Turgay TÜRKER, Ankara
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonunda düzenlediği 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda gazete, televizyon ve ajansların parlamento muhabirleriyle bir araya geldi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yoğun bir dönemi geride bıraktıklarını dile getirerek, bu dönemde 571 kanun teklifinin milletvekilleri tarafından Bütçe ve Kesin Hesap Kanun Tekliflerinin de Cumhurbaşkanı tarafından TBMM Başkanlığa sunulduğunu söyledi.
Kurtulmuş, “Halihazırda Genel Kurul gündeminde 121, komisyonlarda da 3 bin 538 kanun teklifinin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, "4. Yasama Yılında 36 kanun kabul edilmiş, 41 TBMM Kararı alınmıştır. Bu süre içerisinde 125 birleşimde toplam 929 saat 21 dakika çalışılmış ve yaklaşık 24 bin 150 sayfa tutanak tutulmuştur. İhtisas ve Meclis Araştırma Komisyonlarında ise 901 saat çalışılmış ve 27 bin sayfayı aşkın tutanak tutulmuştur." dedi

TBMM'nin dünyanın en yoğun çalışan meclisleri arasında olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, yaptıkları ziyaretlerde, buraya gelen meclis başkanlarıyla görüşmelerde karşılıklı olarak meclislerin çalışmalarını gözden geçirdiklerini, orada TBMM’nin fevkalade yoğun, ciddi ve planlı bir çalışmayı gerçekleştirdiğini tespit ettiklerini söyledi.
Yasama dokunulmazlıkları ve fezlekelere değinen Kurtulmuş, "4. Yasama Yılında TBMM Başkanlığına 160 Yasama Dokunulmazlığı Tezkeresi sunulmuştur. Halihazırda 1096 tezkerenin Karma Komisyonda olduğunu hatırlatmak isterim.” ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, bu yasama yılında yapılan en önemli faaliyetlerden birisinin de TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları olduğunu söyledi.
TBMM tarihinde müzakereci demokrasi bakımından en olgun örneklerinin başlıcalarının bu çalışmalar olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Komisyon 21 toplantı gerçekleştirdi. Bu Komisyonu 51 üye, 5 siyasi parti grubundan ve 6 partinin üyelerinden oluşuyor. Toplam Meclis'teki 11 siyasi partinin katıldığı bir Komisyon oluştu. Türkiye'nin farklı bölgelerinden, farklı politik oryantasyonlara sahip olan çok sayıda sivil toplum kuruluşu, akademisyen, eski Meclis başkanları ve siyasetçiler gelerek fikirlerini açık bir şekilde hiçbir kısıtlamaya maruz bırakılmadan dile getirme imkanı buldular. Bu toplantılarda toplam 90 saat ciddi bir müzakere oluşturuldu 4 bin 318 sayfa tutanak tutuldu. Bu Komisyon çalışmaları sona erdiğinde, Türkiye demokrasinin ender görülen ittifaklarından birisi gerçekleşti. Komisyonda 47 milletvekili arkadaşımızın kabul oyuyla birlikte Komisyon Raporu kabul edildi. Bu kabulle birlikte aslında Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili kapı aralanmış oldu”.
Kurtulmuş, bölgedeki gelişmelerin "Terörsüz Türkiye" meselesinin sadece bir temenni ve siyasi bir retorik olmadığını, yavaş yavaş ete kemiğe büründüğünü ortaya koyduğunu belirtti.
Suriye yönetimi içerisinde PYD unsurlarının entegrasyonun hızlı ve başarılı şekilde sürdürülüyor olmasının terörsüz bölgeye ulaşmak bakımından önemli bir adım olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Aynı şekilde geçtiğimiz haftalarda bize de gelen Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi ile yaptığımız görüşmelerde dile getirilen, en son Sayın Cumhurbaşkanımızın BM toplantısı marjında Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile yaptığı görüşmede gündeme gelen Irak'taki silahlı milislerin elindeki silahların alınması ve Irak'ta devlet otoritesinden başka hiçbir gücün elinde silah kalmaması süreci de bu ayın sonu itibarıyla ya da ekimin başında başlayacak, böylece Irak içinde devletten başka kimsede silahın olmadığı, meşru tek otoritenin silahları da elinde bulunduran güç olduğu bir Irak'a inşallah en kısa süre içerisinde geçilecektir. " değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, 4. Yasama Yılında toplam 14 bin 354 soru önergesi verildiğini, bunlardan 6 bin 720'sinin cevaplandırıldığını belirterek, TBMM Başkanlığı olarak düzenli olarak her yıl aralık ve haziran ayında ilgili bakan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısına tek tek yazı yazarak milletvekillerinin sorularına vaktinde ve etkili cevap verilmesiyle ilgili tavsiyelerini tekrarladıklarını ifade etti.
TBMM Başkanına ise 133 yazılı soru önergesi verildiğini, bunlardan 125 tanesinin vaktinde cevaplandırıldığını, kalanların da cevaplandırma süreci içerisinde olduğunu aktardı.
