İstihdamı artırmaya yönelik teşvikler, Türkiye’de yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal sonuçları olan politika araçları arasında yer alıyor. Özellikle gençler, kadınlar ve mesleki yeterliliğe sahip bireyler söz konusu olduğunda, bu tür düzenlemelerin etkisi istatistik tablolarının çok ötesine geçiyor. Bu çerçevede 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 10’uncu maddesinin uygulama süresinin uzatılması, dikkatle ele alınması gereken bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.
Cumhurbaşkanı’nın 10769 sayılı Kararı ile söz konusu teşvikten yararlanma süresinin 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatılması, özellikle özel sektör işverenleri açısından önemli bir mali avantaj anlamına geliyor. Düzenleme kapsamında, belirlenen şartları taşıyan sigortalılar için işveren payına düşen sigorta priminin tamamının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanması, yeni istihdam kararlarını teşvik eden güçlü bir unsur olarak öne çıkıyor.
Ancak bu destekten yararlanmak için bazı koşulların sağlanması gerekmekte. İşverenlerin muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini süresinde vermesi, prim borcunun bulunmaması, kayıt dışı istihdamdan uzak durması, işe alındığı tarihten önceki son altı aylık dönemde SGK’ya bildirilen sigortalı sayısının ortalamasına ilave olarak çalıştırılması, 01.03.2011- 31.12.2026 tarihleri arasında işe alınmış olması, 18 yaşından büyük olması, işe alındığı tarihten önceki 6 aylık dönemde işsiz olması, ortalama sigortalı sayısına ilave olarak işe alınması.
Teşvikten yararlanacak sigortalılar açısından bakıldığında da benzer bir sosyal denge gözetildiği görülüyor. İşe alınan kişinin son altı ay içinde işsiz olması, belirli bir yaşın üzerinde bulunması ve belirlenen dönem içinde istihdama katılması, iş gücü piyasasında dezavantajlı gruplara öncelik tanındığını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, kısa vadeli destekten ziyade kalıcı istihdam hedefini işaret ediyor.
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren bu karar, 2026 yılının sonuna kadar uygulanacak. Sürenin görece sınırlı olması, işverenler açısından zaman kaybetmeden planlama yapılmasını zorunlu kılıyor. Doğru ve yerinde uygulandığında, bu tür teşviklerin sadece ekonomik göstergelere değil, çalışma hayatının geneline olumlu yansımaları olacağı açık olacaktır.