Taksiye bindiğimizde ilk baktığımız yer taksimetre olur. Yazılan tutar, gidilen mesafe, geçen süre… Artık bu tabloya bir unsur daha ekleniyor: mali cihaz. 13 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile taksi taşımacılığında yeni bir dönem resmen başlatıldı.
Düzenlemeye göre taksi ile yolcu taşımacılığı yapan tüm mükellefler 1 Eylül 2026’ya kadar Bakanlık onaylı “Taksi Mali Cihaz” kullanmak zorunda olacak. Bu cihazlar ya taksimetreyle entegre çalışacak ya da taksimetre özelliğini de bünyesinde barındıracak. Yani hem ücret hesaplayacak hem de mali kayıt oluşturacak. Üstelik sadece bununla da sınırlı değil; kartla ödeme imkânı da standart hale geliyor.
Uzun süredir özellikle büyük şehirlerde yaşanan “kart geçmiyor” tartışmalarının böylece sona ermesi hedefleniyor. Tebliğ, cihazı kullanmaya başlama tarihinden itibaren 15 gün içinde en az bir banka ya da ödeme kuruluşu ile üye iş yeri anlaşması yapılmasını zorunlu kılıyor. Yolcu kartla ödemek istediğinde, bu talebin geri çevrilmesi artık mümkün olmayacak.
Düzenlemenin bir diğer önemli boyutu ise veri aktarımı. Taksi Mali Cihaz üzerinden gerçekleşen yolculuklara ilişkin süre, ücret ve güzergâh gibi bilgiler belirli periyotlarla elektronik ortamda Gelir İdaresi’ne bildirilecek. Böylece kayıt dışılığın azaltılması ve denetimin dijital zemine taşınması amaçlanıyor.
Yeni plaka tahsisiyle faaliyete başlayanlar ya da taksimetresini değiştirenler için de süreler net. İşe başlama veya değişiklik tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde onaylı cihaz kullanılması gerekiyor. Yolcu taşımaya fiilen başlanacaksa, cihazın önceden devrede olması şart.
Elbette bu dönüşümün maliyeti ve uygulamadaki teknik ayrıntıları sektör açısından tartışılacaktır. Ancak görünen o ki, taksi taşımacılığı da artık dijital mali disiplinin tam ortasında yer alıyor. Taksimetrede yazan rakam kadar, o rakamın nasıl kayda geçtiği de yeni dönemin belirleyici unsuru olacak.