunuyor.
Elektrik hizmetinden posta hizmetine, Ceyhan üzerinden petrol ihracına kadar birçok alanda Türkiye'ye bağımlı mecbur olan Bölgesel yönetiminin bağımsızlık referandumuyla yeni bir çözümsüzlük süreci başlatmaya kalkışması Türkiye'nin Kıbrıs'tan sonra ikinci kırmızı çizgisinin oluşmasına neden olacak. Gök kubbeyi başına yıkacak kadar kararlı ve bir o kadar da sabırlı olan Türkiye, İngiltere ve ABD'nin kriminal finans kavgasında ezilen taraf değil üçüncü yolu gösteren taraf olacaktır. Barzani'nin çocukluk hikayesi yoksa eline verilen bir elma şekeri ile bitebilir.

