Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği ve Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Federasyonu Denetim Kurulu Başkanı Ayşe Aydın, Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Köfteciler, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu Başkanı Savaş Delibaş, Türkiye Ağaç İşleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı / Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ANKESOB) Başkan Vekili Hüseyin Taklacı, Türkiye Elektrik Elektronik ve Benzerleri Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Başkanı Yusuf Aslantürk katıldı.
Federasyon başkanları, reel sektörde ayakta kalma savaşı veren esnaf ile piyasada dönen şaibeli fonlar arasındaki derin uçurumu gözler önüne serdi.
Federasyon temsilcileri; bir yanda küçük borçlar yüzünden banka hesapları kilitlenen ve vergi memurlarının kıskacına alınan dürüst esnafın iflasa sürüklendiğini, diğer yanda ise milyonluk fonlar ve manipülasyonlarla servet transferi yapan odakların korunduğunu vurguladı.

"Güzellik merkezlerinde fonlar uçuşurken gerçek esnaf borçtan intihar ediyor"
Toplantıda ilk sözü alan Türkiye Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Federasyonu Denetim Kurulu Başkanı Ayşe Aydın, piyasada dönen gayrimeşru para trafiğinin ve şaibeli fonların faturasının doğrudan dürüst esnafa kesildiğini belirterek isyan etti:
"Son bir yılda üye sayım yarıya düştü. Borç yükü altında ezilip intihar eden üyelerimiz var. Bir yanda şaibeli fonlar, borsa oyunları ve paralar havada uçuşurken, diğer yanda bizden olmayan fenomenlerin, kara para aklayanların bedelini dürüst esnaf ödüyor. Adımızı lekeleyen bu kişilere müsaade edilirken, bizim gerçek berberimiz, kuaförümüz sabah dükkanı açtığında karşısında vergi memurunu buluyor. Akşama kadar kasamızda oturuyorlar. El emeğiyle, helaliyle geçinmeye çalışan esnaf bitirilirken milyarlarca liralık fon düzenlerine göz yumuluyor."
"Milyonlarca liralık vurgunlar görülmüyor, esnafın 10 bin liralık borcuna bloke geliyor"
Türkiye Ağaç İşleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı ve ANKESOB Başkan Vekili Hüseyin Taklacı, piyasada sıcak paranın üretime değil rant ve fon mekanizmalarına akmasına sert çıkarak şu değerlendirmede bulundu:
"Bu ülkenin parasına ve beytülmalına sahip çıkılması gerekiyor. Yüzde 40-45 faiz ortamında, dövizin ve rantın baskısıyla üretim durmuş durumda. Adamın 10 bin lira kamu borcu varsa bankadaki 1 milyon liralık tüm hesabına bloke konulup ticareti kilitleniyor. Ama piyasada milyarları döndüren, fonlarla ve vurgunlarla haksız kazanç sağlayanlara aynı yaptırımlar işlemiyor. Kim görevini kötüye kullanıyorsa, bu milletin sırtından haksız rant ve fon operasyonu yürütüyorsa en ağır bedeli ödemelidir. Üreticiye, sanatkâra destek verilmeli; para faize ve fonlara değil, tezgâhlara aktarılmalıdır."
"Bankalar esnafa yüzde 1 komisyonu çok görüyor, kaynaklar rant odaklarına akıyor"
Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Köfteciler, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu Başkanı Savaş Delibaş ise bankacılık ve finans sektörünün esnafı yalnız bıraktığını şu sözlerle dile getirdi:
"188 bin üyemiz var. Bankalara gidip 'Ziraat’in, Halkbank’ın tarıma verdiği gibi esnafa da 6 ay nefes aldıracak yüzde 1 POS komisyonu verin' dediğimizde 'Bütçemiz yok, dengeyi sarsarsınız' cevabını alıyoruz. Ancak televizyonlarda yardım şovlarında milyarları bağışlayanlar, borsa ve fon mekanizmalarına sınırsız kaynak açanlar söz konusu esnaf olunca kapı duvar kesiliyor. Dükkanlar bizim ama yüksek komisyonlar ve banka kesintileri yüzünden kasalar başkalarının kontrolünde."
"Geri dönmeyen kredilerde ve batık fonlarda esnaf değil, büyük odaklar var"
Oturum moderatörü Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği ve Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk, finansal sistemdeki çifte standarda dikkat çekerek esnafın haksız bir zan altında bırakıldığını ifade etti:
"Esnaf sanki devlete yük oluyormuş ya da vergi kaçırıyormuş gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Biz bunu kesinlikle reddediyoruz. Kayıtlara, konkordato ilan eden devasa şirketlere, batık fonlara bakın; fon vurgunlarında esnaf ve sanatkâr yoktur! Kamu bankalarının geri dönmeyen kredilerine bakın, esnafın ödememe oranı yok denecek kadar azdır. Asıl vurgunlar, fon operasyonları ve manipülatif çarklar başka yerlerde dönerken, faturanın sabah akşam dükkanında ter döken küçük esnafa çıkarılması vicdanları yaralamaktadır."
Ortak Çağrı: "Rant ve fon ekonomisi değil, üreten ahilik düzeni!"
Toplantının sonuç değerlendirmesinde federasyon başkanları; finansal kaynakların denetimsiz fonlara, manipülatif borsa operasyonlarına ve aracılara değil, Türkiye’nin omurgası olan esnaf ve sanatkâra yönlendirilmesi çağrısında bulundu. Toplantı tutanakları ve deşifre metinlerinden hazırlanan raporun Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na sunulacağı bildirildi.
İşte Temel Sorunlar
Girdi-Çıktı KDV Makası: Lokantacılık ve ağaç işleri gibi sektörlerde hammaddenin/girdinin düşük (%1 veya %10), nihai satışın ise yüksek (%10 veya %20) KDV ile fiyatlandırılması esnaf üzerinde doğrudan sermaye erimesine yol açmaktadır.
MESEM Desteklerinin Kesilmesi: Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) bünyesindeki öğrenci katkı paylarının ve sigorta/ödenek prim desteklerinin kaldırılması, esnafın çırak istihdam etme kabiliyetini sıfırlamıştır.
Orantısız Banka ve Hesap Blokeleri: Küçük miktardaki kamu/SGK/vergi borçları için esnafın tüm banka hesaplarına ve toplam bakiyesine orantısız şekilde bloke konulması, günlük nakit akışını ve ticari faaliyeti kilitlemektedir.
Dijital Yemek Platformları ve POS Komisyonları: Online yemek sipariş firmalarının %30-40'lara varan komisyonları ile özel bankaların yüksek POS oranları (%4-5), işletmelerin brüt kârının büyük bölümünü tüketmektedir.
Meslek Liselerindeki Nitelik Açığı: Okullarda modern sanayiye (CNC, otomasyon, akıllı şebekeler) uygun makine parkuru ve altyapı eksikliği bulunmakta, eğitimcilerin güncel teknolojilere adaptasyonu yetersiz kalmaktadır.
Mesleklerin Toplumsal İtibarsızlaştırılması: Medya ve dizilerde sanatkârlığın, marangozluğun, berberliğin ya da ustalık mesleklerinin olumsuz veya küçümseyici şekilde yansıtılması, gençlerin mesleki eğitime yönelmesini engellemektedir.
Oda Yetkilerinin Budanması: Ustalık belgesi onaylama, açılış izinlerinde denetim yetkisi ve kapsam dışı mesleklerdeki belge geçerliliğinin belediyeler ve diğer kurumlar nezdinde tanınmaması esnaf odalarını işlevsizleştirmektedir.




