İSTANBUL (AA) - İstanbul'un hafızası, mimarisi ve kent yaşamını farklı disiplinler üzerinden ele alan ve dijital sanatın farklı disiplinlerini sanatseverlerle buluşturan 'İstanbul ile Konuşuyorum' sergisi, İstanbul Alışveriş Merkezi'nde açıldı.

Samed Karagöz'ün küratörlüğünü üstlendiği sergi, Ozan Türkkan, Eylül Alıcı, Kıvanç Aykan, Raziyye Kuzu Atalay, Server Demirtaş, Selçuk Artut ve Fuat Değirmenci'nin eserlerini bir araya getiriyor.

Sergi, İstanbul'un insan, doğa, mimari ve hatıralar aracılığıyla oluşan çok katmanlı kimliğini çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle yorumluyor. Resim, heykel, enstalasyon, dijital sanat, fotoğraf, seramik ve illüstrasyon gibi farklı disiplinlerden eserlerin yer aldığı sergi, kentin canlı bir anlatıcı olarak yeniden düşünülmesini amaçlıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı ve Akbank ileri dönüşümü mesleki eğitime taşıyor
Milli Eğitim Bakanlığı ve Akbank ileri dönüşümü mesleki eğitime taşıyor
İçeriği Görüntüle

Samed Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, serginin çıkış noktasının 'Bir şehrin hafızası yalnızca insanlarda mı yaşar?' sorusuna dayandığını belirterek, İstanbul'un çok katmanlı ve sürekli dönüşen yapısını canlı bir anlatıcı olarak ele aldıklarını söyledi.

İstanbul'un anlaşılması güç ve karmaşık bir kent olduğunu vurgulayan Karagöz, 'İstanbul, dışarıdan geleni de içinde yaşayanı da her zaman şaşırtan, her gün önünden geçtiğimiz bir sokakta başka bir detayla karşılaşabildiğimiz, dünyanın en muazzam şehri. Sergimiz doğrudan İstanbul'un içinde yer aldığı için de adını 'İstanbul ile Konuşuyorum' koyduk.' dedi.

- 'Dijital sanat tek bir biçimden oluşmuyor'

Sergide kent kültürüne, geleneksel halı ve kilim motiflerine yer veren çalışmaların yanı sıra etkileşimli eserlerin bulunduğunu anlatan Karagöz, ziyaretçilerin dokunuşlarıyla yön verebildiği eserlerin deneyimlenebildiğini kaydetti.

Karagöz, sergi kapsamında dijital sanatın çeşitliliğini göstermeyi hedeflediklerini söyleyerek, şu bilgileri verdi:

'Burada farklı yaklaşımları dijital sanat üzerinden göstermek istedik. Klasik resim anlatısını dijital sanatla buluşturan eserlerin yanı sıra Server Demirtaş'ın 'Otoportre' adlı kinetik heykeli de sergide yer alıyor. Mermer bir heykel görünümünde olan bu eser, yaklaştığınızda hareket eden yapısıyla geçmişi günümüze taşıyor. Ayrıca kamera veya EEG sensörleri aracılığıyla verileri alıp eseri dönüştüren uygulamalar da mevcut. Dijital sanat dediğimiz olgu tek bir anlatı ya da tek bir biçimden oluşmuyor.'

- 'Sanatın hayatın her alanında olması gerektiğine inanıyoruz'

Serginin alışveriş merkezi ve ofis binası fuayesi gibi geleneksel galeri tanımının dışındaki bir mekanda kurgulandığına dikkati çeken Karagöz, 'Sanatın hayatımızın her alanında olması gerektiğine inanıyoruz. Sergi alanı olarak planlanmamış bir yerde bu organizasyonu düzenlemenin avantajları var. İnsanlar ofislerine geçerken bu eserlerle karşılaşıyor. Çağdaş ve dijital sanat, bazı insanlar tarafından mesafeli yaklaşılan bir alan olabiliyor. Bu yaklaşım, söz konusu mesafeyi kırmaya ve sanatı daha ulaşılır kılmaya yardımcı oluyor.' şeklinde konuştu.

İstanbul Alışveriş Merkezi'nin D Blok 1. katındaki lobi alanında açılan sergi, 16 Aralık'a kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.

Kaynak: AA