ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başkanlığında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen özel oturumda, '100. Yıl Kararları' oy birliğiyle kabul edildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB'in bilimsel danışma ve inceleme organı olan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kuruluşunun üzerinden 100 yıl geçti.
Bir asırdır Türk milli eğitiminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda eğitim politikalarının geliştirilmesine bilimsel katkı sunan Kurul, bugün Bakan Tekin'in başkanlığında '100. Yıl Özel Oturumu' gündemiyle toplandı.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Kurul Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda, Kurul Başkanı Cem Gençoğlu, özel oturumu açtı. Ardından Bakan Tekin, gündeme yönelik müzakereleri başlattı ve kurul üyelerine söz verdi. Kurul üyeleri, 100. yıla yönelik görüşlerini aktardı.
- 'Kurul'un katkılarıyla Bakanlık çok güzel işlerin altına imza attı'
Milli Eğitim Bakanı Tekin, özel oturumda yaptığı konuşmada, Milli Mücadele ile 1921'de toplanan Birinci Maarif Kongresi'nin, yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti devletinin neye ihtiyacı olduğuna dair, özellikle eğitimle ilgili hususların tartışıldığı bir zemin olduğunu hatırlattı.
Ardından 1 Kasım 1926'da Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının kuruluşunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ilan edildiğini anımsatan Tekin, Kurul'un, geçen 100 yıllık süreçte çok önemli bir yapılanma süreci yaşadığını belirtti.
MEB açısından Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının çok önemli bir paydaş olduğunu vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:
'Bu Kurul'un katkılarıyla Bakanlık çok güzel işlerin altına imza attı. Bunlardan biri olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni ben iki açıdan çok önemsiyorum. Biri, çizdiğim bu perspektif açısından, biri de programların özellikle beceri temelli hale gelmesi perspektifiyle baktığımızda bilhassa çağın realitelerine adapte olacak, uygun davranacak, hızlı hareket etme mekanizmasını oluşturdukları için. Çünkü geçen her yıl, her dönem geride kalma ve makasın açılmasıyla ilgili ciddi riskler taşıyordu. Bu anlamda hızlı bir süreci başlatmış olduk. Daha dinamik bir süreç, bundan sonra da yürüyecek.'
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin oluşturulması sürecinde, hem genel müdürlüklerden gelen programların içeriği açısından hem de oluşturulan diğer komisyonlarla Birinci Maarif Kongresi'nde arzu edilen milli seciyelere uygun bir maarif modelinin inşa edilmesi için ilave müdahaleler yaptığına işaret eden Bakan Tekin, bunu da çok önemsediğini vurguladı.
- 'Milli birliğimizi, beraberliğimizi, Cumhuriyet'i sahiplenecek bir kuşak yetiştirmek ana işlevimiz'
Milli Eğitim Bakanı Tekin, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin meyvelerini almaya başladık.' ifadesini kullanarak, 2029'da PISA'nın yeni döngüsünün yapılacağını, bu döngüde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin de etkisiyle çok daha başarılı bir sonuç alacaklarına inandıklarını söyledi.
Sokağa çıktıklarında vatandaşların, 'Derslikler yaptınız, öğretmenler atadınız, okullarımızda teknolojik donanım artırıldı, okulların fiziki kalitesi arttı ama bizim hala eğitim öğretim süreçleriyle ilgili şikayetlerimiz var. Eskiden çocuklarımız büyüklerine saygıda kusur etmez, tarihine, milli değerlerine sahip çıkardı. Biz böyle bir toplum istiyoruz.' dediğini aktaran Tekin, bu durumun çağın önemli bir hastalığı olduğu görüşünü paylaştı.
Bakan Tekin, 'dünya vatandaşlığı' veya 'küresel vatandaşlık' gibi kavramlar üretildiğine işaret ederek, şöyle konuştu:
'Bu kavramla ülkelerin kendilerine ait milli değerleri örselenmeye ve kimin tarafından belirlendiğini bilmediğimiz bir karakter formuna doğru evrilmeye başladı. Bu, hepimizi rahatsız ediyor. Çünkü bu vatandaş tanımının içinde biz yokuz, bize ait değerler yok. Dolayısıyla bu vatandaş tanımının egemen olması durumunda bizi biz yapan değerlerimizin ne olacağıyla ilgili, bir sonraki kuşakla ilgili öngörüde bulunamıyoruz. Bununla mücadele etmek durumundayız. Vatandaşlarımızın talebi de bu, toplum da bunu istiyor. Bizim bir sorumluluğumuz var, bu konuda tedbir almak. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız bugüne kadar bilhassa Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde çok iyi bir sınav verdi. Bundan sonra da bu sürece bu perspektifle bakacağına inanıyorum.
