Romancı Kemal Tahir 116 yaşında
İkinci Abdülhamid'in hünkar yaverlerinden alaylı deniz subayı ve Yıldız Sarayı'nda Abdülhamid'in özel marangozu Tahir Bey'le Hubser Hanım'ın oğlu romancı Kemal Tahir (İsmail Kemalettin Demir) 116 yıl önce 15 Nisan 1910 tarihinde İstanbul Vezneciler'de doğdu.
1923 yılında Kasımpaşa Cezayirli Gazi Hasan Paşa Rüştiyesi'ni bitirdi. Galatasaray Lisesi’nde onuncu sınıfına kadar okudu. İlk şiirleri 1931 yılında İçtihad mecmuasında yayımlandı.
13 Haziran 1938 tarihinde askeri isyana tahrik ve teşvik iddiasıyla tutuklandı. İstanbul Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nce Erkin Gemisi'nde yargılanarak 29 Ağustos 1938 tarihinde 15 yıl ağır hapse mahkum edildi.
1938-1950 yılları arasında İstanbul Tevkifhanesi’siyle Çankırı, Malatya, Çorum, Nevşehir Cezaevlerinde yattı, 1950 yılında genel afla tahliye edildi.
“Zulme uğramış Türk vatanperveri”(1) romancı Kemal Tahir İçtihad mecmuasında ilk şiirlerinin yayımlandığı 1931 yılından ölene dek hep yazdı. 1938’den 1950’ye dek mahpushanelerde; özgürlüğüne kavuştuktan sonra da evinde, hiç dışarı çıkmamacasına.
ADI KOMÜNİSTE ÇIKINCA
Adı “komünist”e çıktığı için yazdığı kitapları, gazetelere gönderdiği öyküleri, romanları ve çevirileri yıllarca kendi adıyla yayımlanmayan Kemal Tahir’in hapishanede çektiği maddi sıkıntıları ve gazete patronlarından nasıl şikayetçi olduğunu, yapıtlarının telif haklarını alamadığını özgür kaldıktan sonra evleneceği Türk işçi hareketinin önderlerinden Hüsamettin Özdoğu’nun kardeşi Semiha Hanım'a (Sıdıka Uzunhasan) yazdığı mektuplarda dile getirmiş.
16 Temmuz 1946- 6 Temmuz 1950 tarihleri arasında Çorum ve Nevşehir cezaevlerinden yazılan mektuplarda sıkıntılarını şöyle dile getirmiş Kemal Tahir:(2)
“Son aylarda işler hiç de parlak gitmedi. Karikatür de Yedigün de romanlarımı basmıyor.”
“Şimdi Karikatür için bir komik roman yazıyorum. Bedelini derhal alacağıma eminim.”
“Karikatür mecmuasına gönderdiğim romanı pek uzun bulduklarından kabul etmediler. Yerine bir kısa roman istediler. Bereket versin parasını peşin yolladılar.”
“Cumhuriyet gazetesine yolladığım romandan henüz bir haber yok. Tasvir gazetesi yolladığım romanı beğenmemişti. Bu sefer de Karikatür mecmuası aldığı romanı münasip görmedi.”
“Başımı kaşıyacak vaktim yok. Üç tane roman yetiştireceğim.”
“Ben Son Saat gazetesine üç tane roman yolladım. Birisini beğenip basmadılar. İkincisi 118 tefrika tuttu. Üçüncüsü bugün 70 tefrikayı buldu. Basılan iki roman arasında bir ay müddet geçtiğini hesaplarsak 220 günden beri para yollamadılar.”
“Sana rica etsem, bilmem ki münasip düşer mi? Son Saat gazetesinde iki roman bastıklarını, paralarını hâlâ yollamadıklarını biliyorsun. Her ne hal ise vereceklerse versinler de biraz nefes alsak. Pek müşkül vaziyetteyim. Palto, elbise, kundura, iç çamaşırı falan kalmadı.”
“Hürriyet gazetesi sahibi Sedat Bey’e Camı Kıran Çocuk isimli küçük bir roman yolladım. Beğenir umuyorum. Eğer ondan da bir haber çıkmazsa gene bir ay sonra –Ahmet Emin’e uğradığın zaman-oradan da geçersin.”
Hemen hemen her konuyu sorular sorarak gündemine alıp üzerinde düşünen ve tezler geliştiren Kemal Tahir 21 Nisan 1973 tarihinde öldü.
……….
Kemal Tahir kendini böyle tanımlıyor. Kemal Tahir, Notlar/Mektuplar. Bağlam Yayınları. İstanbul, 1993. Sayfa 204.
Kemal Tahir, Notlar/Mektuplar. Bağlam Yayınları. İstanbul, 1993.