0
Bugün tarih 17 Nisan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. cumhurbaşkanı, eski başbakanı, devlet adamı, siyasetçi, bürokrat Malatyalı Halil Turgut Özal'ın aramızdan ayrılışının 24.seneyi devriyesi. Turgut Özal 1983-1993 yılları arasında geçen on yıl gibi çok kısa bir sürede, Türkiye siyasetinin dönüm noktalarından birisi olarak Türk siyasetine 'Özallı yıllar' olarak damga vuran kişidir.
Turgut Özal Türk siyasi hayatının vizyoner liderlerinden biri olmasına rağmen aynı zamanda da en çok da tartışılan ve eleştiri konusu edilen lideri olmuştur. Buna rağmen Özal sonrasında özellikle sağ partiler Özal misyonunu yüklenme yarışına girmişlerdir.
12 eylül sonrası Türk siyasi hayatında yaşanan parçalanmayı; partisinin dört eğilimi 'milliyetçilik, muhafazakarlık, liberalizm ve sosyal adaletçilik' ile bütünleştiren Özal, siyasi olarak düşünce ve ifade, din ve vicdan ile teşebbüs özgürlüğü konusunda üç temel özgürlük üzerinde durmuş, ülkelerin gelişmesinde tabuların ortadan kalkmasının ve her türlü fikrin özgürce ifade edilmesinin önemini vurgulamıştır. Türkiye'nin dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin hedefleri konusunda alışılagelmişin dışında bir politika izlemiştir.
Turgut Özal'ın siyasi kişiliğini siyaset politikaları ve ekonomi politikaları olarak iki temel konuda değerlendirmek gerekir. Osmanlı'nın son dönemlerinde başlayan ve cumhuriyetle birlikte artarak devam eden batılılaşma ve modernleşmenin, Türkiye'nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesinin, ekonomik ve teknolojik açıdan batılı ülkelerle rekabet edebilecek seviyeye ulaşması halinde mümkün olduğu savunmuş, liberal siyasi reformlar yapmıştır
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki uygulamaları ile dünyaya örnek ekonomik model olarak gösterilen ve önemli ölçüde başarı sağlanan karma ekonomik sistemden bin dokuz yüz ellili yıllarda kısmen vazgeçilerek dışa bağımlı ekonomik politikalar benimsendi. İzlenen dışa bağımlı, içe dönük kapalı ekonomik politika sonucu geri kalan ekonomiyi canlandırmak, Türkiye'nin sahip olduğu kaynakları değerlendimek amacıyla yapısal bir değişim yaparak teşebbüs özgürlüğünün teşvikini sağlamıştır. Ekonominin serbest pazar şartlarında yeniden yapılandırması ve liberal ekonomiye geçilmesi yönündeki kararlar almıştır. Bunun en önemli göstergesi mali piyasada yapılan düzenlemelerdir. Özallı yılların ilk dönemlerinde ihracata dayalı büyümeyi modeliyle imalat ve üretim teşvik edilmiş ve ekonominin dışa açılması sağlanmış ve ekonomi endeksli bir dış politika izlemiştir.
Turgut Özal, 1991 yılında Malatya hükümet meydanında yaptığı konuşmasında '21. asır Türkiye'nin ve Türklerin asrı olacaktır' diyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin önüne yeni bir hedef koymuştur. Özal Başbakan ve Cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde Türkiye'nin kendi bölgesinde etkin olmasını arzu etmiş özellikle de Balkanlar Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile bizzat ilgilenmiştir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün (KEİÖ) kurulmasına öncülük etmiştir. Özal gelecekte Türkiye'nin Dünya'nın gelişmiş ilk on ekonomisinden biri olmasını arzu etmiştir. Özallı yıllarda Türk siyasetinde yazılı ve görsel basın iktidar ilişkilerinde yeni bir dönem başlamış bu yıllar özellikle de siyasi eleştirideki hoşgörünün en üst düzeyde olduğu bir dönem olmuştur.
Özal şahsında tipik Malatyalı özelliğini taşıyan yapısıyla birinci adam ve belirleyici olan kişi olma konusunda hiçbir şekilde taviz vermemiştir. Özal, İsmet Paşa ile başlayan Malatyalılık ruhunun, Malatyalıların bedeninde vücut bulmuş halidir. Özal, Malatya'yı çok seven biri olarak her zaman "Ben Malatyalıyım." demiş ve Malatyalılığını hep gururla ön plana çıkarmıştır. Tüm Malatyalıları hemşerim diye sahiplenmiş, onun zamanında bürokraside Malatyalılar zirve yapmıştır. Malatya dışındaki Malatyalıların birbirlerine kenetlenmelerine vesile olmuştur.
Yine bir 17 Nisan. Yine hüzün dolu. Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ı Rahmet ve şükran ile anıyoruz.Ruhları şad mekanları cennet olsun.