0

2001 yılında TBMM'de kabul edilen yasa ile 2023 yılına kadar uzanan bir stratejiyle hedefler belirlenmişti.

2001-2023 Dönemini kapsayan uzun vadeli gelişme stratejimizin temel amacı; Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyini aşma hedefi doğrultusunda, Türkiye'nin 21'inci yüzyılda kültür ve uygarlığın en ileri aşamasına ulaşarak dünya standardında üretken, geliri adil paylaşan, insan hak ve sorumluluklarını güvenceye alan, hukukun üstünlüğünü, katılımcı demokrasiyi, laikliği, din ve vicdan özgürlüğünü en üst düzeyde gerçekleştiren, küresel düzeyde etkili bir dünya devleti olmasıdır. Bilgi toplumuna dönüşümün sağlanarak yüksek dünya hasılasından daha yüksek oranda pay alınması toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi, bilim ve uygarlığa katkı ile bölgesel ve küresel düzeylerdeki kararlarda etkin söz sahipliği uzun dönemli gelişme stratejimizin nesnel amaçlarını oluşturmaktadır.

Günümüzde ise hükümet eden AK Parti'nin 2023 hedefleri konuşulmaktadır. Bu hedefler yukarıda yasalaşan strateji çerçevesinde yürütülmektedir. 2001 yılında kabul edilen stratejinin hedefleri içinde eğitim önemli bir yer almaktaydı. Buna göre, halkın yüzde 50'si üniversite, yüzde 100'ü ise lise mezunu olacaktı. Ayrıca milli gelir ve ülkede refah düzeyi yükselecekti. Kadın erkek eşitliği sağlanacak, kadının toplumsal üretimdeki fonksiyonu artacaktı.

Gerek 2001 yılında kabul edilen stratejideki hedefler gerekse AK Parti'nin seçim bildirgelerinde dile getirilen hedefler, Türkiye'nin güçlü bir ülke olmasını amaçlıyordu. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, gelişmiş ülkelerin coğrafyamızdaki petrole sahip olmak için yürüttükleri politikalar ve eylemler 2023 yılı hedeflerini olumsuz etkilemektedir.

Şu anda Türkiye'de referandum nedeniyle sistem-rejim tartışmaları yapılmaktadır. Türkiye'nin dış ilişkileri referandumu etkilemek amacıyla kuşatılmış durumdadır. Batı ülkelerinin coğrafyamızdan beklentileri, Türkiye'nin siyasal yapılanmasıyla çok yakından ilgilenmelerine neden olmaktadır. 2023 yılına 6 yıl kaldı. Gelişmiş ülkelerin Türkiye'ye yönelik dayatmacı tutumlarının 2023 yılı hedeflerini olumsuz etkileme olasılığı vardır. Referandum sürecinin ardından Türkiye'yi zor günler beklemektedir. Bir taraftan tasarlanan hedeflere ulaşmak beklentisi, diğer taraftan uluslararası ilişkilerde güçlü olmak ihtiyacı birbirini tetikleyecektir.