0

Hatırlanacağı üzere Maliye Bakanlığı'nca, E-Devlet yapılanması kapsamında çağdaş bilgi sistemi içinde veri tabanı oluşturulması ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele amacıyla 1998 yılında kısa adı VEDOP olan "Vergi Daireleri Otomasyon Projesi" başlatılmıştır. Bu kapsamda VEDOP-1 ile İnternet Vergi Dairesi, VEDOP-2 ile 'E-Beyanname' uygulama başlamış olup VEDOP-3 ile de vergi dairelerinin web tabanlı olarak online hizmet sunması için Türkiye genelinde 417 vergi dairesi ile 581 mal müdürlüğünün otomasyona geçmesi sağlanmıştır.

Mali idare VEDOP kapsamında vergi dairelerinin online sistem içinde vergiyle ilgili beyanname, tahsilat, takip ve haciz işlemleri öncelikli olmak üzere bütün işlemlerin toplandığı "Mükellef Cari Hesabı" uygulaması adı altında yeni çalışmanın VEDOP-3 ile yapıldığı açıklanmıştı.

Dönemin GİB Başkanı Arıoğlu tarafından 2007 yılında yapılan bir açıklamada vergide yükümlülerin işlemlerini kolaylaştırmak ve yaygın yaşanan "fazla/eksik ödeme-mahsuplaşma" sorununun hızlı çözümü amacıyla "tek hesap" sistemine geçileceğini, banka müşterilerinin şubelerindeki "tek hesap" sistemini örnek alacak ve "Mükellef Cari Hesabı" adı verilen yeni uygulama için yazılım programı hazırlığı başlatıldığını söylemişti.

Bilindiği üzere Tek Düzen Hesap Planında "cari hesap" adında tanımlanmış bir hesap yoktur, Muhasebede genel kabul görmüş bir tanım olarak kullanılmakta ve ifade edilmektedir. Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde "cari hesap" ifadesinden üçüncü kişiler olarak bilinen Alıcılar/Satıcılar anlaşılmaktadır. Uygulamadaki muhasebe kayıtlarında yapılan işlemler ayrı ayrı hesaba kaydedilse bile işlem/yıl sonunda bir hesapta toplanmakta ve taraflar bakiye üzerinden hesaplaşmaktadır.

Vergi idaresi ile mükellef arasındaki işlemlerin bu kapsamda değerlendirilerek , mükelleflerin cari hesapla tüm alacak ve borç akışını tek hesapta takip edebilmesi imkanı sağlanarak "Mükellef cari hesabı" adı verilen uygulamayla mükellef iade vergi alacağının borcundan mahsup edilmesi yoluyla haksız yere gecikme zammı/faizi ödenmesinin önüne geçileceği belirtilmişti.

Mevcut uygulamada vergide iade-mahsup sisteminde bir çok yazışma yapılmakta özellikle vergi ödeme, fazla ödenen verginin mahsubu, hataların düzeltilmesi gibi işlemlerde gereksiz zaman kaybına neden olmaktadır.

"Mükellef Cari Hesabı" uygulanmasına yönelik yapılan ilk açıklamanın ardından geçen beş yıllık süre sonunda Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise uzun bir süredir üzerinde çalışılan cari hesap uygulamasına 2012 yılının ilk aylarında uygulamaya girmesinin planlandığı belirtilerek mükellefin vergi ile ilgili borcunu ve alacağını görebileceği cari hesabın devreye girmesi için çalışmalar hızlandırıldığı açıklanmıştı.

Açıklamanın yapıldığı 2007 yılından günümüze 2017 yılına kadar geçen on yıllık sürede bu konuda bir gelişme olmaması üzerine "Mükellef Cari Hesabı" uygulamasından vazgeçildi mi şeklinde yorumlar yapılmaktadır.