TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız önderliğinde, TÜRMOB Kurul Üyeleri ve Oda Başkanları; son günlerde mali müşavirlik mesleğine yönelik yapılan, yetki gaspı niteliği taşıyan ve vergi güvenliğini tehdit eden düzenlemelere karşı basın açıklaması yaptı.
TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız şu ifadeleri kullandı;
“Bugün burada, mali müşavirlik mesleğine yönelik yapılan yetki gaspı niteliği taşıyan ve vergi güvenliğini tehdit eden düzenlemelere karşı tepkimizi göstermek için bulunuyoruz.
Buraya gelmeden önce, TÜRMOB Kurulları ve Oda Başkanlarımızla birlikte Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret ettik.
Atamızın huzurunda; ülkemize, Cumhuriyetimizin temel değerlerine ve
kamu yararı için icra ettiğimiz mali müşavirlik mesleğine ne kadar bağlı olduğumuzu bir kez daha ifade ettik.
Atamızı ziyaret ettikten sonra, TÜRMOB Kurul Üyeleri ve Oda Başkanlarımızla bu açıklamayı yapmak zorunda kaldık.
Zorunda kaldık; çünkü son yıllarda sürekli asgari ücret tarifesi enflasyon karşısında eriyen mali müşavirler; şimdi de mali müşavirlik mesleğine yönelik kabul edilemez hukuksuz düzenlemelerle karşı karşıya bulunmaktadır.
Vergi sisteminin temel taşı olan mesleğimiz; gelir yetersizliği, yetki gaspı, hukuka aykırı düzenlemeler ve ekonomik külfetlerle bunalmış durumdadır.
Bugün burada bu nedenle bulunuyoruz.

586 SAYILI VUK TEBLİĞİ İLE TÜRK VERGİ SİSTEMİ TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR YARA ALMIŞTIR!
Muhasebe, bir işletmenin mali nitelikteki tüm işlemlerini; belgeye dayalı olarak, kabul edilmiş muhasebenin standart ve ilkelerine göre kaydeden, sınıflandıran, finansal tablolar oluşturan, raporlayan ve yorumlayan uygulamalı bir bilim dalıdır. Böylece işletmenin mali denetimine, vergi beyanlarının verilmesine, yönetenlerin karar alma süreçlerine zemin oluşturur. Muhasebenin temel kavramları, amaçları ve fonksiyonları vardır.
Muhasebe, denetim, finansal raporlama ve vergi beyanı bir bütündür. Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bu alanlar; Anayasanın 135’inci maddesi, 3568 sayılı Kanun, Vergi Kanunları ve Türk Ticaret Kanunu’yla Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerin yetki ve uzmanlık alanları olarak öngörülmüştür.
Bir meslek mensubunun yetiştirilmesi, çağdaş ülkelerde olduğu gibi büyük maliyetleri, uzun yılları, eğitimleri, sınavları, stajları, ve tecrübe edinmeyi gerektirmektedir.
Bu nedenle; mesleki yetkinliği olmayan bazı esnaf odalarına muhasebe yapma ve beyanname verme yetkisi verilmesi;
Vergide eşitliği bozar, Kayıt dışılığı artırır, Kamu gelirlerini azaltır, Bir akademik meslek olan muhasebe disiplinini bozar, Sorumluları ve Müeyyideleri belirsizleştirir, Vergi sistemini zayıflatır,
Bu düzenlemede kamu yararı yoktur!
Bu düzenleme hukuka, akla ve ülke menfaatlerine aykırıdır!
Vergide adalet, şeffaflık ve kayıt dışılıkla mücadele, ancak mali müşavirlerin katkısıyla mümkündür!
Muhasebe, defter, beyan ve sorumluluklar bir bütündür! Esnaf Odalarının eline bırakılamaz!
TÜRMOB, Odalar ve 135 bin kişilik meslek camiası olarak vergi sisteminde onarılmaz hasarlar yaratacak bu uygulamanın derhal yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz!
TÜRMOB olarak bu yanlışa bir an önce son verilmesi için; hukuka, mesleki ilkelere ve kamu yararına aykırı bu düzenlemeye karşı tüm demokratik ve hukuki haklarımızı kullanarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz!
Beyanname imzalamak aslında devlet adına bir ön denetimdir. Dolayısıyla istisnasız her mükellefin beyannamesinin bu konuda uzman olan ve mesleki sorumluluğu bulunan mali müşavirler tarafından onaylanması gerekmektedir. Mevzuatla kimi mükelleflerin bu gereklilikten muaf tutulduğu durumlar mevcuttur. Kayıt dışılıkla etkin mücadele ve kamu gelirlerinin arttırılması için mevzuatta yer alan bu istisnaların kaldırılması ve tüm mükelleflerin beyannamelerini meslek mensuplarına imzalatması ve onaylatması şartı getirilmelidir. Unutulmamalıdır ki muhasebe yapmak ve beyanname göndermek serbest muhasebeci mali müşavirlerin, tasdik yapmak da Yeminli Mali Müşavirlerin işidir. Bu fonksiyonların liyakatsiz ellere bırakılması da yetkilerin birbirine karıştırılması da yanlıştır. Herkes kendi işini yapmalıdır.
Son günlerde kamuoyu yaratmak isteyen bazı menfaat gruplarının “sınavsız ruhsat” taleplerini dillendirdikleri görülmektedir. Uluslararası gereklilikler yerine getirilmeden kimseye ruhsat verilemez.
Bugün kamuda görev yapan müfettiş ve uzmanların maaşlarının yetersiz olduğu ve arttırılması gerektiği açıktır. Ancak bu yapılamıyor diye “Mali Müşavirlik Ruhsatı” kamu personelinin “Telafi özlük hakkı” olarak görülemez. Ulufe olarak dağıtılamaz.
Son olarak bir kez daha ifade etmek istiyorum! Taleplerimiz nettir!
586 Sayılı VUK Genel Tebliği derhal yürürlükten kaldırılmalıdır!
İstisnasız tüm beyannamelerin mali müşavirler tarafından hazırlanması ve onaylanması şartı getirilmelidir.
Mevzuatta yer alan ve uluslararası standartlarda belirtilen şartları sağlamayan hiçbir gruba sınavsız ruhsat verilmeye kalkışılmamalıdır.”



