0

Değerli okurlarım, öncelikle Kurban Bayramınızı, huzur ve neşe içinde geçirmeniz dileklerimle kutlarım. Kurban bayramı aynı zamanda İslamiyet'in şartlarından biri olan Hac farizasının yerine getirildiği ve kurban kesiminin yapıldığı bayramdır.

On yıl evvel bu yazıyı kaleme alsaydım eski bayramlar farklıydı diye size geçmişten örnekler anlatırdım. Günümüzde eski bayramları anlatmanın artık bir anlamı yok. Çünkü 15 yıl evvelinden bu yana bayramlar bugün gibi yaşanıyordu. Ancak son 15-20 yıldan bu yana dini vecibelerini yerine getirmek için Hacca gidenler dışında vatandaşların çoğunluğu bayramları bir tatil vesilesi olarak geçirmeye başlamışlardı.

Bugün tatile gidenler ile 15 yıl önce tatile gidenlerin bayramları aynı şekilde kutladığı görülüyor. Tatile gitme olanakları olmayanların ise geçmişte olduğu gibi bugünde aynı yörede yaşayan aile büyükleri ve konu komşu bayram ziyaretleriyle geçiriyorlar.

Televizyon kanal sayısının az olduğu dönemlerde televizyonlar bayramlar için özel programlar hazırlardı. Günümüzde bu tür programları hazırlayan televizyon sayıları da azaldı. Özellikle haber kanalları ve diziler eğlence kanallarının önüne geçti.

Kurban bayramının kutlanmasında yaşanan bu değişim, aslında toplumsal değerlerde ciddi bir dönüşüm yaşandığının göstergesidir. Bu gerçek ister istemez toplumsal değerlerin önceliklerini gözden geçirmemizi gerekli kılıyor. Her bayram öncesi medyaya yansıyan haberlerde özellikle devlet kurumlarında çalışanlar için tatil birleştirme sesleri yükselmeye başlıyor. Tatil birleştirmenin turizm ekonomisine katkısı ballandıra ballandıra anlatılıyor. Fazla turist geleceği söyleniyor, turizm gelirleri artacak deniliyor. Oysa tatilin döviz geliriyle ilgisi olmadığını herkes biliyor.

Yukarda belirttiğim toplumsal değerlerdeki dönüşümün inançları da etkileyip etkilemediğinin acaba farkında mıyız?