Mehmet Emin AVCI- Gaziantep
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep), Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında lezzet tutkunlarını bir araya getirdi. ‘Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik’ temasıyla kapılarını açan organizasyon; mutfak kültürünün aktarılmasından konaklama tecrübesine, üretim süreçlerinden restoran kimliğine kadar geniş yelpazede düzenlenen paneller, söyleşiler ve atölye çalışmalarıyla tamamlandı. İtalya, Mısır, Malta, Birleşik Krallık, Fransa, Lübnan, Ürdün ve Hollanda gibi ülkelerden kente gelen dünyaca ünlü şefler de özel atölyeler gerçekleştirdi. Türkiye’den de İdil Yazar, Türev Uludağ, Memet Özer, Uğur Koyuncu, Rafet İnce, Maria Ekmekçioğlu, Hazer Amani, Yağız İzgül, Semen Onur Öner, Eyüp Kemal Sevinç ve Dilek Yetkiner gibi tanınmış isimler, Gaziantep’in köklü mutfak mirasını ve yerel malzemelerini yenilikçi tekniklerle yorumlayarak katılımcılara sundu.
Başkan Fatma Şahin, Gaziantep için yaptıkları ve planladıkları projeler hakkında arkadaşımız Mehmet Emin Avcı’ya açıklamalarda bulundu.
GastroAntep festivali kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentin dünya gastronomi ekosistemindeki yükselişini ve yürütülen çalışmaları aktardı, kentin tarımsal potansiyeline, toprağın korunmasına ve yerli üretimin önemine dikkat çekti.
GastroAntep, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında lezzet tutkunlarını bir araya getirdi.
Sofranın ve aile yapısının önemine dikkat çeken Şahin, Mezopotamya’nın bilgeliği, Fırat’ın bereketi ve 12 bin yıllık tarihi mirasa vurgu yaptı. Sofra kültürünün yalnız lezzetlerden ibaret olmadığını belirten Şahin, “Sofra deyip geçmeyin, büyük aileyi ve kültürün kuşaklar arasında aktarılmasını da korumak zorundayız. Büyük sofrayı yeniden kurmalı, büyük aileyi yeniden inşa etmeliz. Bir misafir geldiğinde sofraya bir tabak daha koymak, kültürün özüdür. Çocuklarımız bizi izliyor ve yaptıklarımızı tekrar ediyor. Kültürün aktarılmasında hepimize sorumluluk düşüyor” ifadelerini kullandı. Yerel lezzetlerin uluslararası pazarda tanıtılması gerektiğini ifade eden Şahin, mutfak kültürünü büyütmek için şefler ve sektör temsilcileriyle ortak çalışma çağrısı yaptı. Birbirini yormak yerine pastayı büyütmek gerektiğinin altını çizen Şahin, kentin simge ürünlerini dünya standartlarında konumlandırmayı hedeflediklerini belirtti.
Arkadaşımız Mehmet Emin Avcı, Başkan Fatma Şahin’e güzel misafirperverliği ve ev sahipliği için teşekkür etti.
‘Bakliyat cennetiydik, şimdi ithal ediyoruz’
Gaziantep ve çevresinin bakliyatın ana vatanı olduğuna dikkat çeken Fatma Şahin, tarımsal üretimdeki dengesizliği eleştirerek toprağın korunması gerektiğini söyledi. Bölgenin zengin tarım potansiyeline vurgu yapan Şahin, "Nohutun memleketiyiz; en iyi nohut ve en iyi kırmızı mercimek bizdedir. Ancak biz sürekli fıstık ağacı dikiyoruz ve bu ürünlerin hepsini Afrika’dan getiriyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Dolayısıyla Mezopotamya’nın o ağaçsız bölge yapısını korumamız gerekmektedir; bu alan yüzde 30’a düşmüş durumdadır. Bu yüzden sözleşmeli tarım büyük önem taşımaktadır" dedi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, güçlü bir gastronomi ekosisteminin ve şehir ekonomisinin temelinin topraktan geçtiğini söyledi.
