0

Kayıtdışı ekonomi güçlendikçe, kayıtlı ekonomide fireler başlar. Çünkü kayıtlı ekonominin ödemekle yükümlü olduğu vergi ve benzeri yükler, kayıtlı ekonominin kayıtdışı ekonomi ile rekabet şansını ortadan kaldırır. Dürüst üretici haksız rekabet ile karşı karşıya kalır. Bunun doğal sonucu olarak dürüst üretici de yeraltına kaymaya başlar; resmi ortama aktaracağı kayıtlar giderek azalır. Bu açıdan bakıldığında, kayıtdışı ekonomi ile mücadelenin etkinliği, kayıtlı ekonominin de yer altına inmesini sağlar.

Vergiye karşı koyma eylemi olarak kayıtdışı ekonomi hem ekonomik sistemin yozlaşmasına neden olmakta, hem de vergi tabanının yaygınlaşmasını engellemekte ve vergi gelirlerinin ülkedeki tüm ekonomik faaliyetleri kavramasını engellemektedir. Kayıtdışı faaliyetler vergi tabanını aşındırdığı gibi vergi adaletini, vergisini düzenli ödeyen mükelleflerin aleyhine bozmaktadır. Bu nedenle ısrarla üzerinde durulması gereken nokta, hukuki çerçevenin tamamlanması ve aykırı hareket halinde etkili müeyyidelerin konulması gerekliliğinin kayıt dışı ekonomi ile mücadelede önemli bir unsur olmasıdır.

Bu tür çalışmalar 1994 yılından itibaren ülkemizde başlatılmış ve önce 4008 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanunu'nun 30.ncu maddesine eklenen 7.nci bent ile vergi denetimlerinde, tasarruf ve harcamalardan beyan edilen gelirleri aşanların, bu aşan gelirleri nerden bulduğunu vergi yükümlüsüne ispat zorunluluğu getirildi. Bu müeyyidenin işletilebilmesi amacıyla 1997 yılında 4369 sayılı kanunda mali milat olanağı getirildi. Bu konuda kamuoyunda başlatılan tartışmalar sonucunda bir türlü uygulanamayan nerden buldun ve mali milat 07.01.2003'te 4783 sayılı Kanun ile kaldırıldı.

Böylece kayıtdışı ekonomi ile mücadelede etkin müeyyideler kaldırılarak kayıtdışı ekonomi yine denetim dışına çıkarıldı. İleri sürülen sav, bu düzenlemeden sonra ekonominin canlanacağı olgusudur. Bu şekilde kayıtdışı ekonominin sistem ekonomisinin lokomotifi olması, siyasi tercih olarak kayıtdışı ekonomisinin devamının istenmesidir. Ancak uygulamada vergi kayıp ve kaçaklarının artması karşısında yapılan bir düzenleme ile, belli bir büyüklüğü geçen ticari işlemler ile ödeme ve tahsilat niteliğindeki finansal hareketlerin taraflarının izlenerek vergiyi doğuran olayların mali kurumların (banka ve finans) kayıt ve ödemelerini izleyerek kayıtdışı faaliyetlerin saptanması amaçlandı.

Kayıtdışı ekonominin kapsamı içindeki tüm faaliyetler vergi kapsamı dışında kalmaktadır. Bu faaliyetlerin sonucunda elde edilen gelirlere dayanılarak hesaplanan vergiler, vergi kaçağı olup vergi kaçakçılığı konusudurlar.

Bitti