İsrail’in Gazze’de ve Filistin’de sürdürdüğü insanlık dışı suçları tespit etmek ve ilan etmek bakımından dünyanın en etkin parlamentosu olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bu çerçevede 7 Ekim 2023’ten tarihinden bu yana TBMM Genel Kurulunda 9 TBMM Başkanlık Tezkeresi ittifakla kabul edilmiş ve Resmi Gazete’de yayımlanarak devlet politikasının resmi belgeleri haline gelmiştir.” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, 4. Yasama Yılı’nda Genel Kurula TBMM Başkanlığı Tezkeresi olarak sunulan “İsrail’in Gazze’ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılarına Dair Karar”ın 8 Ekim 2025 tarihinde, “Küresel Sumud Filosu’na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale Hakkında Karar”ın da 30 Nisan 2026 tarihinde Genel Kurul’da ittifakla kabul edildiğini ve her iki kararın da Resmi Gazete’de yayımlandığını kaydetti.
Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’nun, TBMM’nin inisiyatif aldığı alanlardan birisi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Grubun ikinci toplantısına 30 ülkenin ya meclis başkanı düzeyinde ya da çeşitli düzeylerde katılım sağladığını bildirdi.
Kurtulmuş, Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’nun gelecek dönemde genişleyerek dünyanın farklı bölgelerinden ülkelerin de katıldığı vicdani bir uluslararası platform haline geleceğinin altını çizdi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli özelliklerinden birini yabancı bir üçüncü gözün bulunmaması olarak nitelendiren Kurtulmuş, "Üçüncü göz milletin bizatihi kendisi, milleti temsil eden TBMM'dir. TBMM'de oluşturulacak komisyon da tabiri caizse millet adına bu süreci murakabe edecek bir komisyon olarak görev yapacaktır." Açıklamasını yaptı.
Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalara dair TBMM'nin bir sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği sorulan Kurtulmuş, olayın, Türkiye ekonomisini derinden sarsacak bir noktaya gelmeden tespit edildiğini dile getirdi.
Kurtulmuş, olayın üzerine sonuna kadar gidilmesi gerektiğini belirterek, "Bu mesele ümit ediyorum ki çok dar bir alanda kalan bir kriminal mesele olarak kalsın ve Türkiye ekonomisine güveni sarsacak bir noktaya gelmesin. Bunun için de kimsenin gözünün yaşına bakmadan, kim varsa, nereye uzanıyorsa bu soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım." dedi.
Bir gazetecinin son dönemde İçtüzük, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na yönelik bazı taleplerin bulunduğunu ifade edip, "Sizce bu üç düzenlemenin önümüzdeki yasama döneminde en azından altlıklarının teşkil edilebileceği bir ortam oluşur mu?" sorusuna Kurtulmuş, "Oluşmalıdır." yanıtını verdi.
Türkiye'nin yeni, kapsayıcı, demokrat, kuşatıcı, insan hakları ve özgürlükleri esas alan, hukukun üstünlüğünü teyit eden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunu bir "zorunluluk" olarak değerlendirdi. Bu konuda artık zamanın geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hem çalışmaları hem de raporda ortaya koyduğu konsensüs bize bir şeyi ispat etti. TBMM, müzakereci demokrasiyi fevkalade ciddi bir şekilde uygulayabiliyor. Bu kadar çok siyasi partinin, farklı fikrin var olduğu bir Meclis, aslında yeni bir anayasa yapmaya en uygun Meclis'tir. Hiçbir partinin tek başına anayasa yapma çoğunluğu yok. Partilerin bir araya gelerek, herkesin kendi ideal anayasası kendisine ama ortak, Türkiye'nin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayacak ve Türkiye'yi geleceğe taşıyacak güçlü, demokrat, katılımcı bir anayasa yapılmalıdır."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabı ve ayakta alkışlanması ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kürsüye çıktıktan sonra protesto edilmesine yönelik değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, TBMM ve millet adına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, Erdoğan'ın konuşmasını duygulanarak ve cümlelerini dikkatle izlediğini belirtti.
"Fevkalade önemli, tarihi bir konuşmaydı ve 16 yıldır BMGK'da sürdürdüğü bu çizgiyi bir merhale daha yukarıya taşıyan son derece etkili bir konuşmaydı. Sadece bizi, Türk milletini değil, bütün mazlum milletleri, dünyanın dört tarafındaki mazlum milletlerin de takdirle izlediği bir konuşma oldu." diyen Kurtulmuş, Netanyahu'ya yönelik protestoya ilişkin ise şunları söyledi:
"Kalbinde azıcık merhamet ve insaf olan, insanlığa ait azıcık bir değer olan kim olursa olsun, böylesine insanlık tarihinin gördüğü en barbar katille aynı salonda olmamak için yolunu değiştirdi. Bu sadece bir siyasi protesto değil, aynı zamanda insanların büyük bir kısmının, neredeyse salonun tamamına yakınının 'biz buradayız ve biz insanız' diye ortaya koyduğu deklarasyondu. Bundan sonra tehlike çanları Netanyahu ve çetesi için çalıyor. Bundan sonra giderek İsrail'in soykırımcı hükümetinin uluslararası alanda çok daha fazla yalnızlaşacağı bir döneme girdiğimizi ifade ediyorduk. O görüntü bunun ispatıdır. New York'a apar topar gelmiş, kaçarcasına da New York'tan uzaklaşmıştır. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, insanlığa karşı işledikleri bu suçların hesabını mutlaka ama mutlaka vereceklerdir."





