Röportaj: Emre ERTÜRK
Fotoğraf: Elif İnci TOMAR
Geçtiğimiz aylarda yakın arkadaşlarımdan Doruk Şimşekalp’ in Serez pistindeki antrenmanını izlemek için Yunanistan’ a gittim. Kendisi Türkiye Motosiklet Federasyonu 1000B kategorisinde yarışçı. Bu yazı yayınlanana kadarki süreçte 1000B’ de 2. oldu ve 1000A kategorisine katılmaya hak kazandı. Doruk’ u gönülden tebrik eder, başarılarına hız kesmeden devam etmesini dilerim.
Doruk Şimşekalp ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, sorularımızı içtenlikle cevapladı:
E. E: Kaç yıldır motosiklet kullanıyorsunuz ve yarışlara katılmaya ne zaman karar verdiniz? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
D.Ş: 8 yıldır motosiklet kullanıyorum. 2018 yılında R25 ile başladım. Yoldaki yüksek tempolu sürüşlerin giderek daha tehlikeli olmaya başladığını farkettim. Viraj yapmaya olan ilgimden dolayı süper spor bir motosiklet aldım ve 2021 Aralık ayında İstanbul Park’ta Motoron' un düzenlediği bir etkinlikte ilk defa piste girdim ve devamı da geldi. Yarışlara ise 2024 Haziran ayında katılmaya karar verdim, çünkü önceden şampiyona İzmir’de yapılıyordu. Uzun bir aradan sonra tekrar İstanbul Park’a taşındı.
E. E: Serez pistinin antrenman yapan yarışçılara sağladığı avantajlar nelerdir? Türkiye’den gelmek isteyen diğer motorcular için bize biraz pisti anlatır mısınız?
D.Ş: Fiyat anlamında çoğu piste göre daha makul. Şehirde yeme-içme ve konaklama hem uygun fiyatlı, hem de standartları yüksek. Pist, şehir için bir geçim kaynağı. İnsanı sıcakkanlı ve piste gelenlere çok ilgililer. Serez çok teknik bir pist. İyi süreler elde etmek için yüksek beygirden çok, teknik gerekiyor. Düzlük sayısı az olduğundan, yüksek kondisyon gerekiyor. Antrenman için ideal bir pist. Hafta içi 90, hafta sonu ise 100 euro ve pisti tüm gün kullanabiliyorsunuz. Yakınlarında lastik değişimi veya bakım yapabileceğiniz, işini iyi bilen ustalar mevcut.
E. E: Geçtiğimiz günlerde Türkiye Motosiklet Federasyonu pist yarışına katıldınız, nasıl bir sonuç elde ettiniz?
D.Ş: İlk iki ayakta da 3. oldum. En iyi tur sürem 2.07.212
E. E: Yarışlara katılmak isteyen Türk motorculara tavsiyeleriniz nelerdir? Yunanistan-Serez pistinin, Türkiye’deki pistlere göre avantajları var mı?
D.Ş: Tavsiyem katılmaları. (Gülüyor.) Bu zor bir süreç değil. Lisans çıkartmak sanıldığı kadar zor değil. Federasyon bu konuda profesyonel. Fakat sürücüler de motorlarını pist için hazırlamalı. Örneğin: antifriz yerine saf su kullanılması, lastik tipinin uygun olması, lastik ısıtıcıya sahip olmaları, tek parça deri tulum giyilmesi gerekiyor. Bunun sadece piste çıkıp gazlamak olmadığını anlamalı ve bu tarz masrafları da göze almalılar.
Pistin avantajları ise; viraj sayısının fazlalığı, sağ viraj ağırlıklı olması ve tüm gün girilebildiği için farklı lastik, amortisör ayarı ve viraj/ fren teknikleri gibi konfigürasyonarı deneme imkanı. Ortalama hızı, İstanbul Park’ tan düşük olduğu için lastik balata giderleri düşüyor. Pist bahanesiyle de yurtdışı tatili yapmış oluyorsunuz.
(soldan sağa) Ahmet Cihad Taşpınar, Ahmet Cem Yıldırım, Emre Ertürk, Doruk Şimşekalp
E. E: Önümüzdeki günlerde hangi yarışlar için hazırlanıyor olacaksınız? Gelecek için planlarınız neler?
D.Ş: TMF yarışlarının kalan 4 ayağı için hazırlanıyor olacağım. Gelecek için ise TMF’ nin 1000A liginde (şu anda 1000b kategorisinde yarışıyor.) şampiyon olabilmek ve profesyonel yarışçılarla aramdaki süreyi 5 saniyeye indirebilmek, BMU (Balkan Motorcycle Union) ve Alpe Adria liglerinde ülkemi en iyi şekilde temsil etmek.
E. E: Yarış kariyeriniz boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? Bu size nasıl bir deneyim kazandırdı?
Doruk Şimşekalp: Yarış kariyerimin henüz başlarındayım. En büyük zorluk ekonomik şartlar. En büyük sorun da lastik giderleri. Çünkü bu sporda lastiğin taze olması çok önemli. Hem iyi süreler hem de güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Kaza haricinde diğer giderler çok yüksek değil. Bu işte süreklilik önemli. O yüzden yedek karenaj, fren manetleri, pegler, gidon gibi yedek parçaların bulunması; ufak kazalardan sonra yarışa devam edebilmek için önemli. Aşmanız gereken en büyük limit mental bariyer. İlk başladığımda 2.20 nin altı imkansız gelirken, şu anda üzerinden 1 sene geçmiş olmasına rağmen 2.09 gibi süreleri görebildim. Mümkün olduğunca antrenman yapmak önemli. Antrenmanda sanılanın aksine kendi yarış motosikletinizi kullanmanıza gerek yok. Örneğin, 250CC gelişim ve kondüsyon için fazlasıyla yeterli. Tabii ki giderleriniz de daha az oluyor.
Genel olarak bu spor bakış açınızı değiştiriyor. Aynı zamanda yarış ve antrenmanlarda yüksek kondisyon gerektiği için spor da hayatınızın bir parçası olmak zorunda. Kötü alışkanlıklardan uzaklaştırıyor ve daha sağlıklı bir yaşama yönlendiriyor. Yeni bir çevreye giriyor ve yeni insanlarla aynı heyecanın parçası olma imkanı kazanıyorsunuz. Sportif sürüş ihtiyacını pistte giderdiğiniz için de, şehirde daha sakin ve güvenli bir sürüşe sahip oluyorsunuz.
Not: Fotoğraf katkılarından dolayı Baykuş Media'ya teşekkür ederiz.