İnsanlığı hiç beklemediği anda vuran Koronavirüs, bir çok alışkanlığımızı değiştirmekle kalmadı aynı zamanda hayata farklı açılardan bakmayı da öğretti bizlere. Ülkemizdeki pek çok insan yıllardır diğer ülkelerdeki yaygın bir durum olan evden çalışmaya(home-office) özeniyordu. Hep akıllarda olan 'oh ne güzel evimin konforunda rahat rahat çalışırım' veya 'evde olduktan sonra çalışıyormuş gibi hissetmem ki' oluyordu.
Evlere tıkılıp kaldığımız neredeyse bir sene ardından artık bunun çok da bizi cezbetmeyen bir yöntem olduğunu gördük. Halinden memnun olanlar varsa da, çoğunluk eski, alıştığı düzene özlem duyuyor. E insanlar da ufak ufak ofislerine, işyerlerine dönmeye başladılar. Tabi ki önlemleri uygulayarak. Çünkü bu geçtiğimiz bir sene bize bu virüsün ne kadar ciddi olduğunu, ne kadar kolay bize ulaşabileceğini gösterdi. İnsanlar bazı alışkanlıklarını sınırlandırırken, bazılarını da temelli değiştirdi. Çekinilen durumların başında topluluk içerisinde bulunmak geliyor. Bu durum da toplu taşıma kullanan insanların motosikletlere yönelmesine sebep oldu. Hem motosiklet firmalarından aktarılan bilgilere, hem de etrafta yaptığım gözlemlere dayanarak söyleyebilirim ki bu virüs insanları motosiklete yönlendirdi. Böylece en sevmeyen insanlar bile motosiklet kullanıcısı haline geldi. Bu hem iyi, hem de kötü bir durum. Evet insanların bu pratik taşıtı kullanmaları, bizim yaşadığımız zorlukları, sıkıntıları görmeleri, kısacası aynı dili konuşabilmemiz güzel. Fakat hayatlarında hiç motosiklet ilgisi, alakası olmayan bu kadar insanın trafikte olması da tehlikeli bir durum. Hem bizler hem de onlar için. Onların doğru bir yönlendirilmeye ihtiyacı var. Burada da biz motosiklet kullanıcıları devreye giriyor. Aramıza yeni katılan bu dostlarımıza yardımcı olmalı, kültüre en kısa zamanda adapte olmalarına yardımcı olmalıyız. Bu işin otomobil kullanmaktan fakını yani işin sadece ehliyet veya bir motosiklet almakla bitmediğini. Ben küçük bir motosiklet aldım zaten bir şey olmaz algısının yanlış olduğunu. Özellikle de en önemli iki konuyu eğitim ve ekipmanın önemini onlara anlatmalıyız. 'Küçük bir skuter aldım kafama da baret taktım yollar benim' gibi bir durum yok maalesef ki.
Sizler yolun çok başındasınız. Bu kesinlikle bir küçümseme değil. Sadece bu yollardan geçmiş birisinden tavsiye olarak düşünün. Bu, serüvenin en eğlenceli kısmı. İlk flört dönemleri. Başlayacak büyük bir aşkın ilk adımları. O yüzden bu adımlarınızı sağlam ve doğru atabilirseniz, sağlıklı, eğlenceli, zevkli bir birlikteliğiniz olur. Farkındayım virüs olayları içimizi çok kararttı. Yine de zaman zaman iyi taraflarını da görmekte sakınca yok. Sizler yeni bir serüvene başlamaktan dolayı heyecanlısınız. Bense bu topluluğun daha da çeşitlenerek büyüyecek olmasına.