0

Yeni bir kurum olan arabuluculuğa alışma sürecinde bazı noktalarda kafalar karışabiliyor. Bu noktalardan biri de arabulucunun ücreti. Kimin ödemesi gerektiği, devletin sorumluluğu konusunda çoğunluğun aklında bazı soru işaretleri mevcut.

Devletin Ödemesi Yalnızca Dava Şartı Arabuluculukta

Aslında devletin sorumlu olduğu, ödemeyi yükümlendiği alan çok büyük değil. Kanuna göre, yalnızca işçi-işveren uyuşmazlıklarındaki dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin ilk iki saat ücretini (sonuçta anlaşma olmaması halinde) devletin karşılaması gerekiyor.

Görüşme süresi iki saati aşarsa, aşan kısmı (anlaşma olmasa da) taraflar ödüyor. Anlaşma olursa da her şekilde arabulucu ücretini taraflar yükleniyor.

İşçi-işveren uyuşmazlıkları dışındaki tüm başvurularda yani ihtiyari arabuluculukta ise, anlaşma olsun ya da olmasın ücreti tarafların ödemesi gerekiyor.

Anlaşma Olursa "Yüzde", Olmazsa "Saat"

Anlaşma olup olmaması, ücretin ne kadar olacağını da etkiliyor. Eğer başkaca bir ücret belirlenmediyse, arabulucunun ücreti Asgari Ücret Tarifesine göre tayin ediliyor.

Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir uyuşmazlık üzerine anlaşma yapıldıysa arabulucunun "en az ücreti" yüzde olarak belirleniyor. Söz konusu yüzde, bir arabulucunun görev yapması halinde; ilk 30.000 TL için yüzde 6, sonra gelen 40.000 TL için yüzde 5, daha sonraki 80.000 TL için yüzde 4 şeklinde yüzde 1'e kadar azalarak devam ediyor.

Anlaşma olmazsa da yapılan toplam görüşme saatine ve uyuşmazlık türüne göre ücret belirleniyor.

Davanın Yanında Arabuluculuk Masrafları "Yok" Gibi

Bu ücretleri değerlendirirken dikkate alınması gereken en önemli husus, arabuluculuk süreci sonunda arabulucunun da imzaladığı anlaşma metninin ilam niteliğinde yani mahkeme kararı gücünde olabilmesi.

Bu etkiye rağmen arabulucu ücretleri davada üstlenilecek ücret ve masrafların yanında çok düşük. Çünkü arabuluculukta masraflar konusunda "yok"lar var.

Arabuluculukta Harç ve Masraf "Yok"

Mesela başvuru harcı, karar harcı, istinaf harcı, temyiz harcı yok. Vekalet harcı yok, tebligat masrafı yok, bilirkişi masrafı yok. Yıllarca süren yargılamada duruşmalara katılmak ve dilekçe sunmak için ödenen ulaşım ve sair masraflar yok, davada kısmen de olsa kaybedilirse karşı tarafın avukatına ödenecek vekalet ücreti yok...

Ama ekonomik bakımdan her şeyden önemlisi, yıllarca süren zaman kaybı yok. Ne de olsa "vakit nakittir".