Genel

Bulgaristan'da 'Belene Toplama Kampının Son Tutsakları' belgesel filminin galası yapıldı

SOFYA (AA) - Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da, Avrupa'nın son toplama kampı olan Belene'nin son tutsaklarının bugüne kadar pek bilinmeyen hikayelerini konu alan 'Belene Toplama Kampının Son Tutsakları' adlı belgesel filminin galası yapıldı.

Sofya'da bir sinema salonunda düzenlenen gösterime, Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Bulgaristan Başbakanı Andrey Gyurov, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Korman İsmailov, Enerji Bakanı Traycho Traykov, Bulgaristan Eğitim ve Bilim Bakanı Sergey Ignatov, milletvekilleri, belgesel ekibi ve sinemaseverler katıldı.

Filmin prodüktörlüğünü üstlenen Yeni Bulgar Üniversitesinin Rektörü Prof. Plamen Doynov, açılışta yaptığı konuşmada, 'Bu filmi, bugün sınırlarla ayrılmış olsalar da daha yüce bir anlamda birlikte kalmaya devam eden, kendileri ve kendi gerçekleri üzerine düşünen Bulgarlar ve Türklerin ortak bir çabası olarak görüyorum.' dedi.

Büyükelçi Uyanık da Yeni Bulgar Üniversitesini, yapım ekibini ve filmde yer alan tüm mağdurları tebrik ederek, 'Komünist rejim döneminde Bulgaristan Türklerinin yaşamış oldukları acıları, mağduriyetleri, baskı ve zulmü birinci ağızdan dinleme fırsatı bulduk. Bugün geldiğimiz noktada, böylesine önemli bir ortak hafıza çalışmasının yapılmasını çok kıymetli buluyoruz.' diye konuştu.

Filmin yönetmeni Dimitar Kotsev-Shosho, AA muhabirine, çekimlerin 1 hafta ancak hazırlık döneminin 2 yıldan fazla bir zaman sürdüğünü belirtti.

Kotsev-Shosho, filmin en büyük zorluğunun 40 farklı hikayeyi tek bir bütün haline getirmek olduğunu anlatarak, 'Filmin her bir karakteri, başlı başına bir film olabilecek kadar derin ve özgün. Ancak 40 farklı film çekmek mümkün değildi, bir tane yapmamız gerekiyordu. Bu film, komünist rejimin Türk kökenli Bulgaristan vatandaşlarına karşı işlediği suçların boyutlarını göstermeliydi.' ifadelerini kullandı.

Belgeselin senaristi Hristo Hristov ise film için en önemli hazırlığın konuya dair yapılan kapsamlı araştırmalar ve röportajlar olduğuna işaret ederek, 'Bu insanlarla konuşmaya başladığımda, aslında Bulgar toplumunun bu hikayeyi bilmediğini fark ettim. Bu, bir trajedinin, büyük acıların ve ıstırabın hikayesiydi ve onların anlattıkları beni derinden etkiledi.' şeklinde konuştu.

Film için 40'tan fazla röportaj yaptığını dile getiren Hristov, şöyle devam etti:

'Erkekler yaşadıkları açlık, aşağılanma ve zorlukları anlatıyorlardı. Ancak bizim için en büyük dram, ailelerinin yaşadıklarıydı. O kadınlar ve çocuklar yalnız kalmış, tamamen kaderin insafına terk edilmişlerdi. Para ve imkan yoktu. Bu gerçekten korkunç bir trajediydi. Belene'ye eşlerini görmeye gittiklerinde onlara 'görüşme yok' denilmesi ise bambaşka bir dramdı.'

Sivil toplum kuruluşu Bilgi Erişim Programı'nın Direktörü Aleksandar Kashımov, filmden çok etkilendiğini vurgulayarak, 'Bu insanların yaşadığı acılara ve verdikleri mücadeleye derinden empati duyuyorum.' dedi.

Bilgi Erişim Programı olarak komünist rejim döneminde Türklere karşı işlenen suçlara ilişkin belgelere ulaşmak için ellerinden geleni yaptıklarını aktaran Kashımov, 'Yasaları kullanarak savcılıktan daha fazla bilgi edinmeye ve sorumluları ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ancak savcılık bu konuda herhangi bir cevap vermek yerine bilgi taleplerini reddediyor. Ayrıca, yok edilen belgelere dair elimizde kanıtlar bulunuyor, bu da çok ciddi ve endişe verici bir durum.' diye konuştu.

Kashımov, filmin bir son değil, aksine bir başlangıç olduğunu vurgulayarak, 'Bulgaristan, halkının haklarını ve özgürlüklerini güvence altına alabileceğini göstermek zorundadır.' ifadelerini kullandı.

Filmde yer alan mağdurlardan Ahmet Аlpay ise filmi izlerken gözyaşlarını tutamadığını söyleyerek, 'Çekimler sırasında Belene'de bulunurken biz geçmişi hatırladık ve hatırlamakla kalmadık, orada yaşamış olduğumuz acıları tekrar tekrar yaşadık.' şeklinde konuştu.

Alpay, bu belgeselin kendileri için bir çağrı niteliği taşıdığını kaydederek, 'Bize bu acıları yaşatanların hukuk önünde hesap vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu yönde 30 yılı aşkın bir süredir hukuki mücadele veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz' dedi.