Tarımsal üretimde sürekliliği sağlamak adına sözleşmeli tarımın şart olduğunu ifade eden Şahin, geçmişteki dayanışma modellerini örnek gösterdi. Rahmetli dedesinin fıstık üreticileriyle yaptığı yarı yarıya anlaşmayı ve Osmanlı’daki öşür sistemini hatırlatan Şahin, maliyet paylaşımının üreticiyi koruduğunu belirtti. Küresel krizlerin ve savaşların ham maddeye erişimi zorlaştırdığını söyleyen Başkan Şahin, Polonya ziyaretinde bir metrekare dahi nadasa bırakılmış toprak görmediğini ifade etti. Ukrayna savaşında Türkiye’nin üstlendiği arabuluculuk rolü sayesinde gıda krizinin önüne geçildiğini belirten Şahin, küresel süreçlerin ardından sanayicinin de bakışının değiştiğini ve artık temel hedefin kendi kendine yetebilmek olduğunu dile getirdi. Yeni dünya düzeninde kendi kendine yetebilmenin yolunun toprağı korumaktan geçtiğini vurgulayan Şahin, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Tarım Daire Başkanlığı aracılığıyla 44 bin çiftçiye mazot, tohum ve eğitim desteği sağladıklarını aktardı.

‘Antep İşi’ Londra Moda Haftası’na taşındı
Tarımda sağlanan yerli ham madde gücünün gastronomiye ve şehir ekonomisine doğrudan yansıdığını belirten Fatma Şahin, kentin diğer vizyon projelerine de kısaca değindi. Michelin değerlendirmelerinin Anadolu'ya açılmasıyla Gaziantep’ten yıldız alacak şeflerin açıklanmasını beklediklerini söyleyen Şahin, Asya pazarından turist çekmek için direkt uçuş adımları attıklarını bildirdi. Çevre yatırımlarına da temas eden Şahin, EBRD'nin "Yeşil Şehir" projesi kapsamında filoya 25 körüklü elektrikli otobüs eklediklerini ve 8 bin dar gelirli ailenin evinde doğalgaz dönüşümü yaparak hava kalitesini koruduklarını kaydetti. Ayrıca UNESCO tescilli "Antep işi" nakışının Londra Moda Haftası'nda sergilendiğini ve Kutnu kumaşının uluslararası markaların koleksiyonlarına girdiğini belirterek tarımdan moda ve turizme kadar tarladaki emeğin küresel markalaşmaya dönüştüğünü sözlerine ekledi.
‘Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik’ temasıyla düzenlenen festival renkli görüntülere sahne oldu.
‘Antep peyniri mozerelladan daha kaliteli’
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GastroAntep bünyesindeki konferans öncesinde yerel ürünlerin pazarlanması ve dünya mutfağındaki yeri üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Gaziantep’in keçi sütünden üretilen geleneksel peynirinin kalitesine vurgu yapan Şahin, İtalya ziyaretindeki gözlemlerini aktardı: “14 yıl önce başladığımız yolculukta İtalyanlar çok daha öndeydi. İtalya’ya gittim; kendi peynirine güvenen büyük bir öz güven var. Ben keçi sütünden yaptığım peynirin pazarlamasını daha istediğim noktaya getiremedim. Peynirim mozeralladan vallahi daha kaliteli. Duygusal da yaklaşmıyorum. Şeflerin bunu kullanması lazım, sumak dediğin şey aynı zamanda şifa, onu içine koymak lazım.” Kent ürünlerinin hak ettiği pazar payına ulaşması için ünlü şeflere de çağrıda bulunan Şahin, “Döngüsel sistemde size ihtiyacımız var, yolculukta sizsiz olmaz. Başaramayız” diyerek yerel malzemelerin dünya mutfaklarında hak ettiği biçimde yer alması gerektiğini vurguladı.
Asya ve Uzakdoğulu turist için charter çabası
Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin üçgeninin özellikle Japon, Güney Koreli ve Çinli turistler için dev bir cazibe merkezi olduğunu, ancak ulaşım engeline takıldıklarını belirten Şahin, "Asyalı turist 1 haftalık tatilinde Kapadokya'ya geliyor ama oradan 5 saat karayolu çekmek istemiyor. THY ile bizzat görüştük ve Asya'dan direkt charter uçuşları için fizibilite çalışmalarına başladık. Bölgesel geçişleri hızlandırdığımızda, turizmden elde edilen ekonomi çok daha güçlü bir şekilde tabana yayılacak" dedi.




