İSTANBUL (AA) - Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Küresel Emniyet Direktörü Mark Searle, Türkiye'nin uluslararası yolcu trafiğinde son 10 yılda yaklaşık yüzde 70 büyüyerek dünyanın 7. büyük pazarı haline geldiğini söyledi.

IATA tarafından düzenlenen 'Dünya Emniyet ve Operasyonlar Konferansı 2026' Türk Hava Yollarının (THY) ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştiriliyor.

8 Ekim'de sona erecek konferansa, THY Genel Müdürü, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Ahmet Olmuştur, Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, IATA Küresel Emniyet Direktörü Mark Searle ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Searle, Türkiye'nin havacılık gücünün olduğunu belirterek, 'Türkiye, uluslararası yolcu trafiğinde son 10 yılda yaklaşık yüzde 70 büyüyerek dünyanın 7. büyük pazarı haline geldi.' dedi.

İstanbul'un başlı başına dünyanın en önemli küresel merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Searle, şunları kaydetti:

'Bu da İstanbul'u, bu hafta gerçekleştirmemiz gereken görüşmeler için son derece uygun bir yer haline getiriyor. Çünkü karmaşıklık, insanların, teknolojinin ve standartların ya birlikte çalıştığı ya da çalışmadığı noktadır. 10 yıl önce sektör, her 3,5 milyon uçuşta bir ölümcül kaza kaydediyordu. 2025 yılında ise bu oran her 5,6 milyon uçuşta bire geriledi. Bu ilerleme küresel standartlar, veri ve işbirliği sayesinde elde edildi.

Ancak rakamlar bize yapılacak daha çok iş olduğunu da söylüyor. Havacılığı daha emniyetli hale getirme konusunda kaydedilen gerçek ilerlemeye rağmen 2025 yılında uçaklarda 394 kişi hayatını kaybetti. Bu kayıpların her biri, faaliyet gösterdiğimiz yüksek emniyet seviyesine rağmen uçuşları daha da emniyetli hale getirmek için çok daha fazla çalışmamız gerektiği anlamına geliyor.'

- 'Pist kazaları nadir görülse de pistler, kaza ve olayların en sık meydana geldiği yer oluyor'

Searle, pist kazalarının nadir görülse de pistlerin, kaza ve olayların en sık meydana geldiği yer olmaya devam ettiğini vurguladı.

İnsanların, teknolojinin ve standartların her birinin burada hayati bir rol oynadığını dile getiren Searle, 'İnsanlar piste giriş izni verirken, teknoloji herkese mümkün olan en iyi durumsal farkındalığı sağlıyor. Standartlar ise sürece dahil olan herkesin eylemlerine yön veriyor. Bunların hiçbiri tek başına pistleri emniyetli tutma görevini yerine getiremez. Ancak birlikte pist emniyetini destekleyen güçlü bir sistem oluştururlar.' diye konuştu.

Searle, insanlardan en iyi şekilde yararlanmayı sağlama konusundaki sürekli zorluğun, demografik değişimler nedeniyle daha da büyüdüğünü belirtti.

Çeşitli nedenlerle gelecek yıllarda sektörden ayrılacak kıdemli emniyet profesyonellerinin sayısının orantısız derecede yüksek olduğunun altını çizen Searle, emekliliğe yaklaşırken ve emekli olurken onların bilgi birikimi ve deneyimlerinin korunması gerektiğini vurguladı.

Searle, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Özellikle gerçekten nadir bulunan bir şeyi inşa etmek için onlarca yıl harcadık; insanların kendi hatalarını bildirdiği ve hataların herkes için öğrenme fırsatına dönüştüğü pozitif bir emniyet kültürü. Bu kültür uzun yıllar boyunca bilinçli bir şekilde geliştirildi ve bir nesil görevini devrederken, bir sonraki neslin bu sorumluluğu üstlenmesi ve daha önce yapılanların üzerine koyması kritik önem taşıyor.

