☰
✕
Gündem

'Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Uluslararası Konferansı'nın ardından ortak açıklama yayımlandı:

Açıklamada, çevrim içi dolandırıcılıkların, hızla büyüyen bir ulusötesi organize suç türü olduğu ve ulusal, bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve ekonomik kalkınmayı tehdit ettiği kabul edilerek, yeni suç merkezlerinin kurulmasını önlemek için erken uyarı, bilgi paylaşımı ve daha güçlü bölgesel ve uluslararası işbirliğinin teşvik edilmesinin gerekliliği vurgulandı.

PHNOM PENH (AA) - Kamboçya'da düzenlenen 'Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Uluslararası Konferansı'nın ardından yayımlanan ortak açıklamada, yeni suç merkezlerinin kurulmasını önlemek için erken uyarı, bilgi paylaşımı ve daha güçlü bölgesel ve uluslararası işbirliğinin teşvik edilmesinin gerekliliğinin altı çizildi.

Avustralya, Brezilya, Kamboçya, Çin, Fransa, Hindistan, Endonezya, Japonya, Güney Kore, Laos, Malezya, Myanmar, Nijerya, Pakistan, Filipinler, Ruanda, Singapur, Doğu Timor, Uganda, Vietnam, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı hükümetlerinin temsilcileri ile Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı (INTERPOL) ve Lancang-Mekong Entegre Kolluk ve Güvenlik İşbirliği Merkezinden (LMLECC) temsilciler, 23-24 Eylül'de Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'de düzenlenen 'Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Uluslararası Konferansı'nın ardından yazılı ortak açıklama yayımladı.

Açıklamada, çevrim içi dolandırıcılıkların, hızla büyüyen bir ulusötesi organize suç türü olduğu ve ulusal, bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve ekonomik kalkınmayı tehdit ettiği kabul edilerek, yeni suç merkezlerinin kurulmasını önlemek için erken uyarı, bilgi paylaşımı ve daha güçlü bölgesel ve uluslararası işbirliğinin teşvik edilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Suç şebekelerinin, hukuk ve düzenleme sistemleri arasındaki farklılıkları, iç hukuklardaki boşlukları ve zayıf güvenlik önlemlerini, ayrıca sınır ötesi işbirliğindeki eksiklikleri istismar ettiğinin ve ilgili bilgilerin hızlı paylaşımını ve kullanımını, güçlü kamu-özel sektör ortaklıklarını ve mağdurları desteklemeye yönelik koordineli mekanizmaları gerektirdiğinin kabul edildiği açıklamada, hiçbir hükümetin, kurumun veya sektörün tek başına çevrimiçi dolandırıcılıkla etkili bir şekilde mücadele edemeyeceği ve ulusal egemenliğe saygı gösterilerek yalnızca kolektif, sürdürülebilir ve koordineli eylemlerin gerekli olduğu teyit edildi.

Açıklamada, iç hukuk ve kurumsal çerçevelere tabi olmak kaydıyla, hükümetleri, kolluk kuvvetlerini, yargı organlarını, finansal istihbarat birimlerini, finans sektörü düzenleyicilerini, finansal kurumları, belirlenen finans dışı işletmeleri ve meslek gruplarını, sanal varlık hizmet sağlayıcılarını, telekomünikasyon şirketlerini, teknoloji platformlarını, internet servis sağlayıcılarını, akademiyi, medyayı, sivil toplumu, yerel toplulukları ve diğer ilgili aktörleri kapsayan, hükümetin ve toplumun bütününü kapsayan bir yaklaşımın önemine işaret edildi.

Her türlü çevrim içi dolandırıcılığı önlemek, tespit etmek, engellemek, ortadan kaldırmak, soruşturmak, iç hukuk çerçevesinde kovuşturmak ve önemli ölçüde azaltmak; yasa dışı finansal akışları ve suç gelirlerini tespit etmek, izlemek ve engellemek; mağdurları belirlemek ve korumak, ayrıca gelişen suç yöntemlerine karşı direnci güçlendirmek konusundaki ortak kararlılığın yeniden teyit edildiği açıklamada, yargı bölgeleri 7/24 hizmet veren ulusal irtibat noktaları belirlemeye teşvik edildi.

Açıklamada, yetkili makamlar arasındaki koordinasyonu güçlendirerek uluslararası işbirliğini pekiştirmek; iç hukuk ve uluslararası sorumluluklara uygun olarak zamanında ve güvenli bilgi paylaşımını iyileştirmek; ulusal irtibat noktalarını belirlemek ve ceza konularında karşılıklı hukuki yardımı güçlendirmek, suç gelirlerinin tespit edilmesi, izlenmesi, dondurulması, el konulması ve müsadere edilmesi konusunda işbirliğini güçlendirmek, ayrıca geçerli iç hukuk, Birleşmiş Milletler Sınır Ötesi Organize Suçlarla Mücadele Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Siber Suçlarla Mücadele Sözleşmesi gibi uluslararası hukuki belgeler ile ulusal egemenliğe saygı ilkeleri çerçevesinde diğer uygun sınır ötesi mekanizmaları güçlendirmenin önemi vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, bu taahhütlerin güçlendirilmiş işbirliği, koordineli operasyonel müdahaleler, etkili ortaklıklar, sağlam hukuki ve kurumsal çerçeveler, sürdürülebilir kapasite geliştirme ve nihayetinde mağdurlara yönelik daha güçlü koruma ve destek yoluyla anlamlı eylemlere dönüştürülmesi sözü verildi.