Bizim yapmamız gereken ana iş şu; Talim ve Terbiye Kurulu kurulurken de parlamentoda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği amaca matuf bir şekilde çalışması açısından milli birliğimizi, beraberliğimizi, devletimizi, Cumhuriyet'i, değerlerimizi sahiplenecek bir kuşak yetiştirmek bizim ana işlevimiz. Bundan taviz verirsek, bunu yapamazsak biz de görevimizi yapmamış oluruz. Hem idari ve hukuki anlamda görevimizi yapmamış oluruz hem de topluma karşı, millete karşı olan hassasiyetimize sahip çıkmamış oluruz.'
- 'Yetkin ve erdemli nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunmak temel hedef'
MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Gençoğlu da Kurul'un bugün bir asırlık tarihi tecrübe ve kurumsal birikimin şekillendirdiği köklü bir hafızayı temsil ettiğini belirtti.
Bir asırlık kurumsal birikimin, geçmişten devraldıkları mirası korumanın ötesinde onu çağın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirerek geleceğe taşıma sorumluluğunu da beraberinde getirdiğine işaret eden Gençoğlu, Kurul'un Bakanlığın maarif vizyonu ve temel hedefleri doğrultusunda tüm hizmet birimleriyle eş güdüm içinde çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Öğretmenlerin, akademisyenlerin, ailelerin ve eğitim camiasının bütün paydaşlarıyla ortak aklı ve ortak emeği büyütmeyi esas aldıklarının altını çizen Gençoğlu, Kurul'un, milli eğitimin köklü değerleri ile geleceğin ihtiyaçları arasında güçlü bir bağ kurmayı temel sorumluluk olarak gördüğünü belirtti.
Gençoğlu, şunları kaydetti:
'Bu sorumluluk anlayışımızla Kurulumuz, köklerinden güç alan, bilim ve hikmetin rehberliğinde ilerleyen, milli kimliği ile insanlığın ortak değerlerini buluşturan, bilgi ve teknoloji üreterek ülkesinin ve insanlığın hizmetine sunan yetkin ve erdemli nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunmayı, ikinci yüzyılın temel hedefi olarak benimsemektedir. Talim ve Terbiye Kurulu'nun kuruluşunun 100. yılı münasebetiyle ortaya koyduğumuz bu iradeyi, ikinci yüzyıla yönelik kurumsal vizyon ve ilke beyanımız olarak ifade etmek isterim. Bu beyan, bir asrı aşan milli ve kurumsal birikimimizi geleceğe taşırken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedefleri doğrultusunda milli eğitime bilimsel temelde rehberlik etme sorumluluğunu da ortaya koymaktadır.'
- 5 maddeden oluşan kararlar oy birliğiyle kabul edildi
'100. Yıl Kararları' taslağının okunması sonrası yapılan açık oylamada, 5 maddeden oluşan kararlar Kurul üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi ve imzalandı.
Oy birliğiyle alınan kararlar şöyle:
'1- Milli Mücadele'nin en zorlu ve çetin şartlarında bile eğitim meselesini önceleyen bir millet olarak, 15-21 Temmuz 1921'de toplanan ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlık ettiği Birinci Maarif Kongresi'nin değer ve önemi hatırlatılarak alınmış kararlar tekrar gözden geçirilmiş, hürriyet ve istiklalin askeri, siyasi, iktisadi alanlarda olduğu kadar eğitim, kültür ve dil bakımından da vazgeçilmezliği vurgulanmıştır.
2- Kurulduğu 1926 yılından bugüne, Türk milli eğitim sisteminin şekillendirilmesine yön vererek gelecek kuşakların yetiştirilmesinde önemli bir rol üstlenen Talim ve Terbiye Kurulu'nun hükmi şahsiyetine ve tarihsel önemine dikkat çekilmiş, Kurul'da geçmişte görev yapmış tüm başkan ve üyeler rahmet ve minnetle anılmış, halen görev yapmakta olanların üstlendikleri sorumluluğun önemi vurgulanmıştır.
3- Sayın Cumhurbaşkanımızın yarınlarımız için yön ve istikamet belirlediği 'Türkiye Yüzyılı' idealine uygun olarak hazırlanan ve yürürlüğe konulan 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin geleceği hedefleyen bir eğitim manifestosu olduğu vurgulanmış, bu projeksiyonla yeni kuşaklardan bilgi, düşünce, beceri, erdem ve estetik yetkinlikler bakımından kendi çağına 'yeni bir söz' söyleyecek, 'yeni bir hayat' teklifi getirecek bir atılım beklendiğine, bireysel ve toplumsal düzleme anlam katacak bir eğitim yaklaşımı sunulduğuna dikkat çekilmiştir.
4- Eğitimin bir milli güvenlik mevzusu olduğunun altı çizilerek milletimiz ve nesillerimiz için tarihin öznesi konumuna yükselmeyi sağlayacak nitelikte bir gelecek inşa etmenin dilde ve düşüncede verilecek mücadeleyle mümkün olduğu ifade edilmiştir.
5- Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına, gayret, adanmışlık, bilimsellik, objektiflik ile milli hassasiyetler kriterlerine uygun olarak çalışmalarında başarı dilek ve temennileri ile toplantı sona ermiştir.'