Yeni bir nesil havacılık sektörüne girerken bu soru daha da önemli hale geliyor. Bu nesil, teknolojiyle ve giderek daha fazla yapay zekayla birlikte çalışmaya alışkın olmanın avantajını beraberinde getiriyor. Teknolojinin sektörümüzü nasıl güçlendirebileceği konusunda kuşkusuz yeni bakış açıları getirecekler. Bu yetkinliklerin, havacılığın gerektirdiği operasyonel, teknik ve emniyet yetkinlikleriyle başarılı bir şekilde bütünleştirilmesi gerekiyor.'

Searle, bunun bir fırsat olduğunu ancak bu fırsatın faydalarını hayata geçirmek için emniyetin temel ilkelerine verilen değer ile değişime açık olmayı dengeleyen bir zihniyet gerektiğini anlattı.

- 'Daha iyi bilgi, riskleri daha erken belirlememize yardımcı olur'

IATA Küresel Emniyet Direktörü Searle, teknolojinin önemli olduğunu çünkü insanların daha iyi kararlar almasına yardımcı olduğunu belirtti.

Havacılığın onlarca yıl insanları sistemden çıkararak değil, onlara daha iyi bilgi, daha iyi araçlar ve risk konusunda daha iyi bir anlayış sağlayarak daha emniyetli hale geldiğini anlatan Searle, 'Bu, yol gösterici ilkemiz olmaya devam etmelidir.' diye konuştu.

Searle, teknolojinin değerinin sağladığı bilgide yattığını vurgulayarak, 'Daha iyi bilgi, riskleri daha erken belirlememize, onları daha net anlamamıza ve bir olay kazaya dönüşmeden önce harekete geçmemize yardımcı olur.' açıklamasında bulundu.

MDF ve yonga levha sektörüne yönelik rekabet soruşturmasında sözlü savunma toplantısı yapıldı
MDF ve yonga levha sektörüne yönelik rekabet soruşturmasında sözlü savunma toplantısı yapıldı
İçeriği Görüntüle

Veri paylaşımının bu kadar güçlü bir emniyet aracı haline gelmesinin nedeninin de bu olduğunu aktaran Searle, şunları kaydetti:

'IATA'nın Turbulence Aware programı, bu yıl uçaklardan 65 milyondan fazla türbülans raporu aldı. Katkıda bulunan 248 havayolundan operasyonel emniyet verilerini bir araya getirerek sektör genelinde ortaya çıkan risklerin ve eğilimlerin belirlenmesine yardımcı oluyor. IATA Connect ise bilgi, deneyim ve en iyi uygulamaları paylaşmak üzere 600'den fazla kuruluştan 5 bin 600 kullanıcıyı bir araya getiriyor.'

Searle, en büyük emniyet sorunlarının birçoğunda problemin standartların bulunmaması değil, bunların tutarsız şekilde uygulanması ve denetlenmesi olduğunu dile getirdi.

Rakamların durumu ortaya koyduğuna işaret eden Searle, 'Geçen sene IATA Operational Safety Audit (IOSA) sicilinde yer alan hava yollarında her 1,09 milyon uçuşta bir kaza kaydedildi. IOSA kapsamında olmayan işletmecilerde ise her 0,39 milyon uçuşta bir kaza meydana geldi.' dedi.

Searle, 'Tek başına bir denetim bu farkı açıklamaz. Ancak aradaki fark, etkili gözetimle desteklenen ortak bir küresel standardın değerini göstermektedir. Bir yolcunun emniyeti, hava yolunun hangi ülkede bulunduğuna bağlı olmamalıdır. IOSA'nın temelindeki ilke budur.' açıklamasında bulundu.

İnsanların, teknolojinin ve standartların birbirinden bağımsız olarak ele alınamayacağının altını çizen Searle, 'Bunlar aynı emniyet sisteminin üç parçasıdır. Bunlardan biri zayıf olduğunda tüm sistemin dayanıklılığı azalır.' diye konuştu.

Bir sonraki büyük sıçramanın tam da buradan geleceğini aktaran Searle, bunun üç unsurdan herhangi birinin tek başına başarısıyla değil, üçünün de birlikte daha iyi çalışmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Kaynak: AA